folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Ateistlik İle İlgili Bir Kaç Soru .



Ateistlik İle İlgili Bir Kaç Soru .

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tnrsk
    Tnrsk's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Ağustos/2005
    Erkek

    1-hz. muhammedin din yaratma amacı ne olabilir

    2-peygamber olmadan önce zaten herkesi saygı duyduğu ve güvendiği bi insanken neden kendinden 15 yaş büyük ve iki çocuk annesi dul bi kadınla evlendi

    3-neden kendisi 50 yaşındayken eşi vefat edince istediği kızı alabilecekken yine yaşlı ve dul bi kadınla evlendi

     


    osckar schindler
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    isoT
    isoT's avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Nisan/2007
    Erkek
    Tnrsk bunu yazdı

    1-hz. muhammedin din yaratma amacı ne olabilir

    2-peygamber olmadan önce zaten herkesi saygı duyduğu ve güvendiği bi insanken neden kendinden 15 yaş büyük ve iki çocuk annesi dul bi kadınla evlendi

    3-neden kendisi 50 yaşındayken eşi vefat edince istediği kızı alabilecekken yine yaşlı ve dul bi kadınla evlendi

     

    1) zengin olmaktanda öte büyük bir güç sahibi olmak için olabilir.

    2) herkesin saygı duyduğunu nerden bilebiliriz ? evlendiği kadının çokca malı mülkü olduğu diyanetin din kültürü ders kitaplarında bile yazar.

    3) hz. ayşe ve manevi oğlu zeyd in karısıyla evlenmesi neden peki ?

     

    bence sen bu cevapları bile bile ortalığı karıştırmaya çalışıyosun hoca.

    konu bunlar değil çünkü.

  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tnrsk
    Tnrsk's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Ağustos/2005
    Erkek

    oha ortalığı karıştırdığımı nerden çıkardın birader

    sorduğum bütün sorular hakkında kendi aklımın ve mantığımın yettiği kadar kendime cevap veriyorum ama önemli olan bilhassa bu sorulara ateistlerin cevap vermesi,atladığım bi yer yanlış düşündüğüm bi konu varmı diye forumda insanlara soruyorum bu konuları gidip sorularlaislamiyet sitesine sorsam mutlaka makul bi cevap vermeye çalışacaktır o da benim işime gelmiyo

    benim istediğim objektif bakış açısı, yoksa siktir et sorgulama inanmaya devam et demesini bende biliyorum 


    osckar schindler
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Prometheus
    Prometheus's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Aralık/2002
    Homo
    Tnrsk bunu yazdı

    1-hz. muhammedin din yaratma amacı ne olabilir

    2-peygamber olmadan önce zaten herkesi saygı duyduğu ve güvendiği bi insanken neden kendinden 15 yaş büyük ve iki çocuk annesi dul bi kadınla evlendi

    3-neden kendisi 50 yaşındayken eşi vefat edince istediği kızı alabilecekken yine yaşlı ve dul bi kadınla evlendi

     

    sen söyle günümüzde 25 yaşındaki bir genç, 40 yaşında zengin bir kadınla evlenirse ona ne deriz? hemen onun ölümü ardından bi sürü genç kızla evlenirse ne deriz?


    ________ inspired by love and guided by knowledge _______
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tnrsk
    Tnrsk's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Ağustos/2005
    Erkek

    hocam mantıklı değil 40 yaşında bi kadınla evlenip miras için 25 sene beklermisin sen, ki yine bi dulla evleniyo evlendiği dulda yaşlı olduğu için çocuklara bakabilecek genç biri olan ayşeyi öneriyolar ve evlendiği tek kız ayşe diyolar ben bu şekilde biliyorum, totalde kaç evlilik olduğunu bilmiyorum.İnanmak için mantıklı şeyler arıyoken inanmamak içinde mantıklı şeyler arıyoruz yani 


    osckar schindler
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    unbalanced
    unbalanced's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek

    Selamlar,

     

    arkadaşlar genelde sorgulama,araştırma, düşünmeden yola çıkarak ateist olduklarını belirtmişler. Oysa ben de aynı yolu takip ederek müslüman oldum. Ondan önce kendimi bir müslüman olarak adlandırmıyordum. Çünkü anne-babanın ya da okulun verebildiği din eğitimi ile müslüman olunmaz. Müslüman araştırıcı, sorgulayan, korkmayan, mücadele eden, haksızlıkla savaşan,yardım sever gibi bilimum özelliklere sahip olan insandır ve kur'an ın da tabiri bu'dur.

    Yaratıcıya şükürler olsun ki islam dinini seçmeme vesile olmuştur ve bunu diğer insanlara anlatmama. Bağnaz insanlar gibi tek taraflı hiç bir zaman bakmam. Her şeyin zıttını da okurum. Buna dinler, ateisimz, sosyalizm,faşizm v.s. dahil. Bunları karşılaştırıp süzgeçten sonra doğrulukluklarına inanıyorum.

    Peki bu farklılık neden oluyor? Benim ailem dindar değil, ben de çok dindar değilim (5 vakit namaz kılmam mesela) ama dinimin en doğru din olduğundan katiyen şüphe etmem çünkü ben ona gönülden bağlandım. İşte kalp ile idrak etmek böyle bir şeydir. İman, inanç kalpte olur. Hani bir laf vardır herkes bakar ama herkes göremez.. Bir olay olduğunu düşün, herkesin farklı yorumlaması olabilir, bu insanın tecrübelerinden, bakış açısından v.s. kaynaklanır. Herkes farklı şekilde yorumlar, çünkü nesneler birbirine mutlak eşit değildir, mutlak eşitlik yoktur. 

    Ben inanmayan insanlara saygı gösteririm, hiç bir sıkıntı yok, zaten çok hristiyan ve ateist içinde yaşadım ben. Hiç bir sıkıntı yok benim için ama onlar için bazen olabiliyordu bu.

     

    Son olarak, arkadaşların dediği gibi oku, araştır öğren ve umarım sonucunda doğru yolu bulabilirsin. Seçtiğin yol senin doğru yolun olacaktır. Ama inanan insanlar için Allah'ın yolu en doğru yoldur.. 

  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    exception
    exception's avatar
    Kayıt Tarihi: 20/Aralık/2009
    Erkek

    @unbalanced


    tamamen sizin fikrinizi merak ettiğim için bir soru soracağım: sizce yaratıcı(allah isimli tanrı) bu kutsal ve evrensel dini bütün insanlığa neden bir arap aracılığıyla gönderiyor ve bu arabın cinsel hayatını ilgilendiren meseleleri neden bütün insanlığa hitap eden evrensel bir kutsal kitapta anlatıyor? 

    daha açık bir ifadeyle, muhammed isimli peygamber olduğu iddia edilen şahısın kiminle cinsel ilişkiye girebileceğini seçmesi yönündeki detaylı tavsiyeler beni neden ve ne şekilde ilgilendiriyor?


    A man may be born, but in order to be born he must first die, and in order to die he must first awake.
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tnrsk
    Tnrsk's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Ağustos/2005
    Erkek
    ayrıca insan nefsinin terbiyesiyle ilgili öğütler ve emirler varken hz muhammede neden nefsi konusunda bolca tolerans geçilmiş, arkadaşı destekleyici olarak sorayım bende

    osckar schindler
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Efendi
    Efendi's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Nisan/2006
    Erkek

    Gerçekten merak edip okuyacaklar için ben de yazayım. Öncelikle Evrim teorisi bir yaratıcıyı inkar etmez. Sadece ateist diye kendini tabir eden bireylerin kendilerine dayanak aldıkları için bu şekilde yansıtılıyor. Evrim teorisi mikro ve makro evrim konusunda yaşamsal gelişimi kanıtlamaya çalışıyor. Mikro evrim boyutunda teizm ve ateizm fikir akımlarında görüşler paraleldir zaten. Canlılar kendi çevresel faktörlerine göre değişim gösterirler. Kutup ayısının postunun kalınlığının onu soğuk hava şartından koruması gibi. Devenin ve kaktüsün çöl şartlarında su depolaması gibi. Çevresel faktörlere göre oluşan değişimleri teizm de inkar etmemektedir zaten. Daha çok ateist kesimin bu teoriyi yaratıcının olmaması gibi bir durumla anlatmaları yüzünden teistlerde bu teoriye karşı bir önyargı mevcut. 

     

    Olayın karıştığı mevzu Makro evrim tarafı. Makro evrim evrimsel sürecin kapsamlı şekilde ele alınış biçimi. Bu anlamda Makro evrim, evrim süreçleri içindeki en geniş çaplı değişimleri ve köklü dönüşümleri kapsıyor. Ve insanın evrilme süreci Makro evrim kapsamında teistlere göre yanlış geliyor. Bu konuda haksız da sayılmazlar. İnsana en yakın bir türden (maymun,orangutan vs) tamamen evrilerek, köklü bir değişime uğramasını, daha kapsamlı bir tür ortaya çıkmasını(bu ne kadar sürede olursa olsun) kabul etmek de o kadar kolay değil. Bir bilincin yönetiminde olmadan evrilmenin mantıksızlığı devreye giriyor çünkü. 

     

    Bu bağlamda sorulması gereken sorulara alınan cevaplar teist kesimi tatmin edememiştir zaten. Örneğin sürüngenlikten uçmaya kadar olan dönem ele alınacaksa bugün kanatlı diye tabir ettiğimiz canlıları uçmaya iten etken nedir? Yerde beslenmesi ve barınması açısından daha çok kolaylık varken hangi bilinç ve güç ile kanat organı meydana çıkmıştır? Bu kanat organıyla uçmanın tesadüfi denemeler sonucunda ortaya çıkması da pek akıl kârı değildir. 

     

    Canlılığın sudan gelmesi konusunda ise her iki tarafında düşünceleri aynıdır. Kutsal metinlerde bu beyan açıktır. "O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?" " Enbiya Suresi - 30. Ayet" Kur'an-ı Kerim bunu balçık,çamur şeklinde de anlatmaktadır. Ve insanın direkt olarak çamurdan yaratıldığını söylemektedir. Bu bağlamda bir teorinin bu yaratılma hadisesine ters düşmesi hadisenin yanlış olduğunu da göstermez. 

     

    Şimdi de Kur'an-ı Kerim'deki ayetlerin düşmancıl olduğu konusunda örnek gösterilen ayetlere bakalım. Öncelikle kaynak alınacak Kur'an-ı Kerim'deki ayetlerin önünü arkasını okumadan bütün meseleyi anlamak mümkün değildir. Çünkü bir tek ayet ile bir mesele kesilip atılmamış aksine öncesi ve sonrası ile genişçe ele alınmıştır. HolyOne'ın örnek gösterdiği ayet de bu şekilde ele alınmalıdır. 

     

    Tevbe Suresine bakalım: 

     

    4 - Ancak kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklerden size olan ahitlerinde hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiçbir kimseye yardımda bulunmamış olanlar bunun dışındadır. Siz de onlarla olan antlaşmanızın hükümlerine antlaşma süresinin sonuna kadar uyunuz. Muhakkak ki, Allah müttakileri sever.

     

    5 - Şu haram aylar bir çıktı mı artık o müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun. Eğer tevbe ederler ve namaz kılıp zekatı verirlerse onları serbest bırakın. Muhakkak ki, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

     

    6 - Eğer müşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver. Ta ki, Allah'ın kelâmını dinlesin. Sonra onu güvenlik içinde olduğu yere kadar gönder. Çünkü bunlar gerçekten de bilgisiz bir kavimdirler.

     

    7 - O müşriklerin Allah katında ve Resulü katında herhangi bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram yanında antlaşma yaptıklarınız var ki, bunlar size karşı doğru durdukça siz de onlara doğru olun. Allah (hainlikten) sakınanları elbette sever.

     

    8 - Onlarla nasıl sözleşme olabilir ki, sizin aleyhinize ellerine bir fırsat geçse, hakkınızda ne bir antlaşma gözetirler, ne de bir yemin. Dil ucuyla sizi hoşnud etmeye çalışırlar, fakat kalbleri o kadarına da razı olmaz. Zaten onların çoğu fasıktırlar.

     

    9 - Allah'ın âyetlerini az bir çıkara değiştirdiler de Allah yolundan engellediler. Gerçekten de bunlar ne fena şeyler yapageldiler.

     

    Görüldüğü gibi ortada bir antlaşma var ve bu antlaşmayı bozan müşrikler var. Kimse antlaşmayı bozan tarafın tavrını söylemez de daha çok karşı atağa geçmeyi barbarlık diye gösterir. Bugün Suriye'deki iç savaşta Türkiye tarafına yapılan en ufak bir tacizde karşılık verme ne kadar haklı ise bu ayetteki karşı atak da o kadar haklıdır. 

     

    Hz. Muhammed'in evlilikleri kısmına gelecek olursak kendisinden yaşça büyük ve varlıklı biriyle evlenmesi konusu Hz. Muhammed'in isteği üzere olmamıştır. Hatta önce kadına konu açılmıştır daha sonra Hz. Muhammed'e aktarılmıştır. Emin bir kişi olması ve ticaretten anlaması dolayısıyla da teklif Hz. Hatice'den gelmiştir. Konu şöyle: 

     

    Hz. Hatice’den Gelen Teklif

     

    Evlenme teklifi, bizzat Hz. Hatice’den geldi. İffeti ve namusunu koruması se­bebiyle Câhiliyye devrinde bile tertemiz kadın manasına gelen “Tâhire” la­ka­bıyla anılan Hz. Hatice’den...

     

    Teklifi getiren, Hz. Hatice’nin yakın arkadaşı Münye kızı Nefîse ile Pey­gam­be­ri­miz arasında şu konuşma geçti:

     

    “Ey Muhammed! Seni hangi şey evlenmekten alıkoyuyor?”

     

    “Elimde evlenecek kadar para yok!”

     

    “Eğer bu temin edilse ve sen, mala, güzelliğe, şeref ve denkliğe çağrılsan icabet eder misin?”

     

    “Kimdir bu?”

     

    “Hüveylid’in kızı Hatice...”

     

    “Ama, bu nasıl olabilir?”

     

    “Orasını ben bilirim!”

     

    “O halde, dilediğini yaparım.”[2]

     

    Nefise, sevinç içinde, Kâinatın Efendisiyle konuştuklarını, gelip Hz. Ha­tice’ye iletti.

     

    Hz. Hatice’nin sonsuz memnuniyeti, yüzündeki tebessümlerden okunu­yor­du. Nefise’yle birlikte sevinç ve memnuniyetlerini yaşadıktan sonra, Pey­gam­be­ri­mize, “Ey amcam oğlu! Sen, benim akrabam olduğun,[3]kavmin için­de şerefli, güvenilir kimse, güzel huylu, doğru sözlü bu­lunduğun için seninle ev­len­meyi arzu ediyorum” diye haber gönderdi.[4]

     

    Teklifi alan Efendimiz, durumu amcası Ebû Tâlib’e bildirdi.

     

    Ebû Tâlib, teklifi tahkik etti. Hz. Hatice’nin böyle bir evliliği arzu ettiğini, biz­zat kendisinden öğrendi.

     

    Evlatlığının karısıyla evlenme meselesi:

     

    Hicretin 5. senesi, Zilkâde ayı.

     

    Hz. Zeynep binti Cahş, Resûl-i Ekrem Efendimizin halası Ümeyme binti Abdülmuttalib'in kızı idi. Daha önce Peygamber Efendimizin evladlık edindiği Hz. Zeyd bin Hârise ile evlenmişti. Bu evliliğin dünürlüğünü de bizzat Resûl-i Ekrem Efendimiz yapmıştı.1

     

    Hz. Zeynep ve ailesi böyle bir evliliği istemedikleri halde sırf Peygamber Efendimizin ısrarı üzerine rıza göstermişlerdi.

     

    Hz. Zeyd, izzetli zevcesi Hz. Zeynep'i kendisine mânen küfüv (denk) bulmuyordu. Bu durum mânevî imtizaçsızlığa sebep oluyordu. Nitekim evliliklerinin birinci yılı henüz bitmişken, Hz. Zeyd, Peygamber Efendimize gelerek, "Yâ Resûlallah! Ben, âilemden ayrılmak istiyorum" dedi.

     

    Peygamberimiz (s.a.v.)in cevaben, "Zevceni tut boşama! Allah'tan kork" buyurdu.2

     

    Fakat Hz. Zeyd, ferasetiyle Hz. Zeynep'in yüksek bir ahlâkta yaratılmış olduğunu ve bir peygamber hanımı olacak fıtratta bulunduğunu hissetmişti. Kendisini de ona zevc olacak fıtratta mânen küfüv bulmadığı için boşadı

     

    Demek ki evlatlığı ile karısının evliliğini bizzat hz. Muhammed istemiştir. Hatta boşanma meselesi ortaya çıkınca da boşama, Allah'tan kork demiştir. Daha sonra kendi evliliği ortaya çıkmıştır.

     

     

    Mesele şu ki daha birçok iddia vardır. Bunların en ünlülerinden biri de Kur'an-ı Kerim'i Hz. Muhammed'in yazdığı, kendi sözleri filan. 

     

    Buna da şu cevap verilir: 

     

    Hz. Muhammed zamanında şairlik gözde idi. Kur'an-ı Kerim'de de muhteşem bir akıcılık ve şiirsel bir akış mevcuttur. Gel gör ki Hz. Muhammed şiir işi ile uğraşmamıştır. Çünkü o vahiyleri aldığı vakitte ümmidir yani okuma yazma bilmemektedir. Ve şairlik gibi bir vasfı yoktur. Daha sonra okuma yazma öğrenmiştir. 

     

    Kur'an-ı Kerim'de erkeğin birden fazla kadınla nikahı konusunda ruhsat verilmiştir ama ayetin hemen devamında hemen uyarı gelmiştir

     

    O da şöyle: 

     

     

    "Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız, hoşunuza giden diğer kadınlardan iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz. Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız, o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin. Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir." Nisa Suresi 3. Ayet.

     

     

    Velhasılı kelam Yaratan yok diye inanıyorsanız yazdıklarımın bir anlamı yok zaten. Ama en azından iftiraların aslını görün diye yazdım. Belki de uzun diye okunmayacak ama olsun. Biz bildiğimizi paylaşalım :)


    Harabat ehlini hor görme Zakir, defineye malik viraneler var...
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    unbalanced
    unbalanced's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek
    exception bunu yazdı

    @unbalanced


    tamamen sizin fikrinizi merak ettiğim için bir soru soracağım: sizce yaratıcı(allah isimli tanrı) bu kutsal ve evrensel dini bütün insanlığa neden bir arap aracılığıyla gönderiyor ve bu arabın cinsel hayatını ilgilendiren meseleleri neden bütün insanlığa hitap eden evrensel bir kutsal kitapta anlatıyor? 

    daha açık bir ifadeyle, muhammed isimli peygamber olduğu iddia edilen şahısın kiminle cinsel ilişkiye girebileceğini seçmesi yönündeki detaylı tavsiyeler beni neden ve ne şekilde ilgilendiriyor?

    Selamlar,

     

    Mesajı yeni gördüm kusura bakma :)

     

    Şahsi fikrim ile cevaplayamayacağım, var olan gerçekler ve ayetlerle cevap vereceğim ilk soruna..  Birden fazla soru var.

     

    Öncelikle neden arap aracılığı ile inmişe cevap, şöyle ki eğer bir hintli ye inseydi ya da türk e ya da başka bi ırka, neden ona gelmiş diye sorardın ya da başkası sorardı.. Burada arap'tan öte neden arapça indirilmiş olması?

     

    Ama önce peygamber arap olduğu için arapça gelmesi normal. Çünkü

     

    Eğer biz onu yabancı dilden bir Kur'ân yapsaydık onlar mutlaka: «Bu kitabın âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Arap bir peygambere yabancı dil, öyle mi?» derlerdi. Sen de ki: «O, iman edenler için bir hidayet ve şifadır.» İman etmeyenlerin kulaklarında ise bir ağırlık vardır. Kur'ân onlara göre bir körlüktür. Sanki onlar uzak bir yerden çağrılıyorlar (da duymuyorlar). (Fussilet 44)

     denildiği gibi arap bir peygamber iin arapça olması lazım.

     

    ikinci olarak da eğer arapça olmasaydı

    Biz o peygamberleri mucizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Peygamberim! Sana da Kur'ân'ı indirdik ki, insanlara vahyedileni açıklayasın. Belki onlar da düşünürler. (Nahl 44)

    bu ayet ile çeliştirdi çünkü arap bir peygamber nasıl açıklayacaktı ve çevresindekilerin ilk başta arap olduğu düşünülürse ...

    bu peygamberin arap olduğundan arapça inmesinin normalleiğini gösteriyor.

     

    peki neden arapça dersen bunun cevabı beni hep hayretler içine bırakır.

     

    Arapça dünyanın en gelişmiş dillerinden biri hatta dilidir. Peygamber dönemine olan arap dil evrimini incelersen muazzam bir gelişimi görürsün. O dönemde kabe nin duvarlarına yarışmalarda birinci olan şiirler asılırdı. Zaten kur'an ı öne çıkaran da dil ahenkliği ve Allah insanlara o yüzden meydan okuyor böyle bir şey yapabilir misiniz diye.. İşte o zaman ki bazı araplar bu edebi üstünlükten dolayı islamı seçtiler ve günümüzde arapça okunan kur'an daki uyum ve etki sebebiyle bir çok gayri müslim islamı seçiyor ya da etkileniyor. Yabancılarla bu işleri konuştuğum için şahsen bilyorum.

     

    Sen türkçe de bir kelimeyi çok farklı yerlerde kullanabiliyorsun, arapça da da bu var ama türkçe de olmayan şey bir kelimeyi başka onlarca kelime ile anlatabilmen. Mesela ingilizce de de patlama kelimesi yerine 10 küsür kelime kullanabiliyorsun. Bu dilin güçlülüğü ile ilgilidir. İşte bu sebepledir ki arapça seçildi.

     

    Sana güzel bir örnek vereyim ve ilk sorunun cevabını bitireyim. 

    daha önce irem27 nickli arkadaşa bunu anlatmıştım oradan kopyalıyorum

     

    Allah => الله  (kullanım yeri: La ilaha  illa-ALLAH)

    baştan birinci elifi kaldırırsak  lillahi yine Allah demektir => لله (kullanım yeri Elhamdu-LİLLAHİ-rabbil alemin)

    birinci lamı kaldırırsak  lehu yine Allah demektir zamir olarak ==> لَهُ (kullanım yeri ve lem yekul-LEHU-kufuven ehad)

    ikinci lamı kaldır hu yine Allah demektir==>هُوَ (kullanım yeri la ilahe illa-HU )

     

    Not: parantez için yazdılarım ayetlerden alınmıştır yani Allah a karşı söylenen ayetler.

     

    Burdaki örnekten ne çıkardın? Allah'ın arpaça olan kelimesinden harfleri tek tek çıkardık ve hepsinin anlamı Allah'a denktir. türkçe de ise Allah kelimesinden baştaki A yı at llah kalıyor, l harfini at lah kalıyor, yine l yi at, ah kalıyor.. bunların hangisi Allah demek?

     

    ya da ingilizce God kelimesinden at.. İbranice bilgim olsa Yehova için de bakardım.. Neyse velhasıl kelam arapça böyle bir dil..

    -----

     

    gelelim ikinci soruna,

    pek anlamadım sorunu ama değinmek istediğin nokta h.z. peygamber ve cinselliği.. bu konu maalesef bazıları tarafından suistimal ediliyor. Oysa durum çok farklı. Buna sana bir video ile cevap vermek istiyorum. Ben türk vaizleri pek dinlemiyorum çünkü adamlarda riya, üç kağıtçılık, enaniyet var. Öyle adamlardan bir şey öğrenmem, neyse burda peygamberin evlilikleri ve amaçları anlatılıyor. 

     

    http://www.youtube.com/watch?v=YPYN51rGgIc  

     

    son not:

    Yaratıcıya binlerce kez şükürler olsun ki beni böyle şerefli bir dinin mensubu yaptı. Bu sebeple elimden geldiğince insanlara dini anlatmaya çalışırım. Ancak türk insanındaki bilmişlik, egoistlik ve bağnazlık tavırları onlarla diyaloğu pek mümkün kılmadığı için bir süredir sadece yabancılara islamı anlatıyorum.. Ama yine sorun varsa vakit buldukça cevaplarım

     

    saygılar

     

     

    unbalanced tarafından 28/Eki/13 18:18 tarihinde düzenlenmiştir
Toplam Hit: 5507 Toplam Mesaj: 76