folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Ateistlerden Vecizeler - TOP 15



Ateistlerden Vecizeler - TOP 15

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    masumsunsen
    masumsunsen's avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Aralık/2009
    Erkek

    Yazdığınız ateist bilim adamları yaşasaydı şu soruları onlara sorardım?

    1-Niçin Yaşıyorsunuz?

    2-Öldüğünüz zaman her şey bitecekse neden insanlar için bir şeyler yapıyorsunuz?

    Başkalarının hakkı umrunuzda olmaması gerekmezmiydi? Ölme zamanınız her an gelebileceği için sürekli bir yok olma  korkusu,ne koparırsam kardır

    fikri ile yaşıyor olmayacakmıydınız? Madem ölünce her şey bitecek,madem microorganizma olacaksınız, yapmanız gereken ilk şey ölmemek için yaşamak olacaktı, güvenliğinizi sağlamak olacaktı,madem her an ölebilirim o zaman zengin olmak için veya bütün zevklere sahip olmak için illegal işlere sahip olmayacakmıydınız?

    Aynı mantıkta kim yok olacağını bile bile başka insanları düşünürki? Kim hala başkası için yaşar ki? kim başkasının hakkını umursarki?

    her an ölücem ve öldükten sonra yok olucam ve bir hesap günü olmayacak, neden yasalara,kurallara uyasınız?

    3-Hem ne malum inanmadığınız? Belki inananlardan daha fazla inanıyorsunuzdur, olamaz mı?Yaptığınız şey belki de sadece kendinizi kandırmaktır.

    4-Peki inanmadığınız şeylere neden başkalarının da inanması için kitaplar yazıyor, akımlar,reformlar,felsefik dallar açıyorsunuz?

    Bu yalnız kalmamak, yanınızda arkadaş görmek için mi?

    5-Dünyada bir yerde zengin,eğitimli bir ailede doğan bir çocukla filistinde savaşın ortadasında doğan çocuğun adalet dengesini kim sağlayacak? Bu doğma kararını kendileri mi belirlediler? Kendileri belirleseler neden huzuru seçmesinler? Filistinde ya da her hangi bir yerde savaş ve zulümün içerisinde doğan çocuğun neyi eksiktiki de zengin ailede doğmadı? Ya da zengin ailede doğanın özelliği neydi? Bu dağılımı yapan kim?

    6-Hem kim yasaların hala bulamadığı cüzlanımı çalan hırsızdan hesap soracak?Madem hesap soran yok,yasalardan gizli gönül rahatlığıyla hırsızlık,tecavüz,gasp vb şeyler neden yapmayasanız?Yapmamak enayilik olmazmı? Her an ölebilirsin madem hayatın tadını çıkar?kimin umrunda insan hakları?

    Soracak çok sorum var ama uzun yazı okumayı ben sevmem pek,okuyasınız diye kısa tuttum.Bu yazdıklarım tamamen Tanrının olmadığını savunan ve 1.5 milyar insanın Tanrısını elinden alan ve geri kalan 5.5 milyar insanı kandıramayan bilim adamlarına yöneliktir? Gerçi bu soruları soran soruyordur şimdi onlara.

    Yine yazdıklarım tamamen benim fikirlerimden oluşmakla birlikte burada yazı yazan tüm arkadaşların inançlarına yönelik değildir,benim derdim Tanrı'nın varlığının olmamasını kendileri inanmak istemediği için başkalarından destek almaya çalışan bilim adamlarıyla.

    İnanç Kolay iş değildir ve herkes görmediği bir şeye inanamaz. Görünen bir şeye herkes inanırdı, o zaman dünyaya geliş maksadının ne anlamı kalırdıki,her gün uyanmak,yemek yemek,işe gitmek,eve gelmek,evlenmek,ölmek?çok basit duruyor...

     

  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    uhp
    uhp's avatar
    Kayıt Tarihi: 20/Mayıs/2007
    Erkek

    __yasin__ bunu yazdı:
    -----------------------------


    bana seni gerek seni
    ben yanarim dunu gunu
    bana seni gerek seni

    ne varliga sevinirim
    ne yokluga yerinirim
    askin ile avunurum
    bana seni gerek seni

    sofilere sohbet gerek
    ahilere ahret gerek
    mecnunlara leyla gerek
    bana seni gerek seni

    cennet cennet dedikleri
    birkac koskle birkac huri
    isteyene ver onlari
    bana seni gerek seni

    eger beni oldureler
    kulum goge savuralar
    topragım anda cagira
    bana seni gerek seni

     

    Cenneti olmayan tanrıya kim inanır diyenler bide bu dizeleri anlamaya çalışın.

     

     


    -----------------------------

    kardesimsin....


    ////Bazıları bir yumurta yumurtlar,kırk mahelleye haber verirler,bazıları ise kırk yumurta yumurtlar bir mahalle zor duyar... ///Her türlü kapak itina ile hazırlanır.
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    can498
    can498's avatar
    Kayıt Tarihi: 22/Nisan/2009
    Erkek

    CENNETTE HURİLER VARMIŞ KARA GÖZLÜ

    Cennette huriler varmış, kara gözlü
    İçkinin de ordaymış en güzeli
    Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
    Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili..

    ÖMER HAYYAM


    Bir bulutun aya ulaşma mücadelesiydi hayat...
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    vandeta
    vandeta's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Aralık/2009
    Erkek

    لا إله إلا الله محمد رسول الله

    Sehadet ederimki; Allah'tan baska ilah yoktur,ve yine sehadet ederimki; Hz.Muhammed (s.a.v) onun kulu ve elcisidir.

    Elhamdurullah muslumanim.Allah'im herkeze bu guzel duyguyu tatmayi nasib etsin.Ona dua ederken,namazimi kilarken icime dogan o huzuru yasayabilseniz anlardiniz demeye calistigimi..

    Herkeze Saygilar


    www.RebtelTurkiye.com - uluslararasi gorusmeleriniz icin guzel bir yol..
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ltcelik
    ltcelik's avatar
    Kayıt Tarihi: 11/Mayıs/2007
    Erkek

    can498 bunu yazdı:
    -----------------------------

    CENNETTE HURİLER VARMIŞ KARA GÖZLÜ

    Cennette huriler varmış, kara gözlü
    İçkinin de ordaymış en güzeli
    Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
    Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili..

    ÖMER HAYYAM


    -----------------------------

     

    Eyvallah 


    Din Kitaplarını Okuyup Anlayana Ateist, Okuyup Anlamayanlara "dindar" denir... Nikola TESLA.. ben mi? Ne okurum ne anlarım... Kendi kendime de uyuz oluyorum ama olamıyorum.. "Ama efsaneyi çıkarıp atarsan ve yaptıkları eylemlere bakarsan... ..Jedi'ların mirası başarısızlıktır. İkiyüzlülüktür, kibirdir."
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    yagiztektas
    yagiztektas's avatar
    Kayıt Tarihi: 26/Eylül/2008
    Erkek

    hege1903 bunu yazdı:
    -----------------------------

    Haçı ve Hristiyanları baştan başa araştırdım

    O haçta değildi

     

    Mevlana Celaleddin Rumi

    -----------------------------
    O haçtaydı..

  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    arkinfes
    arkinfes's avatar
    Kayıt Tarihi: 07/Haziran/2007
    Erkek

    şimdi aslında bu bana göre cok saçma peki ; insanlar maymunlardan evrimleşti diyorsunuz maymun nasıl oluştur peki , dünya güneş patlaması sonucu oluştu ancak güneş nasıl olustu uzay nasıl olustu , insanın bi biyolojik yapısını düşünsenize beyin sistemi vb.. durup dururken evrenin oluşcak hali yok ya tabikide bir yaratıcı var bi bu işin cok derinini düşünün sizde şaşırcaksunız.

    allahın varlığını en basitinden ;

    Bir elma cinsinin yeryüzünde bulunduğunu, bir tek elmayı göstermekle ispat edebiliriz. Halbuki yokluğunu iddia eden kimse bütün yeryüzünü, hatta kainatı dolaşıp, ancak ondan sonra onun yokluğunu ispat edebilir. Bu ise, imkansızlık çapında bir zorluk demektir. Öyleyse diyebiliriz ki; yok, hiçbir zaman ispat edilemez...

    Bir sarayın kapılarından 999'u açık, biri kapalı olsa, kimse o saraya girilemeyeceğini iddia edemez. İşte inkarcı, devamlı surette kapalı olan o bir tek kapıyı nazara verip onu göstermek ister. Aslında o kapı da, o inkarcı ve onun gibi olanların gözlerine çekilmiş perde sebebiyle onların ruh dünyalarına kapalıdır. Mümin için kapalı kapı yoktur. Yeter ki gözlerini yummasın!... Zaten 999'u herkese açıktır. Hem de ardına kadar...

    İşte o kapı ve delillerden birkaçı :

    İmkân Delili: İmkân, birşeyin olması ile olmamasının eşit ihtimale sahip olması demektir. Günlük konuşmalarımızda da mümkün derken olabilir de olmayabilir de manasını kast ederiz. Yaratılmış olan her varlık bize şu gerçeği haykırır: Benim olmamla olmamam eşit idi. Şu an ben varsam, var olmamı yoklukta kalmama tercih eden biri var demektir. O ise ancak Allahtır.

    Hudus delili: Hudus, sonradan olma demektir. Hudusun en büyük delili değişmedir. Bir varlıkta değişme varsa, bu hareketin bir ilk noktası olacaktır. İşte o noktadan önce o şey varlık sahasına çıkmamıştı. Henüz yoklukta iken var olmayı kendi kendine irade edemeyeceğine ve buna güç yetiremeyeceğine göre bu var oluş Allah’ın yaratmasıyla gerçekleşmiş demektir. Maddenin termodinamik kanununa göre sürekli yokluğa doğru kayması, kainatın durmadan genişlemesi, güneşin süratle tükenişe doğru yol alması gibi hadiseler, bu varlık aleminin bir başlangıcı olduğunu gösteriyor.

    San'at: Atomdan insana, hücreden galaksilere kadar bütün kainatta, ince ve baş döndürücü bir sanat göze çarpmaktadır. Evet, bir baştan bir başa kainattaki her eser şu özelliklere sahiptir:
    • Büyük sanat değeri taşır.
    • Çok kıymetlidir.
    • Çok kısa zamanda ve çok kolay yapılmaktadır.
    • Çok sayıda olmaktadır.
    • Karışık ve çeşit çeşittir.
    • Devamlıdır.

    Halbuki, kısa zamanda, çok sayıda, kolay ve karışık yapılan işlerde san'at ve kıymet olmaması gerekir. Ancak yapan Allah (c.c.) olursa, o zaman her şey değişir ve zıtlar bir araya gelebilir!..

    Devir ve Teselsülün Muhal olması: Devrin muhal olduğu şu misalle açıklanıyor. Bir yumurtayı tavuğun yaptığını iddia eden adama soruyorsunuz. Tavuğu kim yaptı? Buna karşılık onun çıktığı yumurtayı gösteriyor. Buna göre tavuğu aradan çıkardığımızda yumurta yumurtayı yapmış oluyor. Bu ise muhaldir. Teselsül ise bir şeyin silsile halinde ta ilk noktasına kadar gidip o ilk varlığı kimin yaptığını sormak suretiyle Allah’ın varlığını ispat metodudur. Yani bu meyveyi şu ağaç yaptı, o bir önceki meyveden oldu, o da bir önceki ağaçtan. Böylece ilk ağaca yahut ilk meyveye kadar varıyor ve soruyoruz : Bunu kim yarattı diye .

    Kur'an yolu devir ve teselsülden çok farklıdır. Yumurtayı kim yaptı? Yahut meyveyi kim yaptı? sorusunun cevabı, doğrudan doğruya, “Allah yarattı” diye cevap verilir. İlim, irade, şefkat, merhamet kavramlarından bir nasibi olmayan, insanı tanımayan, hikmetten, sanattan anlamayan bu sebeplerin (tavuğun ve ağacın) sonucun yaratılmasında hiçbir tesirleri olmadığı ispat edilir. Böylece devir yahut teselsül deliline gerek duyulmaz.

    Hikmet ve gaye delili: Her varlıkta kendisine mahsus bir gaye, bir maksat, bir fayda takip edildiği göze çarpmakta ve hiçbir şeyde gayesizlik, manasızlık ve israf sayılacak herhangi bir durum müşahede edilmemektedir. Hâlbuki, ne madde aleminde, ne bitki ve hayvanat dünyasında, ne de eşya ve hadiselerde şuur ve idrak mevcut değildir ki, bu gayeler silsilesi takip edilebilsin. Öyle ise, kainattaki bu şuurlu işleyişi ve bu hikmet ve gayeleri ancak Allaha isnat etmekle makul bir yol tutmuş olabiliriz.

    Yardımlaşma delili: Yağmurun toprağın imdadına, güneşin gözlerin yardımına koşmalarından, ta havanın kanı temizlemesine kadar, bu alem bir yardımlaşma hareketiyle adeta dolup taşmaktadır. Bu yardımlaşmayı yapan taraflar birbirlerini tanımamakta, bilmemektedirler Öyle ise bu merhametli icraatı sebeplere vermek mümkün değildir.

    Temizlik: Kainattaki nezafet ve temizlik, başlı başına bir delil olarak, bize Kuddüs ismiyle müsemma bir Zat'ı (c.c.) anlatmaktadır. Toprağı temizleyen bakteriler, böcekler, karıncalar ve nice yırtıcı kuşlar; rüzgar, yağmur ve kar; denizlerde buzullar ve balıklar; gezegenimizde atmosfer, uzayda kara delikler; bünyemizde kanımızı temizleyen oksijen ve ruhumuzu sıkıntılardan kurtaran manevi esintiler, hep Kuddüs isminden haber vermekte ve o ismin verasındaki Zat-ı Mukaddes'i göstermektedir.

    Simalar: Herhangi bir insanın siması, en ince teferruatına kadar kendisinden evvel geçmiş milyarlarca insandan hiçbirisine birebir benzememektedir. Bu kaide, kendisinden sonra gelecekler için de aynen geçerlidir. Bir cihette birbirinin aynı, diğer cihette birbirinden ayrı milyarlarca resmi küçücük bir alanda çizip, sonra da kendileri gibi olması mümkün, milyarlarca resimden ayırmak ve her şeyi sonsuz ihtimal yolları içinde bir yola ve bir şekle sokmak, elbette ve elbette yarattığı her varlığı, hem de hiç kapalı bir yanı kalmamak üzere bilen ve o varlığa istediği şekli vermeye gücü ve ilmi yeten Cenab-ı Hakk'ı en sağır kulaklara dahi duyuracak kuvvette bir ilandır.

    Fıtrat ve Vicdan Delili: Allahı tanımanın sayılamayacak kadar çok delil ve işaretleri insanın yaratılışında, fıtratında mevcuttur. Bunlardan birkaç örnek: İnsan fıtratı ve vicdanı her nimetin mutlaka şükür istediğini bilir. Bir peygambere kavuşmuş ve hidayete ermişse şükrünü Allaha yapar. Aksi halde batıl mâbutlara tapar. Bu tapma insan vicdanın insanı zorlamasıyla gerçekleşir. Güzelliği takdir hissi de insan fıtratında mevcuttur. Sergiler, fuarlar bu his ile gerçekleşir. İnsan bu yaratılışının gereği olarak, şu sema yüzünde sergilenen yıldızları, zemin yüzünde boy gösteren çiçekleri, ağaçları, ormanları dolduran ceylanları, aslanları, denizlerde kaynaşan balıkları seyretmek ve onlardaki İlâhî sanatın mükemmelliğini takdir etmek durumundadır.

    Tarih: Dinler tarihi şahittir ki, insanlık hiçbir devrini dinsiz geçirmemiştir. Batıl, hatta gülünç dahi olsa, hemen her devirde bir dine inanmış ve bir manevi sistemi takip etmiştir. İnsan fıtratına inanma duygusunu Allah koymuştur ve insan O’na (Allah’a) inanmakla mükelleftir.

    Kur'an: Kur'an-ı Kerim'in Kelamullah olduğunu ispat eden bütün deliller, aynı zamanda Cenab-ı Hakk'ın varlığını da ispat eder durumdadır. Kur'an'ın Allah kelamı olduğuna dair yüzlerce delil vardır. Bunlar, Kur’an ile alakalı İslam kaynaklarında en ince teferruatına kadar mevcuttur. Bütün bu deliller, kendilerine mahsus dilleriyle "Allah vardır" derler.

    Peygamberler: Peygamberlerin ve bilhassa Peygamberler Efendisi İki Cihan Serveri'nin (a.s.m) peygamberliğini ispat eden bütün deliller de, yine Cenab-ı Hakk'ı anlatan delillere dahil edilmelidir. Zira Peygamberlerin varlıklarının gayesi, Tevhid; yani Allah'ın varlık ve birliğini ilan etmektir. Öyleyse, her peygamberin kendi peygamberliğini ispat eden bütün delilleri, aynı zamanda, Cenab-ı Hakk'ın varlığına da delil olmaktadır. Bir peygamberin hak nebi olduğunu ifade eden bütün deliller, aynı kuvvetle, hatta daha da öte bir kuvvetle "Allah vardır ve birdir" demektedir.


    Do majör soylu ve açık sözlü , Do minör patetik , Re majör parlak , Re minör melankolik , Mi bemol majör soylu ve patetik , aydinlik ama soylu ve karamsar tonmu lazim ozaman; mi majör , Mi minör doğanin ilk minör tonu olmasina karsin biraz melankoliktir , Fa majör karışıktır , Fa minör hepsinden patetiktir , Fa Diyez majör iste güçtür çünkü degiştirgeçlerle asiri yuklenmistir , Si majör parlak ve oyun bozannn :))
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    GusFring
    GusFring's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Haziran/2009
    Erkek

    Güzel sözler var


    Bundan 2300 yıl kadar önce Çinli filozof Chuang Tzu, rüyasında bir kelebek olduğunu görmüş ve uyandıktan sonra şu soru üzerine düşünmüştü: Chuang Tzu kimliğimle, kendimi rüyamda bir kelebek olarak mı görmüş olduğumu, yoksa aslında şu anki kelebek kimliğimle kendimi rüyamda Chuang Tzu adlı bir adam olarak mı görmekte olduğumu nasıl ayırt edebilirim?
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    calculator
    calculator's avatar
    Kayıt Tarihi: 18/Aralık/2009
    Erkek

    DİNİ GÜZEL SÖZLER BUNLARDA 

    HER GECENİN BİR GÜNDÜZÜ VARDIR (Hz. Ali (r.a))

     

     

    İyiliği gizlemek, kötülüğü gizlemekten daha üstündür. (Ebu Bekir Ferra)

    Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi. (İmam-ı Azam)

    İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. (İbni Haldun)

    Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir. (Mevlana)

    Güzel söz söyleyen, kimseden kötü söz işitmez. (Firdevsi)

    Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir. (Mevlana)

    Avcı nice al (tuzak, hile) bilirse, ayı da onca yol bilir. (Kaşgarlı Mahmud)

    Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali (r.a))

    Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terk etmektir. (Hz. Ebubekir)

    Özü doğru olanın, sözü de doğru olur. (Hz. Ali (r.a))

    Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır. (Yahya bin Muaz)

    Her gecenin bir gündüzü vardır. (Hz. Ali (r.a))

    Sakladığın sır senin esirindir. Açığa vurursan sen onun esiri olursun. (Hz. Ali (r.a))

    Bütün kötülüklerin anahtarı, hiddettir. (Cafer bin Muhammed)

    Kesilmiş koyuna derisinin yüzülmesi elem vermez. (Hz. Esma)

    Güzel ahlak; bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür. (Hasan-ı Basri)

    En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır. (Malcolm X)

    efis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar. (Mevlana)

    Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer. (İbni Haldun)

    İnce sözler keskin kılıca benzer, kalkanın yoksa geri dur. (Mevlana)

    Gerçek zengin, bilgisi çok olan insandır. (Hz. Ali (r.a))

    Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol. (Mevlana)

    Cevizi kırıp özüne inemeyen, hepsini kabuk zanneder. (İmam Gazali)

    Hayat, iman ve cihaddır. (Hz. Hüseyin (r.a))

    Haksızlığa baş kaldırmayanlar, onlardan gelecek her kötülüğe katlanmalıdırlar. (Hz. Ali (r.a))

    Hayatında ekmeği yenmeyen kimsenin adı, ölümünden sonra anılmaz. (Şeyh Sadi)

    Hiç kimse, diğer bir kimsenin kulu değildir. (Hz. Ali (r.a))

    Uzun mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür. (İmam Gazali)

    Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor. (Abdulhamid Han)

    En büyük felaketler içinde bile ümidini kaybetme, unutma ki ilik, sert kemiğin içinden çıkar. (Hafız Şirazi)

    Cahillerin kalbi dudaklarında, alimlerin dudakları kalplerindedir. (Hz. Ali (r.a))

    Her kalbin çarpıntısı kendi ecelinin ayak sesleridir. (Beyazidi Bestami)

    Mal cimrilerde, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa işler bozulur. (Hz. Ebubekir (r.a))

    Gecenin ne kadar uzun olduğunu ancak hastalar bilir. (Sadi)

    Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla ne yüzülür ne de uçulur. (Hacı Bayram-ı Veli)

    Zalimler için yaşasın cehennem. (Bediüzzaman Said Nursi)

    Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır. (Bediüzzaman Said Nursi)

    Tatlı suyun başı, kalabalık olur. (Mevlana)

    Kurdun elinden çobanlık gelmez. (Sadi)

    Eğri ok, doğru yol almaz. (Hz. Ali (r.a))

    Hiçbir acı, cehaletten daha fazla zahmet verici değildir. (Hz. Ali (r.a))

    İnsanı maskara eden, dilidir. (Sadi)

    Ham düşünceleri, ancak akıl pişirir. (Firdevsi)

    Fırsatlar da bulutlar gibi çabucak geçer gider. (Hz. Ebubekir (r.a))

    Hasedciye rahat, kötü huyluyu da şeref yoktur. (Ahnef bin Kays)

    Çocuklarınızı kuzu gibi büyütmeyiniz ki, ileride kuzu gibi güdülmesinler. (Şeyh Sadi Sirazi)

    Hükümetlerin en kötüsü, suçsuzu korkutandır. (Beydeba)

    Hükümdar köylünün yumurtasını alırsa, adamları bütün tavukları alır. (Sadi)

    Bin zulme uğrasan da, bir zulüm yapma. (Hz. Ali (r.a))

    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez. (Mevlana)


    Çok üşengec
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    GusFring
    GusFring's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Haziran/2009
    Erkek

    @calculator

    Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor. (Abdulhamid Han)

    Bu dini sözmü :/

    Daha yazdıklarını(kopyalayıp yapıştırdıklarını) okuma zahmetinde bulunmamışsın ..


    Bundan 2300 yıl kadar önce Çinli filozof Chuang Tzu, rüyasında bir kelebek olduğunu görmüş ve uyandıktan sonra şu soru üzerine düşünmüştü: Chuang Tzu kimliğimle, kendimi rüyamda bir kelebek olarak mı görmüş olduğumu, yoksa aslında şu anki kelebek kimliğimle kendimi rüyamda Chuang Tzu adlı bir adam olarak mı görmekte olduğumu nasıl ayırt edebilirim?
Toplam Hit: 17231 Toplam Mesaj: 95