Sehirde Yasam Vs Kirsal/Koyde Yasam
-
FOXXLY bunu yazdı
12 13klık bi ilçede yaşıyorum. 4 yıl istanbulda 20 yıl ankarada yaşadım. 4 5 sene önce döndüm memlekete. evim bahçeli. her yer yürüme mesafesinde.
sikiyim büyük şehiri.
+1 milyon
-
Hibrit takıl, hem köyde evin olsun hem de şehirde. Haftasonu mangalcılık vs.
-
HorbaDor bunu yazdı
On bin nüfuslu ilçede yaşıyorum.
Doğalgaz var.
Kendi evimde oturuyorum. Ama kirada otursam da beni çok zorlamazdı diye düşünüyorum. Çünkü yeni yapılmış 3+1 evlerin kirası maximum 15 bin tl. 5-10 yıllık binalarda 10 bin tl ye ev bulunuyor. Arkadaşım bekar. Doğalgazlı eski bir 3+1 eve 3.500 tl kira veriyor.
A101, BİM, ŞOK, Migros, Tarım Kredi Kooperatif Marketi ve bunların yanı sıra bir sürü yerel market var.
Kamu kurumları tek bir bina içinde ve kimlik değişimi gibi resmi işlerim en fazla 10 dk sürüyor. Tapuda, Maliyede, Kaymakamlıkta, Noterde vs. sıra beklemiyorsunuz ve randevu almaya da gerek yok.
Büyük AVM ler yok. Ama zaten ihtiyaç da duymuyorum çoğu zaman. İhtiyaç hasıl olduğu zaman araba ile 1 saat mesafede 3 tane büyük AVM var. (Novada, AHL park gibi)
Evim ilçenin en dışındaki ev, çalıştığım kurum da ilçenin diğer ucunda olmasına rağmen araba ile maksimum 5 dk da iş yerime gidiyorum. Çoğu zaman işe gitmeden 15 dk önce uyanık olmam yetişmem için yeterli geliyor.
Çocuğun okulu gayet güzel. Herkesi tanıdığımız için öğretmenler ile de iletişimimiz oldukça iyi.
Ev tam sınırda olduğu için okula kendimiz götürüp getiriyoruz. Bebeleri okuldan alırken bazen komşularımız alıyor bazen ben alıyorum. Aramızda bölüştük götürüp getirme işleri de bizim için yük teşkil etmiyor.
Bütün esnafı tanıyorum. Çarşıda yürürken neredeyse elim havada geziyorum. Herkesle selamlaşıp ayaküstü muhabbet ediyorum.
Su ve yeşillik var. Deniz yok ama kocaman bir barajımız var.
Trafik gibi dertlerimiz olmadığı için vakit bize kalıyor. Bu vakitlerde hafta içi bile mesai sonrası piknik yapacak zaman ayırabiliyorsunuz kendinize. Öyle ki gittiğiniz yerde kimsecikler olmuyor ve ailenizle çok rahat oyunlar oynayıp eğlenceli vakit geçirebiliyrsunuz.
Hastane, giyim ve yemek konularında büyük şehirlerde ki kadar elimiz de bol seçenek mevcut değil. Ama yukarıda dediğim gibi eğer aracınız varsa bu dediklerimin hepsi en fazla bir saatlik mesafede.
Yazları mutlaka tatile çıkarız. Akrabaları ziyaret etmek için bazen İstanbul Ankara yaparız. Ne zaman buralara gitsem burada yaşayanlara hayret ederim. Bu kadar gürültü ve karmaşa ile nasıl başa çıktıklarına dair. O sebeple çok duramam. Hemen kaçarım.
Bütün bunların yaşında köyde yaşamın çok zor olduğunu düşünüyorum. Ne il ne köy. İhtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz orta halli bir ilçe bence yaşanılabilir. Maaliyetler de düşünüldüğü zaman büyük şehirlerde yaşam çok zor.
Yaklaşık 2 yıldır istanbulda yaşıyorum. Her gün 1.5 saat yol gidiyorum, bi o kadar da dönüyorum. Toplam 3 saat, 1 saati yürüyerek. Sabah 7 de evden çıkıyorum, akşam 7 - 7.5 civarı dönüyorum. Metro 4 dakikada bir geliyor ama değil oturacak ayakta kalacak yer yok. Metrobüse aktarma yapıyorum, gram ilerlemiyor millet. İş yerin yakın bir yerde ev bakayım diyorum en böyle hafif yaşanabilir yerler 45k civarı başlıyor. Tutturmuşlar 2 depozito diye. Bir o kadar da emlakçı istiyor. Akşam eve geliyorum, bir duş alıyorum bir yemek yiyorum. Saat 9 oluyor zaten. Bi film, yarına hazırlık derken saat 11, uyku vakti. Çünkü sabah 6:30 da kalkmam gerekiyor. Araba aldım geçenlerde, park edecek yer yok. Bildiğin yer kapmaca oynuyoruz. Binada yalıtım diye bir şey yok, işin kötüsü yeni evlerin hiç birinde yok. Bildiğin komşuda olan her şey bizim evde. Geçen bayram kampa gidelim dedik, bi şelalein oraya. Bütün istanbul orada. Mangal yapıyorum, hemen dibimde başka bir ekip yapıyor. Şelale yürüyerek 25 dk uzakta, millet oraya bile çadır atmış (gitmek için patikadan gitmek gerekiyor ona rağmen aq). Yer yok. Bütün ülke aynı anda tatile çıkıyoruz aynı anda dönüyoruz. Yollar kilit, tatil dönüşü bütün enerjini o yol tekrar tüketiyor. Sahile gidiyorum elinde teyp ile kekolar basmış durumda. Yemek yiyeyim diyorum boktan yemekler min 400-500 civarı. Hafta sonu geliyor, dinlenmek için evden çıkmak istemiyorsun çünkü hafa içi tükenmiş oluyorsun.
Ya yemişim 2 günde gelen kargosunu gelsin 1 haftada gelsin. Biri demiş ki bizim billet şikayet etmeyi sever, bu şikayet değil yahu bu saçmalık bu aptallık. Biri şey demişti yine "tahammülsüzlük". Hayır bu tahammülsüzlük değil bu insanca yaşama isteği. Bu, senin şimdi yaşadıklarını yaşama isteği sadece. Evlenceğim zaman hanımın ısrarı ile taşındık bu siktiğim şehrine. İstanbul da istanbul. Ne bok var anlamadım. Yakında bende siktir olup gideceğim. Kalanlara başarılar.
FrodoTheYuzuksuz tarafından 18/Haz/25 09:32 tarihinde düzenlenmiştir -
HorbaDor bunu yazdıHorbaDor bunu yazdı
On bin nüfuslu ilçede yaşıyorum.
Doğalgaz var.
Kendi evimde oturuyorum. Ama kirada otursam da beni çok zorlamazdı diye düşünüyorum. Çünkü yeni yapılmış 3+1 evlerin kirası maximum 15 bin tl. 5-10 yıllık binalarda 10 bin tl ye ev bulunuyor. Arkadaşım bekar. Doğalgazlı eski bir 3+1 eve 3.500 tl kira veriyor.
A101, BİM, ŞOK, Migros, Tarım Kredi Kooperatif Marketi ve bunların yanı sıra bir sürü yerel market var.
Kamu kurumları tek bir bina içinde ve kimlik değişimi gibi resmi işlerim en fazla 10 dk sürüyor. Tapuda, Maliyede, Kaymakamlıkta, Noterde vs. sıra beklemiyorsunuz ve randevu almaya da gerek yok.
Büyük AVM ler yok. Ama zaten ihtiyaç da duymuyorum çoğu zaman. İhtiyaç hasıl olduğu zaman araba ile 1 saat mesafede 3 tane büyük AVM var. (Novada, AHL park gibi)
Evim ilçenin en dışındaki ev, çalıştığım kurum da ilçenin diğer ucunda olmasına rağmen araba ile maksimum 5 dk da iş yerime gidiyorum. Çoğu zaman işe gitmeden 15 dk önce uyanık olmam yetişmem için yeterli geliyor.
Çocuğun okulu gayet güzel. Herkesi tanıdığımız için öğretmenler ile de iletişimimiz oldukça iyi.
Ev tam sınırda olduğu için okula kendimiz götürüp getiriyoruz. Bebeleri okuldan alırken bazen komşularımız alıyor bazen ben alıyorum. Aramızda bölüştük götürüp getirme işleri de bizim için yük teşkil etmiyor.
Bütün esnafı tanıyorum. Çarşıda yürürken neredeyse elim havada geziyorum. Herkesle selamlaşıp ayaküstü muhabbet ediyorum.
Su ve yeşillik var. Deniz yok ama kocaman bir barajımız var.
Trafik gibi dertlerimiz olmadığı için vakit bize kalıyor. Bu vakitlerde hafta içi bile mesai sonrası piknik yapacak zaman ayırabiliyorsunuz kendinize. Öyle ki gittiğiniz yerde kimsecikler olmuyor ve ailenizle çok rahat oyunlar oynayıp eğlenceli vakit geçirebiliyrsunuz.
Hastane, giyim ve yemek konularında büyük şehirlerde ki kadar elimiz de bol seçenek mevcut değil. Ama yukarıda dediğim gibi eğer aracınız varsa bu dediklerimin hepsi en fazla bir saatlik mesafede.
Yazları mutlaka tatile çıkarız. Akrabaları ziyaret etmek için bazen İstanbul Ankara yaparız. Ne zaman buralara gitsem burada yaşayanlara hayret ederim. Bu kadar gürültü ve karmaşa ile nasıl başa çıktıklarına dair. O sebeple çok duramam. Hemen kaçarım.
Bütün bunların yaşında köyde yaşamın çok zor olduğunu düşünüyorum. Ne il ne köy. İhtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz orta halli bir ilçe bence yaşanılabilir. Maaliyetler de düşünüldüğü zaman büyük şehirlerde yaşam çok zor.
ekleme
Avantaj: ilçemizde tam boy futbol sahası, tenis kortu, basketbol sahası var. Girişler ücretsiz ve halka açık. Ayrıca rafting parkurumuz ve dünyanın en büyük lavanta bahçelerinden birisi ilçemizde. Bunlar çok ilgimi çekmiyor ama meraklısı da az değil. Her yaz binlerce insan geliyor görmek için.
Dezavantaj: Günlük taze deniz balığı yemek isterseniz pek seçenek yok. Genelde mevsiminde hamsi gelir. Daha fazla çeşit isterseniz 30 dk mesafedeki daha büyük ilçeye gitmeniz gerekmektedir. Ama bu bizim için sorun mu? kesinlikle değil. Başkası için olabilir diye aklıma geldi ekledim.
İnternet alışverişlerinizin kapınıza gelmesi ortalama 4 günü buluyor. Şehirlerde bu durum tahminimce 1-2 gün falandır sanırım.
AHL olduğuna göre Çorum, karadeniz/iç anadolu da bunu destekliyor, civarda baraj Kızılırmak üzerinde var, daha fazla kurcuklamadan İskilip diyorum?
-
+ Lavanta bahçesi
+ BarajYozgat / Çekerek mi?
-
RETRET bunu yazdı
pembe götlü adamlar kırsalda yaşayamaz nokta.
sonuna kadar katılıyorum. şehire uzak olmayan ama köy gibi görünen yerlerden ev yada arsa al paraya kıy. iş yerinle max 50-60km olsun arada ve mümkünse şehir trafiğini yemeyeceğin tarafta olsun. avm çart curt ihtiyacın oldumu eşek gibi yol gitme. örnek işin bakırköydeyse büyükçekmece çatalcada bak yeri, yok kadıköy maslaktaysa beykozun köylerine bak. ben home ofisim tavuk falan bakacam deme atadan dededen bilmiyorsan yada bu işin eğitimini almadıysan (ziraat mühendisi veteriner vs) o iş olmaz. bu arada illaki köy demeyin köye benzer sessiz sakin max 3 katlı yekpare binaların olduğu yerlerdende ev bakbilirsin. fiber internet stabil elektrik su doğalgaz gibi altyapılar yaşam konforudur.
doğayla yaşamak toş toş ister her babayiğidin harcı değil. ayrıca evliysen ikinci sorun hanım. börtü böcek çekecek soba yakacak tavuk bakacak birini bulmak zor. yapanda senin ömrünü yer.
ünlülere ve zenginlere kanma onların parası var yada yaptıkları işlerden tek seferde yüklü meblalar kazanıyorlar. geri dönüş kapıları açık daima, bir çoğuda sıkılınca geri dönüyor.
tek atımlık kurşunla şehir hayatını o kültürü tatmış biri 6 aydan fazla dayanamaz köylü cahilliğine. ayrıca üniversite erasmus vs vs çeşitli ortamlar görmüş geçirmiş birinin cehennemi olur köy hayatı.
-
Zukkum bunu yazdı
+ Lavanta bahçesi
+ BarajYozgat / Çekerek mi?
Tebrikler :)
-
izmir için konuşuyorum denizi çıkart tamamen çöp yollar dar trafik çok yapılaşma berbat balkona çıksam karşı binadaki adamla sarılıyoruz resmen ev diye oturduğumuz yerlere anadoluda önğnden geçmezler bide pahalıya oturup yaşıyoruz
ilçeleri için aynı fikirde değilim
Küçük şehir candır
-
Bir ara denedim köyün amk zor cahil ler sosyo kültürel seviye düşük tek Oluru, merkeze yakın bir yer hem köy hem şehir hayatı onun dışında dağ başına yatırım yapıp paranızı piç6etmeyin2
-
30 yıllık istanbul serüvenimi sonlandırdım iki yıldır bir kasabada yaşıyorum.Herkese imkanı varsa tavsiye ederim. İstanbulu yaşamıyoruz,sadece istanbulda yaşıyoruz.
1-Deprem - Kimse evim sağlam,yeni bina vs demesin kimsenin birşey bildiği anladığı yok .O günü yaşayacağımız yüzyılda yer almak istemiyorum.Bu riski almaya değmez dünyada yaşanacak tek lokasyon istanbul değil.
2-Trafik - Git gel 2-3 saat, her gün aynı terane sabah-akşam, gece 2 , hep aynı her yerde her zaman trafik. Gideceğin lokasyonda park sorunu .Trafikte terör. Evde kal daha iyi .
3-Sağlık hizmetlerinde yoğunluk, devlet hastahanelerinde diyelim randevu buldun. Röntgen Mr vs sıra almak için sıraya giriyorsun verdikleri tarihte eğer ciddi bir sebepten başvurduysan o tarihe kadar zaten ya ölürsün ya hastalığının durumu ilerler.Doğruca özele geç.
4-Para verip özele gidiyorsun-sağlık sigortan var orda da sıra var yine hizmet alamıyorsun.
5- Her milletten insan,güvenlik sorunu . *ataşehir sam-urai kıl*ç .
6-Çocuğun varsa hapı yuttun sıradan kreşler ilkokullar 500.000TL den başlıyor, biraz iyi olsun dersen Avrupada ki köklü lise ve üniversitelerin fiyatlarıyla eşdeğer.
Bu liste uzar gider..
Kasabada;
Her yer 10-15 dk, kamu kurumlarında sıra yok 10 dk işimi hallediyorum. Devlet imkanlarından faydalanabiliyorum,Özel hastahane vs yarım saat ve hizmet alabiliyorum.Çocuk için kendim için sosyal olanaklara özel-devlet ulaşabiliyorum, havalimanı ulaşım vs var.Bir çok işimi tanıdıkla telefonla çözebiliyorum.
Eksiklikler: Getir,trendyol yemek ..... yok .İstanbulda, büyük şehirde olan sınırsız imkanlar kasabada sınırlı ya bir ya iki tane ama iş görür.
