GDO'lu Ürün Listesi Açıldı
-
hiç sekmiyo ha, saygılar. :) marit iz..
bu arada izmarit yorumu 3. sayfada kaldı
http://www.tahribat.com/Forum-Gdolu-Urun-Listesi-Acildi-195113/3/#2405736
RitmFarbRacourci tarafından 04/Haz/14 22:32 tarihinde düzenlenmiştir -
Burdaki yorum yapan çoğu kişinin hiç tarımla uğramadan yorum yaptığını düşünüyorum. 30 yıl öncesinin, şimdilerde arzulanan tohumlarını kullansa tüm dünyadaki üreticiler, sanırım 1-2 sene içinde tüm dünya kıtlık yaşanır.
-
Açılın ben gıdacıyım :D ben uzun uzadıya yazamayacağım izmarit çizmiş epey zatende bütün gdo lu gıdalar zararlıdır savaş açalım deyip bunu kanıtlayabilen olursa gıda sektöründe çalışmayacağıma söz veriyorum
-
siteye göre yediğimiz hemen hemen herşey gdo lu
-
LynXMaSTeR bunu yazdı
siteye göre yediğimiz hemen hemen herşey gdo lu
Kullanma kılavuzu diye bir bölüm var orayı okudun mu mürid ?
Orada ne diyor :
Unutmayın, listede yer alan ürünlerin hepsinin GDO’lu olduğu belirtilmemetedir. Ancak tüm bu ürünlerde genetik araştırmalar yapılmıştır. Eğer ürünün GDO içerip içermediğine emin olmak istiyorsanız, lütfen ayrıntılı şekilde ürünün bilgilerini okuyun.
-
Durun ben dokturum.
Organik tarım mezunuyum , ve GDO dünyamızın geleceği ve varlığı için gereklidir.
1. Neden , Şuanda yediğiniz içtiğiniz şeylerin eski tadının olmamasının sebebi gdo değildir , ihtiyaçlara yönelik domates biber yetiştirilmesidir. Nerde o eski biberler derseniz antalyada yetişen biber domatesi bir ay sonra yiyorsunuz , o eski domatesler yolda çürüyordu.
2. GDO öcü demek değildir , uygun hale getirilmesi demektir , organik tarım yapmanın ne kadar zor ve maliyetli olduğunu biraz düşünseniz anlarsınız. GDO lu oldugu zaman ise şartlar alehinize değişir.
3. GDO gelişme sürecinde olan bir algoritma gibidir , en uygun formul bulunana kadar arada birkaç yumurta kırılabilir tartışmalar deneyler olabilir.
4. Herşeyden önce hasta oldugunuzda içtiğiniz o ilaçarın kimyasal bombalar oldugunu unutmayın , ama sonucta sizi iyileştiriyor.
5. Keşke tüm dünya organik tarım ile beslenebilseydi , fakat böyle bir üretim şuanda ütopya olarak görülebilir , tüm araçların 100km de 1 kuruş yakması gibi bir ütopya , bir gün gerçek olabilir ama bugun o gün değil.
6. Daha önce de dediğim gibi GDO öcü değil gelecektir , geçmişe dönüş veya tamamen organik üretim demek insanların aç kalması demektir , verim düşüklüğü demektir , daha çok ilaç kullanımı daha fazla kalıntı demektir.
7. Bitiyi zararlılara karşı daha güçlü yapmak ilaç ve diğer katkı maddelerin kullanımını azalttığı gibi , boşa harcanan parayı cebinizde bırakır.
8. Çok fazla gdo lu domates de yeseniz mideyi bozarsınız çok fazla organik domates de yeseniz. Organik tarım gerçekten herkez için uygun fiyatlı olana kadar lükstür.
9. Ha hiç mi iyi yanı yok , tabiki var , örnek olarak organik hayvansal üretimde kesene kadar hayvanların refahı düşünülüyor. Bu sayede hayvanlar zaten daha az hasta oluyor buda daha az antibiyotik kullanımı demek.
PanxeR tarafından 05/Haz/14 01:10 tarihinde düzenlenmiştir -
beğendim güzelmiş
-
işte Ticaret böyle birşey.
"Sen verene kadar, insanlar ne istediğini bilmez." ?!
neredeydi o yeterince satış yapamayan arkadasın konusu. -
izzmarit bunu yazdı
@kafkafkaf
Ben de moleküler biyoloji ve genetikçiyim hocam :D odtü. itü'deki arkadaşlarına da başarı ve sabır diliyorum, bizim bölüm insan işi değil. Velhasıl, sana laflar hazırladıxmnsössdf
1) İyi bir şey yaparsan, patentini alırsın. Genin patenti alınıyor. Patenti alınan diğer her şey gibi, satın alıp kullanabilirsin ama üretmeye kalkarsan yamulturlar. Bkz. CocaCola formulü, ilaçların HEPSİ, teknolojik araç gereçlerin birçoğu, kapalı kaynak kodlu her şey, yeni teknoloji zımbırtıların HEPSİ. Site açsanız biri bir paragraf yazıyı cp yapsa ağlarsınız çaldılar diye, adamlar GEN yapıyor :D doğal olarak patentliyor ve inceletmiyor.
2) Milattan önceki toprak ana. Aynı sayıda mı insan var? Doğanın mına koyduk çok afedersin, GDO ile mi koyduk acaba? Kaç bin yıllık rezaletimizin izi var doğada. Atom bombalarından, karbon ayakizinden, zirai saçmalamalardan, kontrolsüz antibiyotik kullanımından, denizden kum çıkarıp ÜLKE inşa etmelerden falan hep GDO sorumlu evet.
3) Herbisit, insektisit, pestisit, hormon, koruyucu ile gdoyu komple karıştırıp çorba yapıyorsunuz. Ayıp oluyor :D
4) Zaten araştırılıyor. Ama internette dogamizasahipcikalim.info gibi sitelerdeki işsizlerin yine benzer sitelerden buldukları saçmalıkları tarayıp "nasıl da araştırdım, saatlerce araştırdım yıh yıh" diye derledikleri saçmalıkları okuyup, hepsini güzel güzel yutup "vay arkadaş neler dönüyormuş yea" demenin adı araştırma olmuyor. Araştırmanın yeri laboratuar. O da zaten yapılıyor, rahat. (edit: konu sahibinin sitesi için kurulmuş bir cümle değil kesinlikle, senin şahsına kurulmuş bir cümle de değil, bizim gebere gebere sayfa sayfa hidrojen hidrojen öğrendiğimiz şeylerin ana başlıklarına en iyi ihtimalle vikipediden bakınıp çok araştırma yaptığını, çok bilgili olduğunu iddia eden, kafasına göre atıp tutan insanları hedef alan bir cümledir)
Kolay gelsin hocam genetikçiysen, meşakatli bir iş yapıyorsunuz. Arkadaş dünyayı kurtarmak için danimarkaya gidecekti en son ne oldu bilmem :D Sizin bölümde sanırım hep en uçlar oluyor, mevcut çalışmaları görüp gen çalışmalarına tövbe edenler ve kendini tanrı gibi görenler...
1. maddeye cevap) Patente hırsızlığa ona buna getirmişsin lafı. Ben patente yada ürünün korunumuna tam olarak karşı değilim ki. Zaten sistem tam olarak senin anlattığın gibi işliyor bende bunu söylüyorum. Korkulması gereken bu durum diyorum. Adam patentini almış millete bunu ye diyor ama ne gibi sonuçlar çıkacak sakın söyleme... Bu nasıl bir mantık? Sağlıktan önemli olan nedir? Bir ilacı üretmenin maliyeti milyarlarca doları buluyor. Sebebide bin tane inceleme denemeden geçmesi. Peki "Al bunu ye!" diye bana dayattıkları şeyin sonucunu niye araştırmıyorlar? Ben işin sırrını açıkla demiyorum ki uzun vadeli testlere sunulsun diyorum. 3 aylık bir deneme sonucu hop mideye gitsin. Tamam uzun vadeli etkileri ben inceleyeyim dersen, bu seferde "ORADA DUR" desinler... Sence bu mantıklı mı?
2. maddeye cevap) Ben hepsinin sorumlusu GDO'mudur dedim? Yazdığımla Ne alaka??? Yazımın alt maddesini bir daha okumanı rica ediyorum. Dediğim şey şu:
1800'lerin başında bir insanlıktan nasibini alamamış bir papaz yazdığı kitapta şunları söylüyor: "İnsanoğlunun nüfusu çok artıyor ama yiyecek üretimi düşük hızda artıyor. O halde ileride kıtlık olmaması için fakirlerin evlerini bataklık kenarlarına kurduralım. Böylece insanlar sıtmadan ölür Nüfus artışı dengelenir." Liberalizmin insana bakışını anlatan Maltus her geçen gün yalanlanıyor. Ancak günümüzde hala bazıları bu görüşü inatla doğruymuş gibi savunuyor. Bu yalan. Monsanto'nun inatla yaymaya çalışıp politikalarını haklı çıkarmaya çalıştığı koca bir yalan. Dünya'nın içine ettik ve etmeyede devam ediyoruz, bunun sebeplerini az çok saymışsın zaten GDO bu yokoluşun içinde şimdilik küçük bir bölüm. Ama yinede zarar zarardır. Bak bir masal anlatacağım:
Bir gün şirket, mısırdan daha fazla şire çıkarmak için mısırın genlerinde ufak bir değişim yapmış. Görünüşte çok yararlı olan bu yeni mısır her kes tarafından çok sevilmiş. İlerleyen zamanlarda ise garip bir şey ortaya çıkmış. Normalde Mısır bitkisi köklerini yiyen mikro kurtçuklara karşı bir salgı salgılıyormuş. Buda kurt yiyen paratzitleri çağırarak mısırları kurtarıyormuş. Ama bir bakmışlarki esrarengiz bir şekilde kurt yiyen parazitler bu mısır türünden sonra yok olmuş. Çiftçiler hemen başka birşey ekmişler ama asla tutturamamışlar. O bölgede artık tarım yapılamaz olmuş...
Ayrıca eski ile bu günü karşılaştırırken bir hataya düşmüşsün. Nüfus o zaman daha azdı, tohumlar ıslah edilmemiş, gelişmiş sulama ve gübreleme yöntemleri keşfedilmemişti. Buna rağmen insan bir şekilde hayatta kaldı. Günümüzde ise çok yüksek randımanlı üretimler gerçekleştirebiliyoruz. Suyu kilometrelerce taşıyabiliyoruz. Toprağın verimli olmasını geçtim toprağa bile ihtiyaç duymuyoruz. Bazı arkadaşlarda aynı hataya düşmüş ama gerçekten açlığı önlemek için GDO'ya gerek yok. Yeterki lüks ve ihtiyaç dışı yiyecek üretmek için emek harcamaktan vazgeçelim.
Bakın ne diyeceğim: dünya nüfusu kozmetiğe harcadığı paranın sadece %3ünü tasarruf edip bir fon oluştursa dünyada açlığın bitirileceği hesaplanmış.Bu konuda son sözüm Maltusun Nüfus Kuramı yalandır. Dünyada yüzlerce yıl boyunca herkese yetecek kadar toprak var. Modern diye lanse edilen ama tarımda SÜREKLİLİĞİ yok eden her türlü uygulamayı red etmeliyiz!
3. maddeye cevap) Bir üst maddeyi oku lütfen.
4. maddeye cevap) Dediğine biraz katılıyorum biraz katılmıyorum. Katılıyorum çünkü bilgi kirliliği kötüdür :) Katılmıyorum çünkü bu ülkede dediğin kadar bile merak eden çabalayan insanların varlığı eğitim sistemi göz önüne alındığında adeta bir mucize :) Amma gelelim yazdıklarına araştırma yapma konusunda sanırım beni yanlış anlamışsın. Orada kastettiğim ARAŞTIRMA, seninde dediğin gibi geniş çaplı BİLİMSEL araştırma. Bu yazımdaki Birinci maddedede belirttim zaten. Sen bu tür araştırmaların yapıldığını söylemişsin. Bende sana soruyorum GDO üretici firmaların kendi testleri dışında
3 ayı geçen uzun süreli bir araştırma var mı?
Yoksa neden yok?
Seralini Araştırması nedir?
Seralini Araştırması neden geri çekilmiştir?
-----------------------------------------------------------
Arkadaşlar bakın ben GDO'ya tamen karşı değilim AMA afedersiniz götümü şirketlere emanet edecek kadarda saf değilim. Araştırılmamış, etkileri tam olarak bilinmeyen, araştırılması engellenen, SÜREKLİLİĞİnin ne derece sağlanabileceği pratik edilmemiş, geçtiğimiz yüz yıllardan deneyimlediğimiz vahşi şirketlerin ürettiği, kullanımı devam ettiği sürecede bu şirketlerin monopolleşeceği ve hatta eldeki üretimide bitireceği... bir ürüne denek olmak mantıklı mıdır?
Diğer müritler nüfus yalanlarına çok takılmışlar... Merak etmeyin arkadaşlar nüfus düşündüğünüz kadar yüksek bir hızla artmıyor. Kaldı ki hindistanın refah düzeyide bu hızla iyileşirse tahmin edilenlerden çok daha yavaş artacak nüfus. Tehlikeli olan nüfus değil kaynakları tüketme hızımız. Sürdürülebilir, doğa dostu çözümler gerekiyor. Tembelleşme değil daha fazla emek gücü gerekiyor.
http://www.dunya.com/dunya-nufusu-2055te-8-7-milyara-cikip-2100de-8-milyara-inecek-211829h.htm
Benim anne tarafım trabzonlu. Eskiden fındığa başlanmadan her sene, önce ellere orak(kerenti) alınır, bir güzel ısırganı dikeni kesilirdi. Şimdi ilaç dökülüyor ve normalde insan boyuna ulaşan dikenler hiç çıkmıyor. Hatta bırakın dikeni ot bile yetişmiyor. Ama fındıkta ilaç kalıntısı olduğu için geçen senelerde fındık avrupa kapısından geri döndü ve o fındıkları bir güzel yurdumun insanı yedi. Peki o ilaç zorunlu muydu? Dünyanın rekoltesi en yüksek, en yağlı, en doğal fındığına sadece bir gün fazla çalışarak sahip olmak varken zehir yememiz şartmıydı? İlerleyen yıllarda randımanının düşmesi şart mıydı? İnsanoğlu zehirlesin yok etsin parçalasın sonrada fındık doyurmuyor, gel genetiğini değiştirelim diyelim. İşte nasıl ki bu şart değilse GDO'da insan nesli için şart değil. Sadece biraz daha emek vermek gerekiyor. Başka ve insana zarar vermeyen, monopolleşme yaratmayan çareler aramak gerekiyor. Eğerki GDOnun zarar vermediği (en azından zarar vermeyen değişimler için.) ispatlanırsa; gıdayı kontrol riski ortadan kaldırılırsa ve daha doğal başka bir yol kalmamışsa o zaman rahat rahat tüketelim. O zamana kadar şüphe hayat uzatır...
-
Hocam bir bir yanıt yazacağım da bugün yarın sınavım var kendimi kütüphaneye kapatmaya gidiyorum, uzun uzun yazmışsın teşekkürler, ayıp olmasın diye haber edeyim dedim. Yanıtlayacağım (: Gıdacımız organik tarımcımız da var onlar da şeyaparlar sanırım. Görüşürüz diyeyim şimdilik (:
