Odtü"De Çıkan Olaylar
-
o fotolarda yanlis birsey yapsak zaten fotolari yayinlamazdik ofotolari 2000 e doggruda biz yayinladik...apo yakalaninca ifadelerinde perincek i dinlesem kan dokulmezdi...demistir...ve perincek asla bana destek vermedi benim siyasetime karsi cikti diye not tutulmustur resmi kayitlarda bunlar vardir..bknz:Saygi ozturk Kasadaki dosyalar....parti tarihini bilmeyen partiyi bir zaman apocu bir zaman maocu bir zaman ataturkcu diye niteliyorlar parti tuzugunde Marksist-Lenins ve Mao Zedung dusuncesine sahip emekci iktadarina dayanan bir sistemi koymusuz otesi yok...ancak turkiyenin mevcut ihtiyaci sosyalist rejim degil Milli Demokratik Devrimi tamamlamaktir.....bugunun nesnelliginde insanligin cikis yolu sosyalist devrimler degildir sosyalist devrimleri gerceklestirmen icin feodal kalintilari yenmen gerek(milli demokratik devrim asamasinda)...ve kapitalizmi iyice gelistirmen gerek(isci sinifi olusacak isci sinifi olmadan kiminle sosyalizm kuruyorsun?)(buda mdd asamasinda olacak)...sosyalist devrim tezi curumustur....en siddetli savunucusu TKP bile Milli Demokratik devrim tezini bugunler kabul etmektedir....tekrar soyluyorum bir fabrikaya gidip bir isciye hadi gelin senin sistemini sosyalizmi kuralim deyin size ne cevap verecek?..ici proleter bilince ulasmadan hangi sosyalist devrimi yapmaya calisiyorsunuz?....oysa komiktirki aydinlik yillardir 68 den bu yana Kemalist Devrim(MDD) tezini savunmus 19mayislarda aydinlikta Mustafa Kemal posterleri hediye olarak verilmis buyun eylemlerde Turk bayragi tasinmistir...bilip bilmeden konusmayin...cogunuz partiyi Apo gorusmesiyle tanidiniz ondan oncesini bilmiyorsunuz sonrasida umrunuzda degil zaten...mehmet ali birand cengiz candar gun zileli fatih altayli apo ile gorustu sorun olmadi apo ile suruyede lux otellerde yemek yediler apoyu hakli gosteren yazilar yazdilar ama holding medyasi iste kimsenin umrunda olmadi Dogu perincek Apo ya karanfil uzatti apo o karanfili kabul etseydi bugun turkiye bu konumda olmaz kimsenin anasi aglamaz sehit cenazeleri kalkmazdi...madem apocuyuz apocular neden bizi gunahlari kadar sevmiyor bu 10 yil oncede boyleydi 20 yiloncede apocular aydinlikcilari sevmez ...apocu olsak o kadar aydinlikci ogretmen oldurulmezdi doguda(apo gorusmesinden oncede olduruldu sonrada)...madem aponun adamiyiz niye saldirdilar...bunlarin artik hicbir onemi yok artik bunlar bir anlam ifade etmiyor cunku gercekler ortada...
isini ayrintisida burada.
Perinçek Abdullah Öcalan ile niçin görüştü?
Görüşme ne zaman oldu?
Perinçek, 1989 Ekim ayında ve 1991 Nisan ayında Abdullah Öcalan ile iki kez görüştü. Perinçek, o zaman İP Genel Başkanı değil, 2000’e Doğru dergisinin Genel Yayın Yönetmeni idi. Türkiye’nin hemen hemen bütün önde gelen gazetecileri Apo ile görüşmeler yaptı. Ancak bir tek Doğu Perinçek’in görüşmesi, SüperNATO merkezli psikolojik savaşın sürekli görevi oluyor. Bu da anlamlı. Çünkü bir tek Perinçek’in görüşmesi, ABD ve Avrupa’nın Kürt sorununa müdahalesine çomak sokmuştur.
Perinçek, Apo ile niçin görüştü?
Perinçek’in amacı, Batı devletlerinin, özellikle ABD’nin Körfez Savaşı öncesi ve başlangıcında, Kürt sorununa müdahale zeminlerini daraltmaktı. Nitekim görüşme bu eksen üzerinde cereyan etmiştir. Görüşmeden sonra yayınlanan çeşitli yazılarda ‘Apo Perinçekçi olmuş’ yorumları yapıldı. Apo’nun bu görüşmelerdeki vurguları şöyleydi: Bende Kürtlük aşkı yok. Türkiye’nin Aydınlanma hareketinin bir parçasıyız. Başlangıçta TC düşmanlığı yok. Bulgaristan’ın Türklere baskısı. Eski Genelkurmay Başkanı Üruğ’a suikast. Mustafa Kemal’in Kürtlere müracaatı. Avrupa bana tapulansa da... Amerika gitsin okyanusun ötesine. Tıpış tıpış Sevr’e yürüyorlar, Amerika varsa özgürlük olamaz, Sevr’in hortlatılmasında AT, Özal ve diğerleri, Evet Keloğlan’la birleşeceğiz, Özgürlüğe sarılan Türkiye özlemi, Birliği devrimle gerçekleştirmek vb.
Özetle Perinçek, ABD’nin Yeni Dünya Düzeni projesiyle bölgemizde milliyetleri ve mezhepleri birbirine düşürmek istedikleri koşullarda, onların manevra alanını daraltmaya yönelik bir çaba gösterdi. Abdullah Öcalan, yakalandıktan sonra verdiği ifadede görüşmeyi şöyle özetledi: Perinçek, bize ABD’nin ve Avrupa’nın peşinden gitmeyin. Bu yoldan bir yere varamazsınız. PKK’yi dağıtın, Türkiye’nin bütünlüğü içinde yer alın telkinlerinde bulundu (Apo’nun ifadeleri ve Hürriyet, 18 Mart 1999).
Perinçek, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndaki siyasetini uyguladı
Büyük Devrimci Önder Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı başlarında İngiliz emperyalizminin Kürt sorununu kullanmasına karşı hangi siyaseti izlediyse, Perinçek de o siyaseti izledi. Perinçek de Atatürk gibi, Kürtlerin ‘Kürdistan Teali Cemiyeti’ gibi Batı güdümlü ayrılıkçı örgütlerde değil, Müdafaai Hukuk Cemiyeti gibi milli ve devrimci örgütlerde Türklerle birlikte örgütlenmesini savundu. Mustafa Kemal’in çeşitli Kürt liderleriyle ilişkilerinde ve yazdığı yazılardaki tavrı ne ise, Perinçek’in tavrı da, o’dur. Bu tutum, Amasya Tutanağı’nda, Erzurum ve Sivas Kongresi Nizamname ve Beyannameleri’nin birinci maddelerinde ifade edilen saptama ve politikalara dayanır. Türk ve Kürdü birleştirmek; Türkiye’ye yönelik tehditleri göğüsleme ve Cumhuriyet Devrimi’ni tamamlama görevinin gereğidir. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı aynı zamanda Kürtleri kazandığı için başarmıştır.
Doğu Perinçek’in önderlik ettiği İşçi Partisi, her zaman halk kitleleri üzerindeki baskı ve eşitsizliklere karşı mücadele etti. Bu mücadeleyi, ABD emperyalizmine karşı bütün milletimizin birliği açısından yürüttü.
APO’NUN SHP LİSTESİNDEN DÖRT MİLLETVEKİLLİĞİ ÖNERİSİNİ PERİNÇEK REDDETTİ
(BELGELER)
MİLLİYET ve SABAH, 7 Aralık 1991
Bizzat Apo, Sabah ve Milliyet gazetelerine yaptığı açıklamalarda, Perinçek’e dört milletvekili önerdiğini ve parlamentoya girecek 21 milletvekilinin başına geçmesini rica ettiğini açıklamıştır (Milliyet ve Sabah, 7 Aralık 1991).
GÜNDEM, 3 Mayıs 1993
APO: ‘PERİNÇEK TENEZZÜL ETMEDİ’
Apo, dört milletvekili önerisini, 3 Mayıs 1993 tarihli Gündem gazetesinde de anlatmış ve bu öneriyi reddettiğimi vurgulayarak birkaç kez vurgulayarak dile getirmiştir:
‘Sayın Doğu Perinçek de buraya geldi. İlk pratik politika önerim şu oldu. Dedim ki, bir devrim merkezi var, onun parlamenter sözcüsü ol. Bu güzel bir şey. Eğer bir parlamenter sözcüsü olsaydı, Kürt-Türk birlikteliği de çok iyi gelişebilirdi. Kim kardeşlik istemiyor. Bize ikide bir milliyetçi diyorsunuz. Seni kendi ülkesinde ve devrimin bir merkezinde milletvekili adayı önerecek kadar Enternasyonalizme yatkınlık gösteren bir hareket mi milliyetçidir, yoksa buna tenezzül etmeyen, kendini çok üstte gören bir anlayışın sahibi mi milliyetçidir? Ve ben fazla anlamlı bulamadım...Tenezzül etmediler.’ (Gündem, 3 Mayıs 1993)
HASAN CEMAL, 14 Nisan 1993
PKK Lideri Apo, Hasan Cemal’e 14 Nisan 1993 günü şöyle demiş: ‘Doğu Perinçek’e ‘Gel seni Şırnak milletvekili yapayım’ dedim’ (Kürtler, s. 39).
PERİNÇEK’İN ANAYASA MAHKEMESİ’NDEKİ ANLATIMI (12 Mayıs 1992): ‘SHP GİZLİ PROTOKOLLA PKK’YE 21 MİLLETVEKİLLİĞİ VERDİ. BİZ DÖRT MİLLETVEKİLLİĞİNİ REDDETTİK VE SHP-PKK SEÇİM İTTİFAKINA KATILMADIK’
Perinçek, PKK ile SHP arasındaki seçim ittifakını 12 Mayıs 1992 günü Anayasa Mahkemesi’nde yaptığı savunmasında anlattı. Doğu Perinçek’in bu savunması Anayasa Mahkemesi tutanağında aynen yer aldı. Aktarıyoruz:
‘Bugün koalisyonu paylaşan Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin listeleri içinde milletvekillikleri bize teklif edilmiştir. Bakın şimdi çok önemli bir şeyi açıklayacağım. PKK Genel Sekreteri Abdullah Öcalan, Milliyet ve Sabah gazetelerine açıkladığı için ve gazetelerde yazıldığı için bunu söylüyorum. Orada diyor ki, ‘Sosyalist Parti’ye, bize SHP’den verilen milletvekilliklerinden 4 tanesini vermek istedik. Reddettiler bizi.’ Demek ki, SHP seçimlere girerken PKK’ya 21 tane milletvekilliği vermiştir. PKK da bunun 4 tanesini Sosyalist Parti’ye önermektedir. ‘Gelin 4 tane de size verelim, ayrı parti olarak girmeyin, hepimiz SHP olarak girelim’ demiştir. Sosyalist Parti bunu reddetmiştir. Demiştir ki, ‘ben ayrı, bağımsız bir partiyim, fikirlerim var, hiç kimsenin sırtından da Meclis’e girmem, ayrı kimliğimle ve kişiliğimle toplumun karşısına çıkarım’. Ben bunu niçin söyledim’... Bunu şunun için söyledim: En yasadışı olan PKK bile Türkiye’de yasal politik hayatın içine girmiştir. O kadar içine girmiştir ki, Parlamentoda sandalye pazarlığı yapabilmektedir. İktidar partileriyle anlaşmalar yapabilmektedir. İktidar partisi olacaklardan milletvekillikleri alabilmektedir ve o aldığı milletvekilliklerini sağa sola dağıtabilmektedir. Teklif de edebilmektedir. (...) Bugün ne olmaktadır’... Perde arkası kombinezonlar, perde arkası oyunlar, perde arkası mebusluk dağıtmalar ve ‘milli irade’ de ortada kalmıyor. Bir takım protokollerle milletvekillikleri paylaşılıyor, tespit ediliyor, milletvekilleri partilerden partilere veriliyor, burada dürüst davranan, bu kombinezonlara girmeyeni sistem cezalandırıyor. Bakın Sosyalist Parti’yi bir başkasının sırtından milletvekilliği almadığı için sistem bir kere cezalandırmıştır; dürüst davranıp SHP ile birlikte bu seçimlere girmediği için sistem cezalandırmaktadır.’
Hiç kimse Erdal İnönü’nün liderliğindeki SHP’nin PKK ile seçim ittifakı yaparak, Öcalan’a 21 milletvekilliği verdiği üzerinde durmaz. Çünkü o ittifak, ABD planları içindeydi. Ama ABD planlarını bozmaya kalkarsanız, tavır değişir.
DÖRT MİLLETVEKİLLİĞİ ÖNERİSİ NASIL OLDU
PKK’nin Avrupa temsilcisi, 1991 Genel Seçimi öncesinde Perinçek’i Ankara’daki evniden telefonla arayarak, Apo’nun Perinçek’in Partisine, SHP’nin bir protokolla HEP’e verdiği 21 milletvekilliğinden dördünü önerdiğini belirtti. Hatta bu öneride, Diyarbakır, Şırnak ve Mardin gibi illerin birinci sıra adaylığı da belirtildi. Perinçek, öneriyi parti organlarında tartışmaya bile gerek görmeden anında reddetti.
Ama Apo’nun seçim ittifakı önerisini kabul edenler oldu. Erdal İnönü’nün liderliğindeki SHP, devlet politikası gereği 1991 seçimine PKK ile ittifak ederek girdi. Perinçek’in önderlik ettiği Parti ise, bu ittifaka katılmadı.
Perinçek açısından bu öneriyi kabul etmenin herhangi bir tehlikesi de yoktu. Perinçek ve arkadaşları, SHP listelerinden milletvekili olacaklardı. Ama Perinçek’ler için mesele, milletvekili veya bakan olmak değil, Türkiye emekçilerine bağlı bir çizgide ısrar etmekti.
-
SON YILLARDA ANİDEN KEMALİST OLDUNUZ, NİÇİN?
1968’den beri Kemalist Devrim’i tamamlayarak sosyalizme ilerleme programını savunuyoruz
“Son yıllarda birden Kemalist olduğumuz” birkaç açıdan yanlış.
Birincisi, eğer Kemalizmi ideoloji olarak anlıyorsanız, biz Bilimsel Sosyalistiz, Kemalist olmadık. Eğer Kemalizmi, ideoloji değil de, Türkiye devriminin bugünkü programı, başka deyişle Altı Ok olarak anlıyorsanız, biz 1960’ların sonundan beri bu programı savunuyoruz ve Kemalist Devrimin tamamlanması hedefini kabul eden İşçi Partisi’nden başka bir parti yok.
1988 yılından beri geçerli olan bugünkü programımız, önümüzdeki hedefi, Meşrutiyetlerle başlayıp Kemalist Devrimle en büyük atılımını yapan milli demokratik devrimimizi tamamlamak olarak belirlemiştir. Cumhuriyet Devrimi Kanunlarının uygulanması kampanyasını biz 1996 sonbaharında kararlaştırdık ama 1988 yılında yaptığımız programın 9. maddesine, o yasaları tek tek sayarak uygulanması gerektiğini yazdık. 1988 yılında Ordu, Doğu bölgesinde dinci propaganda yapan cihat bildirileri dağıtıyordu. Türk-İslam sentezi, 12 Eylül dönemindeki ordu hiyerarşisi tarafından kabul edilmişti.
İşçi Partisi ve Genel Başkanı, otuz yılı aşan zamandır Kemalist Devrimi araştırıyor. Perinçek’in altı ciltlik Kemalist Devrim çalışmamın dört cildi yayınlandı, iki cildi küçük emeklerle yayına hazır olmayı bekliyor. Atatürk’ün Bütün Eserleri’ni büyük ve yoğun emekle yıllardan beri yayımlayan Kaynak Yayınları da, İşçi Partisi üyelerinin kurduğu bir yayını. Sözde Atatürkçülerin arşivlere kitleyerek halktan gizlediği Atatürk’e ait belge ve yazıları, 1985’ten beri gün ışığına çıkarıyor ve yayınlıyoruz.
Doğu Perinçek, 1976 yılında Komintern’in binlerce cilt yayınını tarayarak Türk Devrimi’ne ait bilgileri topladı ve beş cilt halinde “Komintern Belgelerinde Türkiye Dizisi” olarak yayınladı.
Cumhuriyet Devrimimizin önemli kitaplarını devlet değil, fakat yıllardır Kaynak Yayınları Türkiye halkına sunuyor. Kurtuluş Savaşı’nın Destanını Bilimsel Sosyalizmin şairi Nâzım yazmıştır, teorisini de bazı yüzeysel “Atatürkçüler” değil, Bilimsel sosyalistler yapmıştır.
İşçi Partisi, Kemalist Devrim’i yalnız emperyalizmin ve gericiliğin saldırılarına karşı değil, otuz yıla yakın zamandır, aynı zamanda sözde solcuların, aslında yine sağ cepheden yönelttikleri saldırılara karşı da savundu. Doğu Perinçek’in ilk basımı 1977 yılında yayınlanan Kemalist Devrim kitabının ilk cildi onları çürütmek için yazılmıştır. Bu kitabın önsözünde, Atatürk’ün Türkiye tarihinin en büyük devrimcisi olduğu anlatılır. Kitap, “Kurtuluş Savaşımızın ve Cumhuriyet Devrimimizin önderi Mustafa Kemal Atatürk’e” ithaf edilmiştir.
Partimiz, 1970’lerden beri Türkiye bayrağını mitinglerde, yürüyüşlerde taşır. Yine Mustafa Kemal’in posterlerini 1970’lerden bu yana basıyor ve parti merkezlerimize asıyoruz. Bütün bunlar, bizim son yıllarda hidayete ermediğimizi, Kemalist Devrimi otuz yıldır en önemli devrimci miras olarak araştırdığımızı, savunduğumuzu ve işlediğimizi anlatıyor. Bakmayınız başıbozuk takımına, Türkiye sosyalist hareketinin geleneği, seksen yıldır Kemalist Devrim mirasını savunur. Devrimci gelecek, ancak devrimci gelenekten kuvvet alarak yaratılabilir. Tarihin dışında bir madde yoktur.
-
bu arada turksolunun mit ajani oldugunu ispatladik bunu 2gun once falan bir konuda ayrintili olarak anlattim...Kurt varsa sorun var diyen bir sol orgut olamaz...turksolu ajan-provaktor roldedir...
-----------------
TurkSolu 4-5 sene oncesinden İsci Partisi icinden atilan cok pis dayak yiyerek atilan bir gruptur...Nedenine gelince...MİT ajani olduklari belgelerle kanitlanmistir...parti her yaz 1haftalik bir kamp duzenler bir deniz kanari veya kirsal bir alanda jandarma ve polisten izin alarak gider ve siyasi olarak tartismalar ve egitimler verilir....tamamen legal yani...yine bir kampinda Gokce Firat sorumlu olarak kampa gonderilmis ve egitime baslamis bu arada gokce firat parti icindeki mit ajanlarinin elebasi...gokce firat cocuklara siyasi egitim verirken yine bir baska mit ajani olan simdiki turksolunun kadrolarindan birisi kameraya kaydediyor egitimi...gokce firat sunlari soyluyor bu egitim partinin cok gizli bir egitimdiir biz mustafa kemal e dusmaniz onun fasist cumhuriyetini yikacagiz....ama bundan kimseye bahsetmeyin....diyor ve cocuklara bu sozleri hep bir agizdan tekrarlatiyor...1 de turk bayragi yakiyor...tabi partinin profosoyonel kadrosunda yer alan 2-3 genc arkadas parti binasina gelince cikis kapisini kapatip durumu parti kadrolarina anlatiyor....bu olay sonucunda gokce firat sorusturmaya aliniyor bizza Dogu Perincek tarafindan cok pis dovulerek hersey itiraf ettiriliyor bunlar goruntuleride mevcut....baya bir grup belirlendikten sonra partiden tamamen ihrac ediliyor...kampta cekilen o goruntulerden 2tane mevcut 1si kamptan erken ayrilan mit ajaninin elinde yani dogal olarak mit te...digeri partide...ve ayrica gokce firat(turk solu cekirdek kadrosuun basi) in mit ajani oldugunu itiraf ettigi videolarda partinin elinde...Turksolu turkiyedeki derin devlet olan ve cia mossad yonetimli ERGENEKON orgutunun kurdurdugu naylon sol orgutlerden......2 sene oncekii anitkabir ziyaretinde ordu goreve pankarti acanlar turk solu ve adkf nin provakatif ve ajan olduklari orada ortaya cikmisti zaten...simdi mevcut iktidardan memnun degiliz ama mevcut bir darbenin bu darbe ilerici olsada bizi 1970 lerdeki konuma goturmesi hem ekonomik hemde sosyal olarak kacinilmazdir....onun icin darbe soz konusu olmamalidir...zaten internette yasaklanir darbe olursa :) ....simdi turk solu on plana cikiyor yakinda zamaninda cekilen o kamptaki video yayinlanir ve iste bunlarin gercek yuzu derler :) bizde kendi elimizdeki ajan olduklarina dair videoyu yayinlayip gerceklrei gun isigina cikaririz her zamanki gibi....bir ornekdaha vereyim 2sene once turk solu istanbul burosunun 3.katindan bir genc asagi dusup oldu...dustu denildi ama cocuk 3.kattan asagi atildi sebebide bu ekibin ajan olduklarini belgeleyen bir raporu daha ele gecirip bir aciklama bekliyorum demesi.... -
sanırım b*ku cıkıor:S
-
valla compu cevap yazacam ama zor geliyo o kadar şey yazmak...
ben nette değil de gerçek yaşamda insanlara anlatarak veriyorum bunların cevabını. meyvesini de ne kadar aldığımız bellli zaten. o yüzden kimseye kendimi ispatlama derdim yok.(sadece nette tabi.)
dinlemek istiyosan ben izmirdeyim bilader... yada bulunduğun yerdeki tkp lilerle konuş anlatsınlar sana.
-
Tkp lilerle gorusuyoruz zaten...bu konularda bir itirazlari yok karsi cikma noktalari burasi degil bize...universitedede gorusuyoruz tek anlasamadigimiz nokta sosyalist devrimmi milli demokratikdevrimmi ?...bu konu...onun disinda hicbir sorunumuz yok...apo ile gorusme...kibris sorunu...kemalist cizgi ...bunlari kavramislar ve bir sorun yok bu noktada.....ha birde bask celiski ve temel celiski noktasinda anlasamiyoruz :)...biz emperyalizm ve uluslar arasindaki celisme...tkp liler diyor kapitalizm ve isci sinifi arasindaki celisme...neyse biz burada gayaet iyi siyasi tartismalar yapiyoruz...bugunlerde masa actilar Mehmetcik Coniye kalkan olamaz isimli imza topluyorlar...imza attim ;) ama 4 sene once ayni imzayi biz toplarken fasistlere bakdiyip masayi dagitmaya kalktilar kafa goz dagittik dogal olarak...hos degil ama etki-tepki meselesi...
Toplam Hit: 9869 Toplam Mesaj: 77
