Yediğim En Fena Dayak.
-
lise iki olsa gerek manyak bi teknık resım hocamız vardı, derste sizin sınıf ıyı ,şu 10/b yokmu cok ugrastırıyolar benı dıye anlatıyordu bende kafam onde bısıler cızıyordum,hoca anlatmaya devam ederken o zmanlar dilime dolanan laf olan manyak onlar beya dedim.o andan sonra hersey daha faklı oldu benım ıcın hayatımı degıstıren olayın kıvılcımıydı .yediğim dayagı bı kenara bırakıyorum cok buyuk etkısı oldu hayatımdaki ıkıncı u dönüşüyüdü
-
Acaba dövdüm diyenlerle dayak yedim diyenlerin karşılaşmışlığı varmıdır ? :))
-
hatırladıgım bir kaç tokattan ibaret pek dayak yediğimi hatırlamıyorum
-
Helyum bunu yazdı:
-----------------------------
lise 2 de dersi bizde olmadıgı halde paşa nuri edebiyat dersimize girdi.
sınıfta cıt ses yok, adamda nasihat veriyor.
her yigidin sogan yiyisi farklı diyince bende;
'sogan degil o amk yogurt dedim :|
sonrasını bi arkadas anlatıyor...
filmlerde hızlı cekim olurda adam bir anda baska bi yerde biter ya aynen oyle oldu.
sana bi vurdu copun yanına dustun :|
olayı zar zor hatırlıyorum :F
-----------------------------hocam buda supermıs :D :D zaa koptum vala :D
-
Benim de beden hocasından yediğim bi dayak aklıma geldi.
Ortaokulda beden dersinin olduğu birgün bizim muhterem bi arkadaş laptop getirmiş sınıfa. Beden dersinde laptopla oynamak isteyenler beden dersinde kıyafetlerini giymeyecek ve derse de çıkmayacaklardı. (way be düşününce, çocukken tam çocukmuşuz :D). Neyse çıkmadık derse. Sınıfta, şuan tam hatırlamıyorum ama 3-4 kişiyiz. Başladık sırayla oynamaya. Takriben ders bitimine 10-15 dakka kala kapı açıldı ve daha önceden izdivaç programına da çıkıp okulda ağızlara ciklet olan adam içeri girdi; bizim bedenci. "Napıonuz lan burda" dedi. Büyük ihtimal laptopu görünce porno falan izlioz sandı. Bunu o anda da düşünmüştüm. Kafamı laptopa doğru çevirdim. Bizim arkadaş çoktan reflex olarak laptopu kapatmıştı. Arkadaşlar her ne kadar " oyun oynuyoduk hocam" dese de hoca tatmin olmadı. Arkadaş laptopu açıp gösterdi durumu.
Ardından gözüm kapıya ilişti. Bizim hademe bi abi vardı (adını bilmiyorum zaten o okulda 1 sene kalmıştım), gariban yerleri süpürüyodu elindeki süpürgeyle.
Bizim cikletci hademenin elindeki sopayı alıp bizi tahtaya doğru döndürerek sıraya dizdi. Diz kapağının tam arka tarafına tüm gücüyle abandı. Bahçeye çıktıktan sonra dahi sadece vurduğu yer değil, tüm çevresinde acıyı hissetmeye başladım.
Bi de bizim ilkokuldaki hoca, o sınıfa girdiğinde tahtayı sildim diye(tozdan dolayı) sınıfın ortasında tokat makinesine çevirmişti beni. İyi küfretmiştim o adama.
Ayrıca 5 veya 4. sınıfta okulda yapılan sınavlarda başarılı olamayanı bizim hoca tokatla ödüllendirirdi. Vurduğu yerde zakkum biterdi.
-
Lise 2 de bizim müdür yardımcısının yalakası olan bi çocuk vardı. Biz ne zaman okuldan kaçsak yada bi p i ç lik yapsak bizi hemen yardımcıya söylerdi pezevenk biz bunu birkaç yere araya alıp uyardık bizi hemen şikayet etti hoca bizi uyardı. Sene sonraları devamsızlık sınırda kalacağız biz yine kaçtık okuldan bizi yine hocaya söyledi tabiki topluca yok yazıldık. Ertesi gün bunu okulda bi sınıfa sokup bi güzel dövdük ve soyup kıfayetlerini alıp çıktık sınıftan biz topuk okuldan hemen. Aklımızda bu bundan sonra akıllanır bizi bir daha şikayet etmez. İbne bizi yine şikayet etti ve yardımcı bizi okulda yakaladı aldı odasına, bizimkinin meşhur bir haydarı vardır çıkarttı onu ve pezevenk olan ibneye verdi. Vur dedi ibne bize orda bi güzel girişti. Ama öğle insalcılda değildi allah ne verdiyse vurdu karşılıkta veremiyoruz. Neyse durdu çocuk gavat hoca yetmez dedi eline bi aldı bizi hepimiz yere düşüne kadar bide o girişti bize. Onun üzerine 3 gün okula gidemedik yürümekte bile zorlanıyorduk. Allahtan çocuk okul değiştirdide bizde rahat ettik. (tabi ben olsam bende değiştiririm ağzı burnu kan içinde ve don atlet okulun içinde dolanıyor çocuk :) )Ama ondan sonra okulda tam havamız oldu. Kimse birşey diyemiyordu.
Benim yediğim en sağlamı buydu.
Yok mu başka sağlam dayak yiyen :P
-
Ortaokulun son yıllarında falanız.
Sınıflar kalabalık, ortam muhabbet şahane. Genelde de kimin ne halt yedigi belli değil öyle bir sınıf. İyisi kötüsü her telden var yani
Sırada 3 kişi oturuyoruz, beraber oturduğumuz çocuklardan biri piçin önde gideni diğeri ise tam tersine kendi halinde, uysal, sakin bir çocuk.
Son sınavları falan olacağız. Sınıfın en uçarıları bile sınavlar sebebiyle teyakkuz halinde ( Uçarılar ders için değil kopya için hazırlık yapıyorlar tabiki de :P) neyse o günlerde bu şekil takılıyoruz işte.
Sınıf mevcudu her zaman olduğundan daha kalabalık. İlk ders başlayacak, o gün bir tek sırada yan yana oturduğum, mahalleden de yakınen tanıdığım bizim uysal oğlan ortalarda yok.
Bizim oğlan bir şey yapıcak olsa önceden mutlaka söyleyen bir tip.
Diğerleri gelmese derim kesin bir p..lik peşindeler ama söz konusu bu oğlan olunca( 8 yıl boyunca neredeyse 0 devamsızlık, 0 olaya karışma ) niye okula gelmedi,geç mi kaldı, hasta mı oldu, şehir dışına mı gittiler gibisinden ihtimalleri düşünüyorum kendi kendime.
Bakıyorum onun takılabileceği gruptan olan çocuklar da ( diğer sınıflardaki dahil) okuldalar.
Okulda bizim çocuğa komşu apartmanda oturan elamanları da bulup soruyorum sizin haberiniz var mı diye hepsi de yok bilmiyoruz diyorlar.
Neyse günü bitiriyoruz. O zamanlar cep telefonu falan yok tabi haberleşemiyoruz anında. Bana garip geliyor bizimkinin okula gelmemesi, ama anlatırken uzattığım kadar önemsemiyorum olayı. Sadece merak ediyorum.
Okul çıkışı el işi dersi mi ne öyle bir ders için malzeme almak maksadıyla kırtasiyeye uğruyorum.
Orada tesadüfen çocuğun babası Ahmet Amca'ya rastlıyorum (kendi dükkanı için ıvır zıvır bir şeyler alıyor). Selamlaşıyoruz falan, kırtasiyeden bana gerekli malzemeleri almaya uğraşıyorum o da kendi işini hallediyor. Laf uzayınca Ahmet Amca, Alp nasıl ne yapıyor falan diye soruyorum? O da espriyle karışık senin sıra arkadaşın değil mi benden daha çok vakit geçiriyorsunuz diye yanıtlıyor. Benim de saflığıma geliyor ve "Okula gelmedi de ondan sordum" diyorum .
"Ne zamandan bahsediyorsun sen?" diyor. "Bugün" diyorum.
Olur mu ya bugün gitti okula diyor.
Gaf yaptığıma anca uyanıyorum ben kıvırmaya çalışıyorum da Ahmet Amca'nın da iyice kıllandığını yüzündeki ifadelerden ve söylediklerinden anlıyorum.
Beni sıkıştırıcı sorular soruyor ben geçiştirmeye lafı çevirmeye çalışıyorum "Bana öyle gelmiştir,görmemişimdir" gibisinden mevzuyu kapatıyorum. Ama sonraki söylediklerimin Ahmet Amca'yı ikna etmediğinin de farkındayım. Neyse durup dururken ortalığı karıştırdık galiba, anlaşılmasa bari diyerekten ayrılıyorum olay yerinden.
Sonradan öğreniyorum ki bizim temiz oğlanı diğer sınıftan hiç de samimi olmadığı Yakup adlı elaman anlık olarak ayartmış ve kız muhabbetine okuldan kaçmışlar. Bunlar kızlarla buluşmuşlar, gezme tozmadır, cafede takılmadır derken, Konak-Karşıyaka vapurla geçiş, denize karşı keyif derken gün boyu eğlenmişler ve sanki okuldan çıkmış gibi evlerine dönmüşler.
Benim dediklerimden kıllanan Ahmet Amca bizimkinin ağzını aramaya başlamış. Arada çelişkili ifadeler olunca ağzına arama kısmı iyice sorguya dönüşmüş.
Alp sen bugün servise bindin mi?
-Evet baba.
Alp sen bugün okula gittin de mi?
Evet baba şöyle şöyle.
Sen şimdi okuldan geliyorsun demi okulda ekstra-olağan üstü bir şey olmadı?
-Evet baba doğrudur şöyle böyle falan fişman...
Ard arda gelen sorular karşısında bunalan bizim oğlan net cevaplar verememiştir ve ortada bir şeyler döndüğünü anlamıştır. Birilerinin kendilerini dışarıda gördüğünü ve babasının bundan haberi olduğunu düşünüyordur artık. Ama iş işten geçmiştir, sonunda dayanamayarak dürüstçe Ahmet Amca'ya bildiklerinin de fazlasını(!) ayrıntılarıyla itiraf etmiştir ( Kızlarla gezme tozma vs.).
Bilmediği bu kız kısmı da öğrenen Ahmet Amca'nın asvalyaları iyice atmıştır. Şöyle ki:
Sen servise binmeyip okulu ektin ha...
Verdiğimiz paralarla okul diyerek kızlarla sürttün ha...
Haberi olmaz diyerek Babana yalan söylemek ha!!!
diyerek kemerini de çıkarmış ve ardından kıyamet kopmuş.
Ahmet Amca ard arda sağ sol kroşeler ve aparkatlar ile bizim Alp'i sürklase ederken hala söyleniyor ( Okulu ekmek ha, kızlarla eğlenmek ha, yalan söylemek ha ), arada kemerini de kullanarak hırsını iyice alıyormuş.
Baya uzun bir süre dayak yiyen Alp'i Ahmet Amca'nın elinden zor almışlar.
Alp ertesi gün okula geldiğinde eskisi gibi "yaşam dolu" bakmıyordu. Gözünün biri mosmordu. Vücudunda bazı bölgelerde eziklikler vardı
Abartmıyorum Alp'in gözünün rengini görseydiniz, Mor Çatı Kadın Sığınağı'ndaki Şiddete Uğramış Kadınlarınki bile yanında halt etmiş derdiniz.
Soranlara "Kapıya Çarptım" falan dedi ilkin, daha sonra bunu yemeyen bazı yakın arkadaşlarına gerçeği söylemek zorunda kaldı.
Çoğunun sonradan anladığı bu gerçeği Alp'i sınıfa girerken ilk gördüğümde ben çoktan anlamıştım zaten :) .
Ama aslında bu trajedik durum için baya bir üzüntü duydum ve vicdanen huzursuz oldum tabi. Ben de şok olmuştum aslında o kadarını ben de beklemiyordum. ( Bizim Alp'in böyle bir şey yapması çok sürprizdi, lakin Ahmet Amca'nın ki daha da bi sürpriz oldu )
Ama şimdi baktığımızda onları da beni de gülümseten unutulmayacak bir anı olarak kenarda duruyor.
Benim için değil ama onun için hayatı boyu anımsayacağı bir dayak olduğuna eminim.
Ha bu arada sonraki günlerde Alp ve onunla beraber okuldan kaçan tayfayla tüm olanları konuşarak olayı iyice netleştiriyorduk ki bu esnada bu ekip tarafından tatlı tatlı(!) hırpalanlanmışlığım vardır. Ama benim için unutulmayacaklar arasına girecek kadar etkili değildi :)))
-
hepsini okudum benimde aklima geldi bi tane
Lise1de yasadigim bi olay.
bizim sinif beden dersine giricekti tesadufende soyunma odasinin anahtari kaybolmus sinifta ustumuzu degistiriyoruz. bizim siniftakilerde takimlarin marslari olur ya onlari soyluyolar. siniftan cimbombom, fenerbahçe, beşiktaş sesleri yükselio. tüm sınıf bagırıyo en cok hangi taraftar bagiriyo diye. bende takim tutmayan adamim, ustumude degistirmisim ne duruyorum burda diyip ciktim siniftan.
bi baktim mudur yardimcisi gelio bana dogru, noluyo sinifta dedi. bagiriyolar hocam bilmiyorum dedim. bende iceriye girip susun diyemiyorum cunku hocayla baya yakiniz. geldi yanima direk sinifa girdi, sonra tahtaya cikartti kapinin onundekini, soyle lan kimler bagiriyodu dedi. cocukta soyleyemem ben hocam dedi. sonra hoca cocugu tokatlamaya basladi, bagiranlar tahtaya cikana kadar seni dovecem dedi. sonra tek tek cikmaya basladilar tahtaya. hoca bagiriyo hala, azınıza sıctım sizin, son kalan yarra yer diye koridoru inletio, delirmis gibi. bi ona yapistiriyo tokati, bi digerine. tekme falanda atmaya basladi ben direk kactim ordan. 5 dk sonra bi baktim hepsinin yuzu kizarmis aglicak gibiler :D acidim ama lan :/
yani sonucta ben dayak yemedim olayda saniyelerle yirttim :D -
ortaokulda hoca derste yko bende ortalıkta kimse yokken koridorlarda merdivende geziyorum.
gezerkeeeeeeeeeeeeen.
müdür ve bi kaç adam yanında beni gördüler aramıza 2metre var
--ne gezıosun olm ders dışında
şeyy hocam tuvalete gidecektim derken tekmeyi kıçıma yedim yavşak sanki karate biliyor nasılda vurdu öyle yerimden sektim çocuğum lan ben :D
tekmeyi yer yemez soluğu sınıfta aldım.
bi defa türkçeci 1 tokat attı Türk filmlerinde derdimn 1 tokatla yeremi düşülür lan diye inanmazdım
yere düşünce filmlere inanmaya başladım tabi
sonra adamla can ciğer kuzu sarması olduk ne iş:D
-
Ben ogretmenlerden ole ahim sahim dayak yemedim.( Tanidiklar saglamdi cevrede diye muhtemelen :) ).Ama yiyen gordum.
Yer avcilar gungortekiner ilk ogretim okulu 6-c sinifi ,1993 ..
Basrollerde: Yasin demir (yeni atanmis mat ogretmeni ve 2.haftasinda disiplin kurulu baskani)
Ahmet ve Ferhat (Ogrenci)
Yardimci oyuncular :Butun sinif
Tur :action,dram,korku,fantazi
Konu: Ahmet ve Ferhat ergenlige yeni girmis iki genctir.Ergenligin vermis oldugu coskuyu ve enerjiyi, daha yeni tanistiklari ama basarili olamadiklari 31 ile uzerinden atamayan geclerimizin, bir birlerinin kulaklarina kalem ve kagit sokmaya calismalariyla gelisen olay...
6-c sinifi diger siniflara gore daha cok it kopugun toplandigi bir sinifti ve birde bunun uzerine 60 yasindaki resim hocasinida sinif ogretmeni yapinca kimse birsey sallamaz olmustu..
Gunlerden birgun bir soylenti kulaktan kulaga duyulmaya basladi okula yeni bir matematikci gelmis ve herif psikopatmis..Neyse sira bizim derse geldi..Tabi almisiz duyumlari, diger siniflardada birkac les birakmis herkes put gibi sinifta..Adam solcu biyiklardan belli. Orta boyda ama cusseli bir eleman..
2 ders ust uste islenecek, dedi ders yapmiyacagim once bi tanisalim size kurallarimi anlatayim.Duyduguma gore sorulu bir sinifmissiniz..
1. ders tam bir sessizlik icinde gecti goz dagi veriyor..Diyor yerde bir cop gorsem hemen 2 sira arasindaki mesafeyi olcerim kime yakinsa girisirim.Diger hocalardan duyum alirsam girisirim falan filan anlatti birsuru sey..Zil caldi gitti bu herkes normal nefes almaya yeniden basladi..
2. ders basladi 10 dk gecti gecmedi..En arka sirada oturuyorum boydan dolayi yanimdaki sirada Ahmetle Ferhat. Ferhat kisa bir arkadas olmasina ragmen arkada oturuyor Ahmetle. Cunku mahalleden arkadaslar..Baktim kikirdiyor bunlar,birbirleinin kulagina kagit,kalem falan sokmaya calisiyorlar hoca bakmadigi zamanlar.
Tabi olan oldu hoca yakaladi bunlari yanina cagirdi ne yapiyorsunuz si orda dedi.Ferhat yilisik yilisik ya hocam kulagimla oynuyor bu dedi..
Oylemiiiii dedi ve Ferhatin iki kulagina yapisti ben ne anlatiyorum lan dedi 1 saattir.Sonra kulagini buke buke bunun kafayi tahtaya pat diye bi koydu sonrada kafasindan kavrayip bi hamlede ferhati havaya kaldirdi.Butun sinif sok tabi..Bunu havaya dogru atip yere inmeden gelisine iki eliylle suratina bi koydu
Ferhat beyin amciklamasi gecirmis bisekilde yere dustu..Kaldirdi bunu cik dedi ogretmen sandalyesinin ustune atla camdan dedi yoksaben seni aticam :D:D:D (1.kattayiz) Ferhat korkudan aglamakli hocammmm.Hoca diyor lan ciksana diye.Tabi Ferhatin bu aglamakli hali bizim Ahmete komik gelince higgg diye ses cikarti ve hocanin Ferhatta olan ilgisini kendi uzerine cekti..Hoca buna dogru kosmaya baslayinca buda refleksen kacmaya calisti ama nereye kaciyon..Buna bir tekme koydu yemin ediyorum Ahmet enaz 1.5 metre ileriye dogru ayaklari yere degmeden firladi..Sonra buna 3 tane tokat atti 3.su kulagina denk gelince ahmetin goz leri saglam krose yemis boksorler gibi kaydi resmen :). 2 sendeledi siraya tutundu.Hoca tirsti galiba durdu daha vurmadi buna..O sene bitene kadar Yasin hocanin dersinde bir allahin kulu bir cit cikarsin millet korkusundan,silgi,kalem uc bile isteyemiyordu birbirinden ses cikar diye..
