Akp İktidarı İle Kazandıklarımız Ve Kaybettiklerimiz
-
Amerika gibi bir ülkenin bile bu aralar ekomosi sarsılıyor. Küresel bir sorun bu ekonomik problem. İMF'de bile para kalmadı amk Türkiye'den ne bekliyorsunuz da problem var diyonuz (: Petrol doğalgaz gibi enerji kaynakları her ülkede artıyor Zamlar bizim hükümetin fantazisi değil...
-
mndlna bunu yazdı:
-----------------------------yascakucuk bunu yazdı:
-----------------------------mndlna bunu yazdı:
-----------------------------yascakucuk bunu yazdı:
-----------------------------mndlna bunu yazdı:
-----------------------------gecen gun bı konu actım, ak partıyle kazandıklarımız hakkında...okunamadan sılındı, kufredenlerın hakaret edenlerın anasına bacısına sovenlerın yazıları hala duruyo...
ben burda neler kazandıgımızı anlatsam ne olur anlatmasam ne olur...
-----------------------------sizler bu demokratik ortamdan faydalanıp yapmak istediklerinizi demokrasi adı altında yapmaya açılışırken
sen bi bayan olarak eğer istedikleriniz yapılırsa sokağa dahi çıkıp yürümekte zorlanacağını
insan yerine konuşmayacağını biliyomusun??
-----------------------------ya kım ınsan yerıne konulmuyo allah askına...ne kadar sacma...ıstedıgımız ne serıat mı? serıatsa bıle ıslam dını kadınları ıkıncı plana mı ıtıyo, sen buna ınanıyo musun gercekten....peygamber efendımızın veda hutbesını oku ıstersen bı, hadı kuran mealını okumak zor gelıyosa...orda gorursun aslında kadının ne kadar degerlı oldugunu...bırakın artık kadınların ustunden sıyaset yapmayı yaa...sızın korumanız altına gırecek kadar acız degılız emın ol...
-----------------------------hiç bi zaman din hakkında tartışmaya girmedim çünkü o kadar büyük bi konuki kendimi insanlırın %95 i kadar fetva verecek düzeyde görmedim
bende müslümanım dinsiz değilim Qin'e de yazdığım gibi şeriatla yönetilen ülkelere bakmalısın
senin dediğin ıraktada demokrasi vardı saddam döneminde o şekilde yönetilelim demekle aynı farkındamısın??
-----------------------------bak kardesım, ben ve benım gıbı dusunen ınsanların demokrasıyle ya da cumhurıyette bı alıp veremedıgı yok, bız bu yonetım seklı ıcınde yasamaktan elestırdıgımız seyler olsa da yasamaktan gayet mutlluyuz...
allahın gonderdıgı kıtabı anlasalardı o serıatla yonetılen ulkeler gercekten anlasalardı, kadınlarını bas tacı etmek zorunda olduklarını gorurlerdı...onların cehaletlerı ıslama yuklenemez...dogru bılıp anlamadan uygulanan seyler ıslamın dııl onu yasamaya calısan ınsanların cahıllıgıdır...
dıosunuz kı tayyıp erdoganın amacı serıatı getırmek, serıat da kadınları adam yerıne koymaz...emıne erdogana bakın, her yerde kocasının yanında...tayyıp erdoganın dusunce tarzı senın dusundugun gıbı olsaydı eger esını sokaga cıkarmaz, her yerde yanında buyuk bı gururla tasımaz, esınızı sevıyo musunuz sorusuna da ona sevgım mutlaktır gıbı, karısını yuceltıcı ve degerını bellı edıcı sozler soylemezdı...
o yuzden gerceklerı olcup bıcıp ona gore yprum yapın...
-----------------------------şeriat düzeni kadınları adam yerine koymaz bizde o yüzden istemiyoruz gibi bi izlenim vermişsin yazında
biz Atatürk ilke ve inklaplarının şu anda sahip olduğumuz değerlerin Cumhuriyetimizin Demokrasimizin Atatürk'ümüzün
yaşamasını istediğimiz için karşı çıkıyoruz yoksa şeriat iyi kötü iyi olsaydı olabilirdi die bişi demiyoruz
biz bu ülke sonsuza kadar Atatürk ilke ve inklapları örnek alınarak bilime önem verilerek yönetilsin istiyoruz anladın şimdi ??
-
O bu değil.
Ben şunu çok merak ediyorum.
Acaba Türkiye de,
AKP ile iş yapıp onların sırtından para kazanmayan,
Ama ticaret ile uğraşan,
Aynı zamanda AKP den memnun Yatırımcı var mıdır ?
Küçük esnaflar hariç.
Bundan 5 sene önce, ticarette vade
30 gün idi. Sadece bazı medikal ürünlerde 60 a çıkıyordu.
Şimdi ise devlet ihaleleri 120 gün vade ile çıkıyor,
Ve 200 günde ödeniyor.
Yaşasın AKP !
-
yascakucuk bunu yazdı:
-----------------------------
-----------------------------şeriat düzeni kadınları adam yerine koymaz bizde o yüzden istemiyoruz gibi bi izlenim vermişsin yazında
biz Atatürk ilke ve inklaplarının şu anda sahip olduğumuz değerlerin Cumhuriyetimizin Demokrasimizin Atatürk'ümüzün
yaşamasını istediğimiz için karşı çıkıyoruz yoksa şeriat iyi kötü iyi olsaydı olabilirdi die bişi demiyoruz
biz bu ülke sonsuza kadar Atatürk ilke ve inklapları örnek alınarak bilime önem verilerek yönetilsin istiyoruz anladın şimdi ??
-----------------------------
zaten su anda bılıme o kadar onem verılıyo kı emın ol, bılıın yuvası olması gereken odtu sıyaset yapıo, rektorler bılım uretmek yerıne bos laf uretıo...osmanlıya bak ıstersen, bılımın merkezı oldugunu butun dunya kabul edıyo...
yanlıs anlasılmak ıstemem benım mevcut duzenle bı problemım yok, kımseyle de ataturk sevgımı ve saygımı tartısacak dıılım benım ıcın bu konu onunla bununla tartısılacak kadar basıt bı konu degıldır...
eger ıslamıyetın ılk emrı oku'ysa ve peygamberımız ılım cınde bıle olsa gıdın alın dıosa...senın soledıklerın bahanelerın dısında baska bısey olmuyo emın ol...
ha acıkca dıemıosanız, kardesım bız namaz kılan oruc tutan ınsanları ıktıdarda gormek ıstemıoruz, elınde sarap kadehı olmayan basbakan mı olur gıbı dusuncelerınız varsa bu da sızın problemınız halk ak partıyı desteklıyo
-
mndlna bunu yazdı:
-----------------------------yascakucuk bunu yazdı:
-----------------------------
-----------------------------şeriat düzeni kadınları adam yerine koymaz bizde o yüzden istemiyoruz gibi bi izlenim vermişsin yazında
biz Atatürk ilke ve inklaplarının şu anda sahip olduğumuz değerlerin Cumhuriyetimizin Demokrasimizin Atatürk'ümüzün
yaşamasını istediğimiz için karşı çıkıyoruz yoksa şeriat iyi kötü iyi olsaydı olabilirdi die bişi demiyoruz
biz bu ülke sonsuza kadar Atatürk ilke ve inklapları örnek alınarak bilime önem verilerek yönetilsin istiyoruz anladın şimdi ??
-----------------------------
zaten su anda bılıme o kadar onem verılıyo kı emın ol, bılıın yuvası olması gereken odtu sıyaset yapıo, rektorler bılım uretmek yerıne bos laf uretıo...osmanlıya bak ıstersen, bılımın merkezı oldugunu butun dunya kabul edıyo...
yanlıs anlasılmak ıstemem benım mevcut duzenle bı problemım yok, kımseyle de ataturk sevgımı ve saygımı tartısacak dıılım benım ıcın bu konu onunla bununla tartısılacak kadar basıt bı konu degıldır...
eger ıslamıyetın ılk emrı oku'ysa ve peygamberımız ılım cınde bıle olsa gıdın alın dıosa...senın soledıklerın bahanelerın dısında baska bısey olmuyo emın ol...
ha acıkca dıemıosanız, kardesım bız namaz kılan oruc tutan ınsanları ıktıdarda gormek ıstemıoruz, elınde sarap kadehı olmayan basbakan mı olur gıbı dusuncelerınız varsa bu da sızın problemınız halk ak partıyı desteklıyo
-----------------------------bak sende açıkça demişsin koyu yazıdğım yerde ŞU ANDA hiç bişi üretilmio aceba neden diye sormak gerekli sanırım burda
seninle osmanlıyı tartışmıyacam çünkü cumhuriyet şeriat tartışması yapmıyoruz konuyu saptırma
ve biz dini kötülermiyoruz arkadaşım anlayamadığınınız bu bizde müslümanız bi bu yönetimden AB ve ABD yalakalığından nefret ediyoruz ve bu öyle bi lanse ediliyorki sizin tarafınızdan biz müslüman değiliz siz müslümansınız bu yüzden akpyi istemiyoruz gibi bizim yaptığımız deiştirilmek olana karşı çıkmak ve milli değerlerimiz olan Atatürk'ü ve ilke ve inklaplarını korumak
-
1993–2002 yılları arasında ortalama yüzde 2,6 oranında büyüme gösteren Türkiye ekonomisi, AK PARTi iktidarında yüzde 7,3 oranında büyüme başarısı gösterdi. Türkiye ekonomisi, ilk kez Aralıksız 20 dönem büyüme başarısını elde etti. 2005 yılında Türkiye, Avrupa’nın en büyük 6. ekonomisi konumuna yükseldi.
Kişi başına düşen milli gelir AK PARTi iktidarında ikiye katlandıve 2 bin 598 dolardan, 5 bin 477 dolara yükseldi.
Özel sektörün büyümeye katkısı 1993–2002 yılları arasında sadece yüzde 2,3 iken, AK PARTi iktidarında bu oran yüzde 4,4’e yükseldi. Böylece Türkiye özel sektör odaklı ve sağlıklı bir büyüme sürecine girdi.
Türkiye’de uzun yıllar boyunca yüksek ve belirsiz seyreden enflasyon, AK PARTi iktidarı döneminde dizginlendi. Enflasyon, 34 yıl aradan sonra ilk kez 2005 sonunda tek haneli oranlara çekildi ve 2006 yılında da tek haneli oran korundu.
Enflasyonla mücadelede elde edilen başarının bir sonucu olarak Türk Lirası’ndan 6 sıfır atıldı. Uzun yıllardır tartışılan,ancak hiçbir hükümetin başaramadığı bu operasyon AK PARTi iktidarında gerçekleşti.
Enflasyonun ardından toplumun en yakıcı sorunu olan işsizlik 4 yıllık dönemde çözüm yoluna girdi. 2002 yılında yüzde 10,3 olan işsizlik oranı, 2006 yıl sonunda 9,9’a kadar geriledi.
Özelleştirmenin başladığı tarihten 2002 yılına kadar gerçekleştirilen özelleştirme uygulamalarının toplamı 8 milyar doları buldu. AK PARTi iktidarında ise, 18 milyar dolarlık özelleştirme işlemi tamamlanmış durumda.
AB Tanımlı Merkezi Yönetim kamu borç stokunun milli gelire oranı, 2002 yılında yüzde 93,9 oranında iken, 2006 sonunda yüzde 60,7 seviyesine geriledi.Böylece Türkiye Maastricht kriterini yakaladı.
Türkiye’nin toplam kamu kesimi net borç stoku, 2005 ve 2006 yıllarında dolar ve YTL olarak tarihinde ilk kez bir önceki yıla göre azaldı.
Uluslararası Para Fonu’na (IMF) olan borçlarımız,
2002’deki 23,5 milyar dolar seviyesinden, 8,7 milyar dolar seviyesine kadar indi.
2002 yılında mevduat bankalarının kullandırdığı kredi miktarı 32,2 milyar YTL iken, bugün itibariyle kullandırılan kredi miktarı 180 milyar YTL’ ye yükseldi.Merkez Bankası rezervleri, 2002 yılındaki 26 milyar dolar seviyesinden, 65.8 milyar dolar seviyesine çıktı.
Çalışanlarımızın zorunlu tasarruf hesabında biriken hakları, ana para ve nema olmak üzere 13,5 milyar YTL olarak kendilerine ödendi.Konut Edindirme Yardımı kesintilerini ödeme süreci de AK PARTi iktidarında başladı.
İmar Bankası’ndan dolayı devletin vatandaşa olan 9 milyar YTL’lik borcu AK PARTi iktidarında ödendi.
1954 yılından 2003 yılına kadar uluslararası doğrudan yatırımlar yıllık 1 milyar dolar seviyesini aşmazken, 2006 yılında 20,2 milyar dolar seviyesine ulaştı.
2002 yılında 1 milyon 88 binolan buzdolabı satışı, 2006 yılında 2 milyon 110 bine yükseldi.
Esnafa sağlanan krediler AK PARTi iktidarında 15 kattan fazla arttı. Esnafa kullandırılan kredi miktarı 153 milyon YTL’den 2 milyar 362 milyon YTL’ye yükseldi.
2002 yılında yalnızca 63 bin 520 esnaf kredi kullanıyordu, bugün sayı 257 bin 30’a ulaştı.Halk bankasının esnafa kullandırdığı kredilerin faizi yüzde 47'den yüzde 13'e düşürüldü.
Halk Bankası, AK PARTi iktidarında hazineye yük olmaktan çıkarak destek sağlayan bir kurum haline dönüştü. 2006 yılında bankanın Hazine’ye aktardığı miktar 1 milyar 187 milyon YTL’ ye ulaştı.
Yıllarca zarar eden ve hazineye yük olan Ziraat Bankası, 2006 yılında 2,1 milyar YTL kar etti ve Türkiye’nin en karlı kuruluşu oldu. Banka, 2006 yılında devlet hazinesine 2,4 milyar YTL kaynak aktardı. Ziraat Bankası, 2005 yılında Avrupa’nın 1. Dünyanın 9. en karlı bankası haline geldi.
2002 yılında 1,4 milyar YTL kredi kullandırılmıştı. Bu rakam, 2006 yılında
14,1 milyar YTL’ ye ulaştı. Yani tam 9 kat artış sağlandı.2002 yılında 228 milyon YTL tarımsal kredi kullandıran banka, bugün 4,2 milyar YTL tarımsal kredi kullandırıyor.
2002 yılında yüzde 59 olan tarımsal kredi faiz oranları, yüzde 13 ve yüzde 7 seviyesine çekildi.
Türkiye’nin gayri safi milli hasılası, AK PARTi iktidarında yüzde 120 oranında artış göstererek 181 milyar dolardan 400 milyar dolara çıktı
Faiz oranı, yüzde 62,7 düzeyinden yüzde 18,1 düzeyine kadar indi.
-
Geçen bi konudan kopyalamıştım şimdi yapıştırayim.
<!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} --> Herşey Türkiye için — - –> İMF’siz başaramayız
Avrupa Birligi üyesi olacağız–> İslam Birliği kutuğlaşmadır.
Baş Örtüsü Namus Borcumuz–> Baş örtüsü zulmü devam ediyor
Bizim kırmızı çizgilerimiz var —> Kerkük ve Kıbrıs’ta Çizgiler
kalmadı
Eğitimde Eşitlik–> Meslek lisesi ve İmam Hatp katsayı Adaletsizli
devam ediyor
İç Dış Borç217milyar Dolardan–> 131 Dolar artarak 348milyar Dolar
oldu
İşsızlik azalacak —> %6 dan %12 ye Çıktı
Besicilik Artacak —-> Domuz Eti Serbest Çiftliklerine kredi veriliyor
Yolsuzluk ve vurgunlara son—> Yolsuzlukların adresi oldular
Vergiler Azalacak—> Vergilerin adları sayılmaz oldu
Irak a Özgürlük Gelecek—–> Kan gözyaşı ve zulme ortak oldular
Dünyada Barış Olacak —–> Büyük Ortadoğu eş başkanı oldu
İmam Hatipler açılacak—–> Havra- sinegog- klise açılıyor
Tarihi Camilere Sahip çıkılacak —> Camiler müze oluyor
Esnaf Büyüyecek—-> protostolu senet artıyor siftahsız kepenk
kapatılıyo
Gençlere iş Bulacağız—> Gençler Madde magımlılığına ahlaki ve
manevi çöküntüye sürükleniyor
Doğal kaynaklarımıza sahip çıkacağız—> Petrol yasayla Yabancılara
Peşkeş Çekiliyor
Lider Ülke Olacağız—–> Bizim medeniyetimiz batı medeniyetine yenik
düşmüştür
Çiftçi Kalkınacak—-> IMFEmri ile Tütün-Pancar- Mısıra kota
getiriliyor
Meydanlarda Halka Söz verdiler—-> Rantiyecinin Dış Güçlerin
sözünü tutuyorlar
AKP iktidarı beşinci yılını doldurmak üzeredir. Beş yıl içinde
AKP’nin yaptıkları ilkleri sıralamadan önce, bazı hususları
milletimize aktarmakta fayda görmekteyiz. Sayın Ertan YÜLEK’in
10.2.2007 tarihli ekonomi raporunda da belirttiği gibi, AKP’nin ekonomi
karnesi son derece zayıftır. Şöyle ki;
AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılında hazinenin iç borç stoku 150
katrilyon, yani o zamanın dolar kuru ile 92 milyar dolar iken, bu borç
2006 yılı sonu itibariyle 180 milyar dolara ulaşmıştır. Dış borç
ise, AKP’nin iktidar olduğu dönem başında (2002) 171 milyar dolar
iken, bu borç da 2006 yılı sonu itibariyle 302 milyar dolara
yükselmiştir.
302 milyar dolar dış borcun 84 milyar doları devletin dış borcu, 114
milyar doları özel sektörün dış borcu, 80 milyar doları sıcak para
girdisinden, 24 milyar doları ise yabancıların mevduatından
oluşmaktadır. Yani, AKP iktidarı döneminde, dış borç % 77 artarak,
131 milyar dolar artmıştır.
Böylece, AKP döneminde iç ve dış borç toplamı 263 milyar dolardan,
482 milyar dolara yükselmiştir. 180+302=482 milyar dolar. Ekonomideki bu
feci gidişata rağmen, AKP hükümetinin hâlâ ekonominin uçuruma
gidişini örtbas etme gayretlerine doğrusu şaşmamak mümkün değildir.
AKP’nin ekonomi karnesinin bu perişanlığına ilaveten dönemlerinde
icra edilen İLKleri sıralayacak olursak:
1- İlk defa bir başbakan zam isteyen memur sendikalarına “IMF’yi
ikna edin” dedi.
2- İlk defa bir bakan “tezkere geçmezse memura maaş ödeyemeyiz”
dedi.
3- İlk defa ekonomi büyürken, istihdam yerinde saydı, keza ilk defa
cari açık verilirken döviz kuru sürekli düştü.
4- İlk kez cari açığın üstünde borçlanma yapıldı.
5- İlk kez Yunan Kilise Bankası Türkiye’de banka aldı.
6- İlk defa domuz kesimlik hayvanlar sınıfına alındı ve teşvik
kredisi verildi.
7- İlk defa kamunun kamuya olan borcu piyasadan borçlanılarak ödendi.
İlk defa düşük faizli dış borç yüksek faizli iç borç ile ödendi.
8- İlk defa döviz sürekli düşerken, döviz cinsi borçlar TL cinsi
borca çevrildi.
9- İlk kez İsrail’li işadamına gizli bir şekilde 800 milyon dolar
kaynak aktarıldı.
10- İlk defa bir başbakan işsizliğin dünya gerçeği olduğunu
söyledi.
11- İlk defa yabancı rantiyecilere vergi muafiyeti tanındı.
12- İlk defa bir kanun daha uygulanmadan değiştirildi. 5018 sayılı
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Türk Ceza Kanunu daha
yürürlüğe girmeden değiştirildiler.
13- İlk defa bir kanun bir haftada iki kere değiştirildi. 5018 sayılı
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu bir haftada iki kere değiştirildi.
14- İlk defa Petrol Kanunu ile yabancılara 50 yıllık imtiyaz verildi.
15- İlk defa zina suç olmaktan çıkarıldı. İlk defa kapkaç diye bir
sektör ortaya çıktı.
16- İlk defa bir başbakan çiftçilere “gözünüzü toprak doyursun”
dedi.
17- İlk defa bir başbakan Müslüman topraklarını işgal eden Hristiyan
ABD askerlerinin sağ salim ülkelerine dönmeleri için dua ettiğini
açıkladı.
18- İlk defa borç gayrısafi milli hasılayı aştı. İlk defa
şirketlerin yatırım istisnası kaldırıldı.
19- İlk defa bir başbakan “bir dönem dini kullandık” dedi.
20- İlk defa dar gelirlilerin alım gücü bu kadar düştü.
21- İlk defa bir başbakan yapılan bir ihaleden önce uçak istedi, sonra
mercedese razı oldu.
22- İlk defa enflasyon % 10 artarken, pancar fiyatları 99 kuruştan, 88
kuruşa indi.
23- İlk defa fındık üreticileri taban fiyat sebebiyle perişan oldu ve
en büyük mitingini yaptı.
24- İlk defa bir başbakan ve dışişleri bakanı, İslamiyet’i yok
etmeye yemin eden bir papanın heykeli önünde fotoğraf çektirdi ve AB
Anayasasını imzaladı.
25- İlk defa iletişim sektörünün tamamı yabancıların kontrolüne
geçti.
26- İlk defa bir başbakan Türkiye’yi pazarladığını açıkça
itiraf etti ve toprak satılıyorsa “alıp götürmüyorlar ya” dedi.
27- İlk defa bir başbakan “borç yiğidin kamçısıdır” demekle
borçlanmayı başarı olarak gösterdi.
28- İlk defa bir cami kiliseye çevrildi.
29- İlk defa kilise ve havralar imar planlarında yer aldı.
30- İlk defa bir başbakan Yahudi think tank kuruluşundan “üstün
cesaret ödülü” aldı.
31- İlk defa Türk askerlerinin başına ABD güçlerince çuval
geçirildi.
32- İlk defa TBMM tarafından tezkere reddedilmesine rağmen, Dışişleri
Bakanlığı genelgesi ile Amerikan savaş araç ve gereçleri Türkiye
üzerinden Irak’a aktarıldı.
33- İlk defa bir başbakan baş danışmanı Amerikalılara başbakan
için, “bu adamı kullanın, dini inancı size yardımcı olacaktır, onu
süpürge deliğinden aşağıya atmayın” dedi.
34- İlk defa bir Türkiye Başbakanı, 22 İslam ülkesinin
sınırlarını değiştirecek olan Büyük Ortadoğu Projesinin eş
başkanı oldu.
35- İlk defa bir başbakan açız diyen işçiye kızarak, “ananı al da
git” dedi. -
hocalaar ben yine kavga edecem kendimi tutuyorum =)
alın size icraatlar.
http://www.akicraatlar.com/turkce/
kavga ederken çok hıyar insanlar var laftan anlamıyorlar saçmalıyorlar, o yüzden münakaşşa ya bile girmek haram burada.
adam gibi bilen birisi akp nin dezavantajlarınıda söylerse sevinirim
yalnız bankaları sattı matta o iyi birşey ki anlayana o bankanın esski haline birde şimdiki halina bakın zaten iyimi kötümü anlarsınız .
-
hayvan bak arşivde ne buldum
100 AKP GERÇEĞİ
İnançlı Kesimi Derinden Yaralayan Sözler ve İcraatlar
Not: Buradaki tüm maddeler, doğruluğu araştırılarak hazırlanmış, bu konuda hassas olunmaya çalışılmıştır.
İftiracı konuma düşmekten Allah’a sığınırız.
1. Başbakan Erdoğan bir Amerikan gazetesine yazdığı makalede Irak’a savaşmaya giden ABD’li askerlere dua etti:
“Irak’ta savaşan ABD’li kahraman bay ve bayan askerlere, en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en kısa zamanda dönmeleri arzusuyla dua ediyoruz.”
“We further hope and pray that the brave young men and women return home with the lowest possible casualties, and the suffering in Iraq ends as soon as possible.”
By Recep Tayyip Erdogan
The Wall Street Journal
March 31st, 2003
2. Dışişleri Bakanı Gül “Dünya barışı için, barışı korumak için, son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir.”dedi. (http://www.milliyet.com/2006/05/16/siyaset/siy03.html)
3. Yirmibeş İslam ülkesinin sınırlarını değiştirip hepsini Irak gibi yapma projesi olan ABD kaynaklı BOP’la ilgili Sayın Gül’ün görüşü: “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Türkiye’nin dış politika ilkelerine uygun. ABD ile hareket ediyoruz. Amacımız İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek.” (http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=181295)
Not: Vatandaşlarımızın % 72’si BOP’u tehlikeli görüyor.(25.07.2004 – Yeni Şafak)
4. Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın diyor ki:
“Ben Avrupa’ya gittiğimde kiliseye çok giderim, büyük zevk duyuyorum.”
(II. Din Şurası Tebliğ ve Müzakereleri cilt:2 sayfa:375)
5. Diyanetten sorumlu Devlet Bakanı yapılan Sayın Mehmet Aydın, İslam dinini Müslüman olmayanlara tebliğ etmeye ‘en DİNSİZCE hakarettir’ dedi:
“Bazı müslüman kardeşlerimiz diyor ki yahu bir fırsat düştü, müslümanlığı anlatalım hıristiyanlara; Allah belki hidayetini gösterir. (Diyalog çalışmalarında)… işin ucunda bilmem adam kazanmak, üye kazanmak varsa, açıkçası bu bir din mensubuna yapılacak en DİNSİZCE bir hakarettir.” (II. Din Şurası Tebliğ ve Müzakereleri cilt:2 sayfa:322)
6. ABD Savunma Bakan yardımcısı Paul Wolfowitz: “Biz Irak’a müdahale konusunda tereddüt ediyorduk, Tayyip Erdoğan bize cesaret vermiştir.” (Irak işgalinden üç ay önceki Türkiye ziyareti esnasında yaptığı açıklamadan.)
7. Erdoğan, AJC örgütünden bugüne kadar “cesaret ödülü” alan 10 kişi içinde Yahudi olmayan tek kişi.
Tayyip Erdoğan’a “cesaret ödülü” veren “American Jewish Congress” (AJC) adlı kuruluş, WJC’ye bağlı.
Theodore Herzl tarafından Dünya Musevilerini bir “ulusal yurda” kavuşturma amacıyla 19. yüzyıl sonunda kurulan “World Jewish Congress” (WJC) İsrail devletini kurmakla amacını gerçekleştirmiş bir Yahudi teşkilatıdır.
Daha önce AJC tarafından 10 kadar kişi ödüle lâyık görülmüştü; bunlar arasında İsrailli veya Musevi olmayan tek kişi Tayyip Erdoğan. Listede İsrail'in önemli bütün başbakanları var. Türkiye başbakanına bu ödülün verilmesi de, verildiği mekân da anlamlı: HSBC bankasının New York merkezi... (http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2004/SUBAT/05/tkivanc.html)
8. Bush, Erdoğan’a “Sen ne harika bir adamsın” dedi. (You are a great man) Kasım 2004
9. Çeçenler Rusların dilinde terörist. Erdoğan 3 Kasım seçimi sonrası AKP genel başkanı olarak 170 kişilik heyetle ziyaret ettiği Rusya’da teröre karşı işbirliğinden söz etti.
10. Erdoğan genel başkan sıfatıyla gittiği Çin’de de şöyle dedi:
“Tek Çin anlayışını destekliyoruz. Çin'in toprak bütünlüğü konusunda Türkiye'nin herhangi bir tereddüdü yok, saygısı vardır. Terörün dini, milleti, ırkı olamaz.”
(Çin, işgal ettiği Doğu Türkistan’ı kendi toprağı sayıyor. Özgürlük mücadelesi veren 30 milyon Uygur Türkü kardeşimize de terörist diyor. Tayyip Bey’in sözü bu manada nasıl değerlendirilecek?)
(Tayyip Erdoğan, diline pelesenk olduğu üzere, Pekin'de de “Han, Mançur, Moğol, Doğu Türkistanlı, Tibetlisi ile Çin bir büyük mozaiktir. Bu da büyük zenginliktir” demeliydi (!) alıntı)
11. Yurtdışı turları ve ilginç temasların ardından Erdoğan, milletvekili oldu. Aradan dört buçuk yıl geçmesine rağmen AKP “Acil Eylem Planı”nı bile tatbik edemedi.
12. Kuzey Irak’ta askerlerimizin başına çuval geçirildi. Buna ciddi hiçbir tepki gösterilemedi.
13.Üstelik ağır ve ciddi çuval olayı sonrası “ABD’ye nota verecek misiniz?” sorusuna başbakan şöyle veciz(!) bir cevap verdi: “Bu müzik notası değil. Öyle aklınıza her estiğinde verilmez. Ağırlığı ve ciddiyeti vardır.” (http://www.hurriyet.com.tr/agora/article.asp?sid=1&aid=2257)
14. Erdoğan’dan enteresan bir açıklama: “Amerika’nın düşündüğü Büyük Ortadoğu Projesi var ya, Genişletilmiş Ortadoğu Projesi; Diyarbakır işte bu proje içinde bir yıldız, bir merkez olabilir. Bunu başarmamız lazım.”
(15 Şubat 2004, Kanal D, Teke Tek Programı) 18.02.2004. Hürriyet Gazetesi, sayfa: 20.
15. Sözde Ermeni Soykırımı meselesinde Dışişleri bakanlığı, yetersiz kaldı. Üstelik Sözde Ermeni soykırım yasasını kabul eden ülkelere yenileri eklendi: İsviçre (2003), Slovakya (2004), Hollanda (2004), Polonya (2005), Litvanya (2005), Arjantin (2006)…
16. 1 Mart Tezkeresi reddedilmesine rağmen, bir genelgeyle, ABD’nin savaş araç-gereçleri Türkiye üzerinden nakledildi.
17. İsrail’in talebiyle ve onun güvenliği için, kamuoyuna rağmen Lübnan’a asker gönderildi.
18. Başbakan Erdoğan, İspanya Başbakanıyla beraber Medeniyetlerarası İttifak(!?) eşbaşkanı oldu.
(Medeniyetler arası ittifak, Dinlerarası diyaloğun diğer bir ismidir.Gösterilen tepkiden dolayı, medeniyetler arası ittifak ifadesi kullanılıyor.)
19. Başbakan Erdoğan, BOP’un da (Büyük Ortadoğu Projesi) eşbaşkanı oldu. İkinci başkan, Bush.
20. Erdoğan, Gül ve bakanların baskısına rağmen 1 Mart tezkeresine ‘hayır’ diyen milletvekilleri, 22 Temmuz seçiminde aday gösterilmediler.
21. Tezkereye ‘evet’ denmesini isteyen Erdoğan “Her zaman ‘hayır’da hayır yoktur. Rahat olun, gelişmeler kontrolümüzde" dedi.
22. Erdoğan, tezkere geçse de geçmese de ABD'nin harekatta kararlı olduğunu belirterek, Türkiye'nin 2003 yılı içinde 73 milyar dolar borç ödemesi olduğunu söyledi ve tezkerenin çıkmaması halinde Türkiye'nin ekonomik olarak çok sıkıntıya gireceğini ifade etti.
(Hatta Erdoğan’ın “Tezkereye hayır diyen, bana hayır demiş olur”… “Tezkere geçmezse memur maaşlarını ödeyemeyiz” dediği ifade edildi.)
23. Devlet Bakanı Ali Babacan, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, tezkerenin yararlarını sıraladı: “ABD ile her platformda stratejik ortaklığımız artarak gelişir.”
(Irak’a ve Iraklılara yapılanlar da mı?)
24. AKP önderleri tezkerenin geçmemesi durumunda olacakları da hatırlattılar:
“Tezkereyi reddetmemiz Müslüman ülkelerden destek bulsa da dünyada etkili bir güce sahip olan Yahudi lobisinin desteğini kaybederiz.”
25. Irak savaşında ABD’ye verilen destek, KREDİ pazarlığına dönüştü.
Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında Başbakanlık'a giden Dışişleri Müsteşarı, ABD Büyükelçisi Pearson'ın getirdiği ABD önerilerini hükümetin onayına sundu. (http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=66614)
• Türkiye'nin asgari “6 milyar dolar hibe”, “20 milyar doları bulan kredi” ve “ticaret desteğini” içeren seçenek üzerinde durduğu, bu seçeneğin hibe bölümünü artırmak üzere pazarlık ettiği öğrenildi.
• 92 milyar dolarlık bir kayıp faturası gündeme getiren Ankara, 2003'te 25, sonraki dört yılda 15-17 milyar dolar desteğe ihtiyaç duyulabileceğini belirtti. ABD, Türk ekonomisini ayakta tutma güvencesi verdi.
26. CIA’nin işkence uçakları hava sahamızı ve hava limanlarımızı kullandı. (www.aksiyon.com.tr)
27. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül açıkladı: “Irak savaşında ABD , İncirlik’i kullandı ve buradan 4 bin 990 sorti gerçekleştirdi.” (Vecdi Gönül’ün “Los Angeles World Affairs Council” adlı kuruluşun düzenlediği konferansta yaptığı “Avrasya’da değişen güvenlik ortamı ve Türkiye’nin stratejik önemi” konulu konuşmasından.) AA
28. Erdoğan ve Gül, 29 Ekim 2004 tarihinde AB Anayasası’nı imzaladılar. Nerede? “Bütün Türkler yok edilmeden Hristiyan dünyası rahat etmeyecek.” diyen Papa Cixtus’un (1585-1590) heykeli altında, manevi huzurunda…
29. AB müzakere haberi, Kızılay’da gündüz gözüne havai fişeklerle kutlandı.
30. Erdoğan “Küresel sorunlarla mücadelede dünyanın ABD’ye ihtiyacı olduğunu; Türkiye ile ABD’nin temel hedeflerinin örtüştüğünü” söyledi. (http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2005/HAZIRAN/11/p01.html)
31. AKP milletvekili Ömer Çelik, kadınları tecavüze uğrayan ve ülkesi işgal edilmiş Iraklı direnişçilere:
“Katiller sürüsü!” dedi. (21.08.2004 – Vakit)
32. Erdoğan’ın danışmanı Cüneyd Zapsu, Amerikalılara Tayip Erdoğan hakkında, “Bu adamı kullanın!” dedi.
İşte American Enterprise Institute adlı düşünce kuruluşundaki konuşmanın teyp kaydı:
This man is an honest man. And he has his own beliefs and he is true to his beliefs. Please try to... I'd say "exploit"(sömürmek,istismar etmek, kendi çıkarına kullanmak) is a bad word, but kullanmak or use... (Zapsu burada Türkçe kullanmak sözcüğünü telaffuz ediyor ve İngilizce nasıl denir anlamında dinleyicilere bakıyor ve bir Türk dinleyicinin hatırlatması üzerine sözlerine devam ediyor) take advantage of this man. Because this person has so much credibility, because of his own beliefs in the Muslim world and he believes in the Western style democracy. I think instead of pushing him down, putting him to the drain, use... Here and in Europe you should take advantage of that. This is my offer... (http://www.milliyet.com.tr/2006/04/12/siyaset/axsiy02.html)
33. En büyük ortaklarından biri Yunan Kilisesi olan National Bank af Greece(NBG), ülkemizden banka satın aldı. ( Fakat aynı Yunanistan, Ziraat Bankası’nın Atina’da şube açmasına izin veriyor mu?)
34. Başbakan Erdoğan; “etnik, coğrafi ve dini temele dayalı ekonomik birliktelikleri, küreselleşme sürecinin reddettiği bir durum olduğu için, doğru bulmadığını” söyledi.Etnik denilen: Orta Asya Türk Devletleri. Coğrafi denilen: Komşularımız. Dini denilen: İslam Ülkeleri… (AB ile ABD bize yeter denilmek mi isteniyor?)
35. 4928 No.lu ve 15.07.2003 tarihli Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da ‘cami’ kelimesi ‘ibadethane’ olarak değiştirilerek apartman kiliselerinin önündeki yasal engel kaldırıldı.
(25173 sayılı Resmi Gazete - Yayın tarihi:19 Temmuz 2003 Cumartesi)
36. Van Akdamar Kilisesi’nin onarımını Başbakan gizlice denetledi. ( Peki ama niçin gizli?..)
Erdoğan, Hakkari'den Van'a gelirken beklenmedik bir şekilde Van Gölü üzerindeki Akdamar Adası'na indi. Görevli bekçinin dışında hiçbir yetkilinin bulunmadığı adaya konan helikopterden inen Erdoğan ve beraberindeki bakanlar, Ermeni Kilisesindeki restorasyon çalışmalarını inceledi. Hakkari'den havalanan diğer 2 helikopter, Van Ferit Melen Havaalanı'na inerken protokol üyeleri bir süre Erdoğan'ın içinde bulunduğu diğer helikopteri bekledi.
(Yetkililer, Başbakan'ın Akdamar Adası ziyaretiyle ilgili ısrarlı soruları cevapsız bıraktı.) 21.11.2005
• Bu denetlemeden 16 ay sonra (Kur’an Kursu yıkımından 5 gün önce), onarılan kilisenin açılışı gerçekleştirildi.
3 yıl süren bu kilise tamiratının yaklaşık 3milyon YTL’ye (3 trilyon lira) mal olduğu belirtildi.
37. “Kur’an Kursu Yıkımı” ülke tarihinde bir ilk oldu.
Tarih: 3 Nisan 2007 ( Mevlid kandilinden 3 gün, Akdamar Kilisesi açılışından 5 gün sonra…)
Yer: Kasımpaşa ( Sayın Erdoğan’ın mahallesi…)
• Yüzlerce polisin hazır bulunduğu yıkımda cemaate biber gazı sıkıldı.
• Yıkımı Beyoğlu Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri yaptı.
• Büyük Piyale Kur’an Kursu, “yürütmeyi durdurma kararına rağmen” yıkıldı.
(30 günlük yürütmeyi durdurma kararı: İstanbul 5. İdare Mahkemesi. Esas No: 2007/647)
• Tüm ısrarlara rağmen yıkım için okullar kapanana kadar (2 ay) beklenmedi.
38. Kur’an Kursu Yıkımına şöyle gelindi:
• “Piyalepaşa Câminin etrafının açılması için Anıtlar Kurulu’nun kararıyla kursun kaldırılacağı” bildirildi.
• Dernek mensupları, aylar süren koşturmacayla ilgililerle görüştüler. “Bu kursta 1959’dan beri binlerce talebeye hizmet verildiğini, yıkımın yanlış olacağını, kendilerine proje ve imkân verilirse, kursu, câminin mîmârî yapısına uygun hale getireceklerini” söyledilerse de kabul ettiremediler.
39. Yıkımla ilgili tavırlar gittikçe sertleşti. Önce çözümden bahseden Bakan Mehmet Ali Şahin sonra tavrını değiştirdi. Zira parmaklar yukarıları işaret ediyordu. Şöyle ki:
• Dernek mensupları, vakıfların kendisine bağlı olduğu Bakan Mehmet Ali Şahin’le görüştüler. Bakan Bey, derhal İstanbul Vakıflar Bölge Müdürü’yle görüştü. Görüşme bittikten sonra da dernek mensuplarına, “Kur’an kursunun yıkımının yanlış olacağını” söyledi ve “Rahat olun” deyip uğurladı.
• Ancak Bakan Bey, daha sonra İstanbul’a bir geldiğinde, “Kur’an kursu binasının câmiyi kapattığını” söylüyordu.
40. Kur’an Kursunu yıkanlar, kursun kaçak olduğunu söyleyerek kamuoyunu yanılttılar. “Derneğe başka bir yer gösterdik kabul etmediler ” yalanını söylediler. İşte o yerler (!):
• Sinan Paşa Câmii’nin avlusundaki tamamlanmamış bina.
(Hem burası hakkında da yıkım kararı vardı; hem de yıkımdan sonra burayı da vermeyeceklerini söylüyorlardı)
• Kulaksız’daki Okçular Tekkesi ile Okçular Tekkesi’nin yanındaki top sahası.
(Bu iki yer daha önce Beyoğlu Belediyesi’ne verilmişti. Belediye “Buraya çivi bile çaktırmam” diyordu.)
• Sütlüce’deki Elif Tekkesi (Büyükşehir Belediyesi burayı da kesinlikle vermeyeceğini söylüyordu.)
41. Kur’an Kursunu yıkanlar KUL HAKKINA ne kadar dikkat ettiklerini göstermiş oldular.
Çünkü Kur’an kursunun bulunduğu vakıf arsası, dini ilimlerin okutulması için vakfedilmişti.
Vakfın dini hükmü şudur : Bir yer, ne şartla vakfedildiyse kıyamete kadar o iş için kullanılır.Vakfedenin istediği şart, Allah’ın emri gibidir… Bu vebalin altından kim kalkabilir?
Yıkılan Kur’an kursunun ne için yapıldığı hakkında tarihi kayıt: “Piyale Mehmed Paşa; cami, medrese, tekke, sıbyan mektebi, türbe, çarşı, hamam ve sebilden kurulu bir külliye yaptırmıştır.” (Beyoğlu Belediyesi Web Sitesinden)
42. İçişleri Bakanlığı’nın emri ile, Papa Jean Paul’ün ölümü dolayısıyla tüm yurtta bayraklar yarıya indirildi. İçişleri Bakanlığı, 8.4.2005 Cuma günü tüm resmi dairlerde gündoğumundan-günbatımına bayrakların yarıya indirilmesini istedi.
Emir örneği için: (http://www.istanbul.gov.tr/images/docs/emir.doc)
• Papa için Rusya’da bile bayraklar yarıya inmedi (!?) (Ortodokslar ya, o yüzden indirmemişlerdir…)
• Diyanet İşleri Başkanımız vefat etse hangi ülke bayrağını yarıya indirir?
• Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanı vefat etse AKP bayrakları yarıya indirtir mi?
• Laik bir ülkede müslümanlar aleyhine Papa için bu ayırım niçin yapılır?
• Milli sembolümüz olan bayrağımızın yalnızca bir dinin ruhani lideri için yarıya indirilmesi, o dini kayırma anlamı taşımıyor mu?
43. Yeni Papa 16. Benedict’in sevgili Peygamberimiz’i eleştiren sözlerine ciddi bir karşılık verilmedi.
• “Muhammed kılıçla din yaymaktan başka ne yapmıştır…” sözünün alıntı olduğunu söyleyen papaya, hiçbir yetkilimiz “SAYIN PAPA, ÖYLEYSE PEYGAMBERİMİZLE İLGİLİ SİZİN GÖRÜŞÜNÜZ NEDİR?” diyemedi.
44. Önce Papa’yla görüşmeyeceğini söyleyen Başbakanımız, aksine Papa’yı uçağın merdivenlerinde karşıladı.
45. Erdoğan, “Yahudi karşıtlığı utanç verici bir akıl hastalığının tezahürüdür, katliamla sonuçlanan bir sapkınlıktır” dedi. (http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2005/HAZIRAN/11/p01.html)
Sorulmaz mı: İslam karşıtı papayı düşmanca konuşmasının ardından uçak merdiveninde karşılamak nedir?
46. Orman Bakanı Osman Pepe’nin danışmanı Tacettin Ural, yazmış olduğu kitaba “Papa Bir Puttur” ismini verdiği için bizzat Bakan tarafından istifa ettirildi.
47. AKP iktidarı, Danimarka’da yayınlanan ÇİRKEF KARİKATÜRLERE gereken tepkiyi gösteremedi.
48. Eyüp Belediyesi’nin Pierre Loti Kahvesinin bulunduğu tepeye “Eyüp Sultan Tepesi” adı verilmesi teklifi, Büyükşehir Belediye Meclisi ve Kadir Topbaş tarafından reddedildi. (14.02.2007 – Zaman)
49. Kapalıçarşı’da, Başkan Topbaş’ın misafiri yabancı belediye başkanlarına ilahi eşliğinde içki ikram edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ev sahipliğini yaptığı 4. Dünya Belediye Başkanları Zirvesi’nde toplantıya iştirak eden belediye başkanlarına 14.04.2007’de Kapalı Çarşı’da yemek verdi.
Birlikte Yaşamak Konseri adı altında ‘Demedim mi demedim mi? Gönül sana söylemedim mi?’ ‘Allahu Allah’ ve ‘Aşkın Ateşinde Yanalım Dost Dost’ isimli ilahiler söylenirken içkiler de su gibi aktı.
İslam ülkelerinden gelen Suudi Arabistan’ın Uhud Belediye Başkanı, İran’ın Tebriz Belediye Başkanı, Sudan, Nijerya, Endonezya gibi ülkelerden gelen belediye başkanları yemeklerini tamamlamadan Kapalı Çarşı’dan ayrıldı.
50. Erdoğan 2002 seçimi öncesi Of’ta şöyle dedi: “Türkiye’de 30’a yakın etnik grup ve 4 hak dine mensup herkesi kucaklıyoruz”. (http://www.yenisafak.com/arsiv/2002/temmuz/12/p3.html)
Erdoğan birden fazla hak din ifadesini 3. Din Şûrâsı’nda da tekrarladı: “Bütün gerçek din ve inançlar, insanlığı hayra, iyiliğe, güzelliğe çağırmıştır.” (21/9/2007 Vakit)
(Halbuki Kur’an’a göre tek hak din İslamdır. Bütün peygamberler İslam peygamberidir.)
Kur’an’da Hz. İbrahim için “Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir MÜSLÜMANDI” deniyor. (Âli İmran, 67)
Yine Şûrâ Suresi 13. ayette İbrahim, Musa ve İsa peygamberlere gönderilenle peygamberimize gönderilen dinin aynı olduğu ifade edilmektedir. Birden fazla hak din olduğu söylense de: “Allah katında din İslam’dır” (Âli İmran, 19)
51. Antalya’da Dinler Bahçesi açıldı. (Aralık 2004)
52. Şanlıurfa’ya da “Dinler Parkı” açmaya kalktılar. Urfalıların Dinler Parkı’na tepki göstermesi üzerine proje “Halepli Bahçe” adıyla değiştirildi.
53. Müslümanları belirli mahfillere şikayet eden Tayyar Altıkulaç’ı milletvekili ve TBMM Milli Eğitim Komisyonu başkanı yaptılar. (Altıkulaç’ın şikayetlerinin yer aldığı belge: Kenan Evren ve Konsey üyelerine sunulan Diyanet İşleri Başkanlığı Brifingi 1981, sayfa:77-80.)
54. İslami cemaatlerden kopan ve onlarla mücadeleye girişen bazı kişiler seçimlerde liste başı yapıldı. Hemde seçmen desteği olmamasına rağmen ve kitleleri küstürmek pahasına.
Bunlardan bazıları, aday adayı dahi olmadıkları şehirlere kontenjandan yerleştirildi.
Bu adayları istemeyenler; telefon, faks, mektup yoluyla tepkilerini AKP genel merkezine iletti; ama nâfile…
55. Camilerden elektrik ve su parası alınmaya başlandı. ( Oysa kiliseler bu parayı ödemiyor. )
İlginç olan, önceki hükümetlerin çekindiği bu uygulamaya AKP’nin 2005 yılında başlaması.
Derneği olan camiler, şu anda faturalarını ödemeye çalışıyor. Peki kiliseler ibadethane değil mi, niçin ödemez?
56. Yüzlerce talebe yurduna mülkiyetine bakılmasızın el koymak için yasa teklif edildi. Vakıf, dernek, hatta şahsa ait binaları işgal anlamına gelen korkunç maddeyi, tepkiler üzerine tasarıdan çıkarmak zorunda kaldılar.
( Tasarı yasalaşsaydı bu YURTLARI boşaltmayan kişi ve dernekler, mülki idare tarafından 3 ay içinde tahliye edilecekti.) (www.basbakanlik.gov.tr/docs/kkgm/kanuntasarilari/101-1262.doc) “Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Madde 35
• Bu yasa teklifini cumhurbaşkanlığı ile ilgili MAĞDURİYET EDEBİYATI’na sebep olan süreçte verdiler.
(Birileri (!) AKP ile uğraşırken, “Bildiri mağduru(!) AKP”nin vazifesi dindar kesimle uğraşmak mı olmalıydı?)
57. AKP, gömleğini çıkardığı Milli Görüş’ü de terör listesine almıştı. ( Tabii ki yanlışlıkla!)
4 Nisan 2003 Cuma günü hükümet, "Türkiye-Almanya Arasında Terörizm, Örgütlü Suçlar ve Büyük Önemi Haiz Suçlarla Mücadelede İşbirliği Anlaşması"nı onaylanmak üzere Meclis'e sevk etti.
11 maddelik bu anlaşmada “Milli Görüş Teşkilatı” terörist örgütler arasında sayılıyordu.
Almanya Federal Cumhuriyeti (AFC) İçişleri Bakanı Dr. Otto Schily'nin 3-4 Mart 2003 tarihindeki Ankara ziyaretinde bu anlaşma karşılıklı imzalanmıştı. (Bir bakanımız, anlaşmayı okumadan imzaladığını söyledi.)Eh, gözden kaçmış…
58. Genelkurmay başkanı Özkök “İslam devleti de, İslam ülkesi de değiliz” dedi.
Başbakan yorumladı: “Kendi düşüncelerini söylemiş.” (Ama başbakanımız kendi görüşünü açıklayamadı.)
(Harp Akademileri Komutanlığı Yıllık Değerlendirme Konuşması, 20 Nisan 2005, Hilmi Özkök)
59. Erdoğan, yeni AKP genel merkezindeki motiflerin Yahudi sembollerine benzediğini kabul etti:
“Ankara Selçuklu medeniyetinin yansımaları olduğu bir ilimiz. Ayrıca Osmanlı'dan da mimari uslüba bağlı kaldık, bunun yanında cumhuriyet çizgilerini katarak bu hale getirdik. Selçuklu yıldızları, Yahudi yıldızlarını da çok andırıyor.”
(http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=248953)
60. AKP’li Belediye Başkanı Kadir Topbaş: “Ayasofya turizme açılmış, tekrar camiye çevirelim demek gereksiz bir polemik.” dedi. (29 Şubat 2004 – Pazar Postası)
61. Erdoğan, Rotaryen toplantısına katılan ilk başbakan oldu.
• Ali Babacan da masonik bir kuruluş olan Bilderberg toplantısına katıldı.
Vakit Gazetesi, 17.05.2003 (Yorum yok; çünkü orada neler konuştuğunu bilmiyoruz…)
62. ‘AKP, sulandırılmış İslam projesiyle geldi’ iddiasını haklı gösteren bir olay:
Başbakanın başdanışmanı Cüneyt Zapsu’nun eşi, kadın-erkek aynı safta namaz kıldı.
Beyza Zapsu “Cuma’yı ben kıldırayım. Türkiye’de bir ilk olsun.” dedi.
63. Türkiye’de ilk defa Siyonizm konferansı yapıldı. Theodor Herzl, Milli Kütüphane’de anıldı. (7.12.04 – Vakit)
64. AKP’li belediye başkanı Kadir Topbaş, Hür ve Kabul Edilmiş Büyük Masonlar Locası’nın toplantısına katıldı. (14.12.2004 – Vakit)
65. Hür ve Kabul Edilmiş Büyük Masonlar Locası’nın üstadı Asım Akin 22Temmuz’da AKP’yi destekleme emrini masonlara tebliğ etti. Bu, uluslararası bir talepti. İşte masonların gerekçeleri:
“Şayet AKP’nin önü kesilirse, sıcak para ülkeyi terk eder ve ekonomik kriz gündeme gelir.” (http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=6721)
66. AKP’li Bülent Arınç, Rotaryanlara “Siz veren elsiniz, öpülecek elsiniz” dedi. Rotary rozeti takan Arınç, plaketini 2430. bölge Guvernörü’nün elinden aldı. (18.052003 – Vakit)
67. Türkiye Ermenileri Patriği II. Mesrob, 22 Temmuz seçimlerinde AKP’yi destekleyeceklerini açıkladı. (http://www.yenisafak.com.tr/politika/?q=1&c=2&i=48782&Ermeni/Cemaati/se%C3%A7imlerde/Ak/Partiyi/destekleyecek)
68. AKP’li Beyoğlu Belediyesi tarafından hazırlanan “Kültürleri Buluşturan Kent 22” adlı kitapta, alkollü içki teşvik ediliyor. (18.02.2004 - Vakit)
69. Umuma açık içkili yerlerin okullara uzaklığı 200 metreden 100 metreye indirildi. Turizmi teşvik kapsamında olan yerlerde ise mesafe şartı aranmayacak. (4.4.2004 – Türkiye)
70. AKP’den bir ilk: Gay ve Lezbiyen Filmleri Festivali’ne onay verildi. (27.09.2004 –Vakit)
“Outistanbul 1. Uluslararası İstanbul Gay ve Lezbiyen Filmleri Festivali”
71. Aile Sağlığı adı altında bazı okullarda “eşcinsellik” dersi verildi. Tepki gelince uygulama durduruldu. (16.03.2007 – Zaman)
72. Türkiye’nin ilk eşcinsel oteli açıldı. (31.05.2007 – Posta)
73. AB mevzuatına uygun Türk Gıda Kodeksi yayınlandı. “Çiğ Kırmızı Et ve Hazırlanmış Kırmızı Et Karışımları Tebliği” Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. (http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/4716801_p.asp)
• Domuz ve yaban domuzu kasaplık hayvanlar arasına alındı.
74. AKP’nin meclisten geçirdiği TCK’nın 230. maddesi: “Aralarında evlenme olmaksızın dini nikah yapanlar, 6 aya kadar hapisle cezalandırılırlar.” (2004)
• Peki ya nikahsız yaşayanlar? Cezası yok, çünkü: “Zina suç olmaktan çıkarıldı.” (2004)
• Iğdır valisi açıkladı: “Fuhşun suç sayılmaması ve yaygınlığı yüzünden namuslu kadınlarımız neredeyse sokağa çıkamaz hale geldi.” (23.11.2005 – Vakit)
75. Başbakan “Çocuğum işsiz” diyen vatandaşı “Senin çocuğun da işsiz kalsın! Otur, otur! Bana kişisel sorunlarını getirme…” diye azarladı. (AKP Keçiören İlçe Kongresi) http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=182616
• “Lan…Sus…Hadi ananı al git buradan!” diyen başbakanın arkadaşları da benzer üslupla konuştular:
Tarım Bakanı, çiftçilere hitaben: “Gözünüzü toprak doyursun.”dedi.
Maliye Bakanı: “Babalar gibi satarım.”dedi.
AKP Urfa Milletvekili, sel mağduru vatandaşı şöyle azarladı: “Fazla konuşma!”
76. Zaman zaman “Savcılar ne güne duruyor?” diye yakınan AKP yönetimi, Şemdinli davası savcısını harcadı. (Adalet Bakanı tarafından HSYK’ya sevk edilen savcı Sarıkaya, meslekten ihraç edildi.)
77. Erdoğan’ın talimatıyla 2006 yılında yargıç ve savcılara %50’ye varan oranlarda zam yapıldı. (Asgari ücretliler “AKP çekindiği kurumlara mı zam yapıyor?” diye sormaya başladı.)
• Daha yakınlarda AKP’ye gereken teşekkürü(!) yapan Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu’yu arayan Bülent Arınç zam müjdesini şöyle vermişti: “Tasarı hazırlandı. Komisyonlardan hızlı şekilde geçirilip, en kısa sürede Genel Kurul’dan geçirilecek.” (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/4495113.asp?m=1&gid=69)
78. Başbakan Erdoğan, İHL ve meslek liseleri hakkında “Biz hükümet olarak bu bedeli ödemeye hazır değiliz” dedi.
Birlik Vakfı'nca İstanbul Grand Cevahir Oteli'nde düzenlenen ‘Meseleler ve Çareler’ konulu sempozyum. (http://arsiv.sabah.com.tr/2004/07/04/siy105.html)
79. Din Kültürü kitaplarına Hz.Musa’nın, Hz. İsa’nın ve Sevgili Peygamberimizin resimleri kondu. (2004)
80. Din Kültürü kitaplarında mezhep sayısı 4’ten 5’e çıkarıldı.
(Bakınız: Orta Öğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Kitabı 11. Sınıf, MEB Yayınları, İstanbul-2006, sayfa 65, İslam Düşüncesinde Ameli-Fıkhi Yorumlar)
81. Din Kültürü kitaplarına göre, mezheplere gerek yok.
(2005’ten beri okutulan 8. sınıf Din Kültürü Kitapları, Dinde Anlayış Farklılıkları/Mezhepler bölümü.)
Bazı kitaplarda bu görüş yumuşakça (!) ifade edilse de ilköğretim öğrencisinin kafasını karıştırmaya yetiyor.
82. Okullara gönderilen genelge ile Kuran-ı Kerim’de geçen bazı kelimelerin kullanılması yasaklandı: cemaat, cihad, fetva, halife, hicret, imam, imamet, kafir, medrese, mücahid, mümin, münafık, şehadet, şehit, şeriat, şirk, tağut, tebliğ, tekke, tevhid… Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı’nı sözkonusu genelgeyi göndermekle görevlendirdi. (http://arsiv.sabah.com.tr/2005/01/13/gnd106.html)
83. Sekizinci sınıf Din Kültürü kitabının namaz tarifinde, bayanlar için “başı yarı açık” resim kullanıldı.
Aynı kitabın 91. sayfasında cemaatler için : “Bunlar tarikatlar gibi insanların din ve vicdan özgürlüğünü, ulusal birlik ve beraberliğini ortadan kaldıran gruplardır” ifadesi kullanıldı.
84. Bazı köylerde ilköğretim 1. sınıf öğrencilerine dağıtılan okuma-yazma öğreniyorum kitaplarında 13 ve 15. sayfalarında haç işareti bulunan, 3 çocuğun kilisede aldığı eğitimi ve kilise dualarını gösteren fotoğraflar kullanıldı. (MEB-TTKB’nin 12.07.2004 tarih / 115 sayılı onayını taşıyan AB destekli bu kitaplar, ücretsiz dağıtıldı.)
85. 2005’te onaylanan 5. sınıf Din Kültürü kitaplarında “Kelime-i Tevhid, Lailâhe illallah’tır” deniyor. (“Muhammedur-rasûlullah” ifadesine yer verilmiyor.)
(AB projelerini ve ders kitaplarındaki değişimi düşündüğümüzde “Muhammedur-rasûlullah” bölümünün yazılmaması, her şeyi anlatıyor. “Muhammedur-rasûlullah” ifadesi; Hz. Muhammed’in Allah’ın rasulü olduğunu söyleyen Müslümanları, Hz.İsa’yı rab ve oğul kabul eden Hıristiyanlardan ayırır. Bunu kaldırmak hangi düşünceden ileri gelir?)
86. Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in başörtüsü sorununa bakışı:
“Başörtüsünü sorun sayanların sayısı yüzde bir buçuktur. Halk hangi konuların öncelikle çözülmesini istiyorsa biz hükümet olarak bu sorunlara odaklandık. Bizim gündemimizde halkın sadece yüzde 1,5'inin gündeminde olan bir konu öncelikli olarak yoktur. Olması siyaseten de yanlıştır.” 24.05.2006 – Milliyet (http://www.milliyet.com.tr/2006/05/24/resim/birincisayfa.jpg)
87. Erdoğan, başörtülüleri 3-5 ağaca benzetti: “Yani burada bizim bireysel özgürlük anlayışlarımız eğer genel özgürlük anlayışının önüne çıkarsa herhalde yanlış yaparız diye düşünüyorum. Geneli kucaklamak durumundayız. Ormanı düşünelim, oradaki birkaç ağacı değil. Birkaç ağaç üzerinden hareket edersek yanlış yaparız. Nitekim Türkiye’de yapılan kamuoyu araştırmalarının bu konudaki neticeleri çok açık net ortadadır.” (http://www.akpgercegi.com/category/basortusu/)
88. Urfa’dan Ankara’ya yürüyen başörtü mağdurları Meclis’e girerken ‘terörist’ muâmelesi gördü. Üç kişilik heyet, polis tarafından ayrı bir odaya alınarak üzerlerindeki paradan çoraplarına kadar arandı. (6.1.05–Vakit)
89. MEB’e bağlı Yurt-Kur’un başörtülü ve sakallı fotoğraf veren öğrencilere burs vermeyeceği açıklandı. (09.10.2006 – Vakit)
90. AKP’li Kuşadası Belediyesi, hediyelik eşya dükkânı açmak isteyen bayana, başörtülü fotoğrafla başvurduğu için ruhsat vermedi. (http://www.stargundem.com/news/11299.html)
91. Meclis kitabında dedesinin sarıklı fotoğrafını gören AKP milletvekili: “Benim dedem sarık takmazdı; aydın bir insandı” dedi. (01.05.2004 – Vatan) (Sarığı karanlık sembolü görenler, başörtüsü için ne düşünür?)
92. Bülent Arınç: “Başörtü meselesi bizim namus meselemizdir. Bu sorunu çözmek bizim namus borcumuzdur.” demişti. (Kahramanmaraş mitingi – 2002)
• Arınç:“Başörtüsü sorunu çözülecektir; ama demokrasi çerçevesinde ve zamanı geldiğinde.”(28.12.04– Vakit)
93. Başbakana örtü mağdurlarından mektup: Sözünüzü tutun. (23 Nisan 2004 – Vakit)
(Bu mektuba hâlâ cevap verilmedi.)
94. Öğrenci affı getirildi. Yani zamanında başını açmadığı için okullarını bitiremeyenlere bir fırsat (!) tanındı. Peki nasıl mezun olacaklardı. Erdoğan, sorunu çözdü: “Peruk taksınlar girsinler.” (www.haber7.com/haber.php?haber_id=237241)
95. Abdullah Gül, YÖK’ün kurucu başkanı olan ve üniversitelerde başörtüsü yasağını başlatan İhsan Doğramacı’ya 2007 Meclis Onur Ödülü verilmesini teklif etti. (17.02.2007 – Zaman)
Bülent Arınç da Doğramacı’ya telefon ederek ödülün kendisine verileceğini müjdeledi.
• Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Gül’ün teklif ettiği ödül, daha sonra Gül tarafından takdim edildi. (http://www.sabah.com.tr/2007/05/31/haber,06DCCD2256774F55BD39882429EF5F05.html)
96. Şubat 2003’te “Benim bu davayı geri çekmem bütün kadınlara hakaret olur” diyen Hayrunnisa Gül, bir yıl sonra AİHM’deki başörtüsü şikayetini geri çekti. (3 Mart 2004 – Vakit)
97. Abdullah Gül, Ahmet Vakur Gökdenizler’i Denizcilik-Havacılık genel müdür yardımcılığından büyükelçilik statüsüne yükselterek Montreal’e daimi temsilci olarak atadı. (30.10.2006 – Vakit) Adı pek çok skandala karışan bu kişiyi hatırlayalım: A.Vakur Gökdenizler, 1999’da Merve Kavakçı’nın ABD vatandaşı olduğunu Dallas Göçmen bürosundan öğrenerek yıldırım kriptoyla Ankara’ya bildiren kişidir.
98. Başbakan Erdoğan: “Başörtüsü konusunda hiçbir yerde, kimseye söz vermedim. Vaat etmediklerimizi, vaat edilmiş gibi gösteren, provake edenler var.” dedi. (www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=05.04.2005&Newsid=50529&Categoryid=3)
99. Başörtüsü sorunuyla ilgili vaadi olmadığını açıklayan Başbakan, Fener Rum Patriği’ne söz verdi: “Bütün sorunlarınızı çözeceğiz.” (11.12.2004 – Vakit)
100. Yüz maddeye sığmayan A’dan Z’ye diğer gerçekler:
A. Yabancılara toprak satışına izin veren yasa çıkarıldı. (Dikkat: Ev, daire, bina değil; arazi satılıyor.)
B. Erdoğan, çocuk katiline “Sayın” dedi.
C. Dışişleri Bakanlığı, Ebu Garip cezaevinde işkence gören Türkler ve diğerleri için harekete geçmedi.
Ç. Şimon Peres “AKP, Türk lokumu” dedi. (http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2004/09/02/515570.asp) Demek onlara göre öyle.
D. Devlet bakanı Kürşat TÜZMEN bir defile sonrası F. LOPES isimli kadınla kadeh tokuşturup şarap içti (10.02.2077 – Posta) Not: Bakan içki başında, başı örtülü öğrenciye öğretim yasak.
E. ATO raporuna göre son 4 yılda, yıllık ortalama 546.000 dosya, zaman aşımından düştü. (AKP’nin A’sının resmidir…)
F. Yasaklar devam ediyor:a- Başörtüsü yasağı, b-12 yaşından küçüklere Kuran öğretme yasağı…
G. AB hatırına Mardin-Midyat Bardakçı köyünün camisini kiliseye çevirmeye kalktılar.
Ğ. Kuzey Irak yönetimi AKP’yi zor durumda bırakmamak için 22 Temmuz seçimine kadar sessiz durma kararı aldı.
(İlnur Çevik ve bölgede görev yapan gazeteciler bildirdi.)
H. AKP 22 Temmuz seçim beyannamesine Başörtüsü, YÖK ve terörle mücadeleyi almadı.
I. 273 üyeli İsrail Dostluk Grubunun 173’ü AKP milletvekiliydi.
İ. Bazı AKP milletvekilleri, yolsuzluklara tahammül edemediklerini söyleyerek partilerinden ayrıldı.
J. Kıbrıs için “Çözümsüzlük çözüm değildir” diyen başbakan, “toplumsal mutabakat” diye bir şey uydurup başörtüsünü
çözümsüz hale getirdi.
(Başbakanın bizim icadımız dediği “Toplumsal mutabakat”, cumhurbaşkanlığı seçiminde kullanılamadı.)
K. Misyonerliğe yasal izin verildi. (AKP’nin gerekçesi Misyonerlik faaliyetlerini denetim altında tutmakmış...)
L. Bazı müftülüklerde ilk defa orkestra eşliğinde “Kutlu Doğum” Konserleri(!) düzenlendi.
(Vatandaş sordu: Peygamberimiz bu toplantılara katılır mıydı?)
M. Ezan sesinin kısılması için genelge yayınlandı.
N. Uygun görülen yerlerde Cuma namazının son 6 rekatı kıldırılmıyor. Yer yer bu konuda kavgalar oldu.
O. Kuran öğrenimi yasağını TCK’ya koyarak; dedelerin, ninelerin torunlarına Kuran okutmasını yasak saydılar.
Ö. Bir yandan özelleştirme yapılırken bir yandan da belediye şirketleriyle yeni KİT’ler oluşturuldu!
P. Ülkemizdeki yabancı şirket sayısı 3’e katlandı.
R. Borçlu vatandaşlarımızın sayısı 4,4 kat arttı.
S. Köylüler, çiftçiler, fındık üreticileri… protesto mitingi yapacak derecede mağdur edildi.
Ş. Ülkemizin toplam borcu (iç-dış), dolar bazında 2 katına çıktı.
T. Bankacılık sektörünün % 51’i yabancıların eline geçti.
U. Resmi açılışlar ve devlet törenleri, AKP seçim mitinglerine dönüştürüldü.
Ü. “Kuraklık destek” haberini, seçim meydanından Dışişleri Bakanı açıkladı.
V. Erdoğan, parti mitinglerine başbakanlık uçağı ile gittiği için tepki çekti.
Y. 5 senedir garibanların başörtüsü için toplumsal mutabakatı bekleyen iktidar mensupları, sıra kendi eşlerine ( Cumhurbaşkanlığı seçimine) gelince bunun demokratik hak olduğunu hatırladılar.
Z. Babası dışişleri bakanı olmayan kızlar, mezuniyet törenlerine başörtüsü ile katılamadı… -
SiyanojeN bunu yazdı:
-----------------------------hocalaar ben yine kavga edecem kendimi tutuyorum =)
alın size icraatlar.
http://www.akicraatlar.com/turkce/
kavga ederken çok hıyar insanlar var laftan anlamıyorlar saçmalıyorlar, o yüzden münakaşşa ya bile girmek haram burada.
adam gibi bilen birisi akp nin dezavantajlarınıda söylerse sevinirim
yalnız bankaları sattı matta o iyi birşey ki anlayana o bankanın esski haline birde şimdiki halina bakın zaten iyimi kötümü anlarsınız .
-----------------------------Bak şimdi.
Benim 20 tane ineğim olsun.
Aylık günlük karım da 20 YTL olsun.
İnekler de yatırım hesabına göre 1 * 30 * 120 = 3 600YTL etsin.
Günde 20 YTL kazanırken, paraya ihtiyacım olsun.
İneğimi satayım.
3 600 YTL nin 1800 ünü harcayayım.
Sonra parayı da bankaya yatırayım.
20 YTL nın hergun 10 unu harcıyor olsam,
10 * 30 * 120 = 36 000YTL olur değil mi?
Yani yıllık ekonomim(cirom) 72 000YTL.
Ama bu sene Elime 72 000 + 1 800
Geçti.
Aaa Ekonomi büyüdü lan !
