

İnanılmaz Yaşam Mucizesi
-
Valla bi developer olarak olaya baktığımda şunu görüyorum. 70 senedir ne hardware ne software olarak bir random algoritması yazılamamış. Bu konu üzerine binlerce matematik makalesi yazılmış ama hala tahmin edilemeyen random sayı üretilemiyor. O yüzden insanın yaradılışının rastlanısal olması bana pek makul gelmiyor.
-
offf ulan... yazacak çok şey varda
-
bunun orjinali bende var orjinal BBC sürümü. 3 DVD set şeklinde komple setin adı "insan vücudu". doğumdan mezara kadar insan hayatının değişimini gelişimini anlatıyor izlediğiniz bu bölümün adı "herşeyden önce gebelik mucizesi" orjinal hali bu kadar hızlı değil. çok yavaş gösterim şeklinde dir. aynı videonun yavaşlatılmış (orjinal) hali. 3 DVD yi upload ederim isteyen olursa.
-
tagext bunu yazdı
Valla bi developer olarak olaya baktığımda şunu görüyorum. 70 senedir ne hardware ne software olarak bir random algoritması yazılamamış. Bu konu üzerine binlerce matematik makalesi yazılmış ama hala tahmin edilemeyen random sayı üretilemiyor. O yüzden insanın yaradılışının rastlanısal olması bana pek makul gelmiyor.
Size makul gelip gelmemesi önemli değil, adamlar deney tankının içinde inorganik materyalden, organik madde sentezlediler, ki organik maddeler de birbirlerine tutuna tutuna bu hale getirdi bizi, aslında çok çok basit bir şey insanlar anlamadıkları şeylere dinsel açıdan bakıyorlar, memlekete ilk tv geldiği zamanki tepkileri hatırlayın, bu dar görüşlülük, atadan kalma bir bağnazlığın 21.yy versiyonu.
Evrim yok şu bu demiş bir başka yazarda, valla söylediği çok iyi oldu, yarın fakülteye gideyim de, 3-5 kürsüyü kapattırayım, bak sen bak demek evrim yokmuş, angiosperm dersim pazartesi olmasaydı, hemen araya girer, derdim hocam siz 70 yıllık kürsü, ginko blobalar fosil türler falan bokunuzu yiyin siz afedersiniz, evrim yokmuş forumda öyle yazıyorlar, pılınızı pıhtınızı toplayın gidin burdan....
-
tagext bunu yazdı
Valla bi developer olarak olaya baktığımda şunu görüyorum. 70 senedir ne hardware ne software olarak bir random algoritması yazılamamış. Bu konu üzerine binlerce matematik makalesi yazılmış ama hala tahmin edilemeyen random sayı üretilemiyor. O yüzden insanın yaradılışının rastlanısal olması bana pek makul gelmiyor.
Çok kel alaka olmamış mı hocam? Bilgisayar çalışma şekli gereği random iş yapamaz, dolayısıyla da algoritması da yazılamaz. Bunu yaratılışa yormamalı.
Olaya developer olarak bakılacaksa bu gibi şeylere * bakılmalı.
* http://rednuht.org/genetic_cars_2/
-
aslında tartışmaya girmek istemiyordum ama
@nessaj, dediğini pek anlamadım çok da önemli değil. inanıp inanmamak senin seçimin nasıl söylersen de biz onu kabul ederiz. çünkü benim inancıma göre hüküm zahire göre. kalbini bilemediğimiz için söylediklerin geçerlidir.
@glaurung, tarık suresiyle ilgili bir yanlış olduğunu söylemişsin ben bildiğim kadarıyla açıklayayım, demin de araştırdım başka bir şeyler var mı diye, bir doktor güzel bir açıklama yapmış ona da bakabilirsin, farklı bir şey ama mantıklı geldi.
şimdi olarak genelde yapılan hata tek bir ayeti çıkarıp ardına önüne bakmadan yorumlamaktır.
7. ayette Bel kemiği ile kaburgalar arasından çıkar.
diyor. ama bir sonraki ayete bakarsak
8. ayette Şüphesiz Allah’ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.
7. ayette her hangi bir isme atıf yokken tercüme edenler su-sperm diye düşünüp başına sonuna ekliyorlar. Ama sonraki ayette onu kelimesi insanı kast ettiği için 7. ayette anne karnındaki bebeği işaret eder. çünkü bebek, bel kemiği ve kaburgalar arasında.. maalesef bu tercümelerde çok yanlış görüyorum. doğru çevirenler de var... (çeviri hatalarının geneli çevrilen dilin yetersizliği. benzer şeyi çekçe kur'an da da gördüm. kısas ın anlamını verememiş intikam demiş oysa intikam negatif anlam içerir, kısas ise adaletin sağlanması için gereken pozitif bir anlam içeriyor ama dil zayıf olduğu için bu tarz yığınla yanlış var ki oranın sorumlusuyla konuşmuştum
As-salam alaikum,
dear brother in islam,
there are really several mistakes in Czech translation of Quran done by Ivan Hrbek. Word "Qisas" is one example. Some arabic words have several meanings or meaning which does not have equivalent in other language, so it depends on the translator how he translates it and very often it is wrong. We always try to warn people, that translation is not real Quran and always contain mistakes.
Second translation what you mention is done by Ahmadia group, which have big mistakes in their aqida. So even if their translation can be in some places better, their comments are unacceptable.
Umar
)
doktorun yaptığı yorum ise şöyle
7. ayetteki bel kemiği ile kaburgalar arasından çıkan olanı meni olarak kabul etsek te bence bir çelişki yoktur. Çünkü biliyoruz ki meni bir karışımdır ve testislerde üretilir. Embriyolojik olarak incelendiğinde erkeklerde testislerin Mesonephrondan geliştiğini biliyoruz. Mesonepron sağda ve solda olmak üzere 2 tanedir ve anne karnındaki bebeğin (fetus diyoruz) kaburgaları ile vertebrası (bel kemiği)arasındadır. Kabaca böbreklerin bile daha üzerindedir. Fetusun gelişmesi ile birlikte Mesonepronlar (her iki tarafta) testis, epididymis, vas deferens ve seminal vesicle haline gelir ki testis haricincekiler üretilen meninin dışa atılması için gereklidir. Fetusun doğumuna doğru bu iki testis inguinal kanal dediğimiz kanallardan inerek skrotum dediğimiz torbalara inerler. Çoğu yeni doğan erkek bebeklerde her iki testis doğumda torbalardadır. Nadir olmamakla birlikte inmemiş testis denilen durumlar olabilir. Bu bebeklerin testisleri kasıklarında veya çok yukarda böbreklerinin yerleşiminde bile olabilirler. Bu durumlarda çocuk cerrahları bu testisleri torbaya indirmek için ameliyat yaparlar.
Kısaca özetlemek gerekir ise, meniyi üreten testisler aslında kaburgalar ile bel kemiği arasında oluşmakta daha sonra torbalara inmektedir. Bu konuda en ufak bir şüphe yoktur (Modern embriyolojiye göre). detaylı bilgi:http://en.wikipedia.org/wiki/Mesonephros
adresinden öğrenilebilir.kalbin düşünme olayına gelince, dikkat edersen üstte nessaj için bir cümle kurdum, kalbini bilemediğimiz için zahire göre hüküm veririz. oysa ben biliyorum ki arkadaşımız beyniyle düşünüyor ama kalbini kast etmemin amacı duygusal, manevi işlerde başrol oyuncusu kalp dir. Yani öyle benzetilir, buna da teşbih denir. kur'an da teşbih örnekleri vardır, çünkü hala bilmeyenler de vardır kur'an araçanın en gelişmiş halidir, kıt türkçe ile karşılaştırma arapçayı. 200 kelime ile yaşayan bir milletiz artık. yabancı islamic scholar ları dinlersen (türkçe karşılığını bilmiyorum belki alim denebilir), günümüz arapçanın kur'andaki gramer ve diğer dil unsurları baz alınarak oluşturulduğu söyleniyor.
unbalanced tarafından 30/Nis/14 01:31 tarihinde düzenlenmiştir -
unbalanced bunu yazdı
aslında tartışmaya girmek istemiyordum ama
@nessaj, dediğini pek anlamadım çok da önemli değil. inanıp inanmamak senin seçimin nasıl söylersen de biz onu kabul ederiz. çünkü benim inancıma göre hüküm zahire göre. kalbini bilemediğimiz için söylediklerin geçerlidir.
@glaurung, tarık suresiyle ilgili bir yanlış olduğunu söylemişsin ben bildiğim kadarıyla açıklayayım, demin de araştırdım başka bir şeyler var mı diye, bir doktor güzel bir açıklama yapmış ona da bakabilirsin, farklı bir şey ama mantıklı geldi.
şimdi olarak genelde yapılan hata tek bir ayeti çıkarıp ardına önüne bakmadan yorumlamaktır.
7. ayette Bel kemiği ile kaburgalar arasından çıkar.
diyor. ama bir sonraki ayete bakarsak
8. ayette Şüphesiz Allah’ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.
7. ayette her hangi bir isme atıf yokken tercüme edenler su-sperm diye düşünüp başına sonuna ekliyorlar. Ama sonraki ayette onu kelimesi insanı kast ettiği için 7. ayette anne karnındaki bebeği işaret eder. çünkü bebek, bel kemiği ve kaburgalar arasında.. maalesef bu tercümelerde çok yanlış görüyorum. doğru çevirenler de var...
doktorun yaptığı yorum ise şöyle
7. ayetteki bel kemiği ile kaburgalar arasından çıkan olanı meni olarak kabul etsek te bence bir çelişki yoktur. Çünkü biliyoruz ki meni bir karışımdır ve testislerde üretilir. Embriyolojik olarak incelendiğinde erkeklerde testislerin Mesonephrondan geliştiğini biliyoruz. Mesonepron sağda ve solda olmak üzere 2 tanedir ve anne karnındaki bebeğin (fetus diyoruz) kaburgaları ile vertebrası (bel kemiği)arasındadır. Kabaca böbreklerin bile daha üzerindedir. Fetusun gelişmesi ile birlikte Mesonepronlar (her iki tarafta) testis, epididymis, vas deferens ve seminal vesicle haline gelir ki testis haricincekiler üretilen meninin dışa atılması için gereklidir. Fetusun doğumuna doğru bu iki testis inguinal kanal dediğimiz kanallardan inerek skrotum dediğimiz torbalara inerler. Çoğu yeni doğan erkek bebeklerde her iki testis doğumda torbalardadır. Nadir olmamakla birlikte inmemiş testis denilen durumlar olabilir. Bu bebeklerin testisleri kasıklarında veya çok yukarda böbreklerinin yerleşiminde bile olabilirler. Bu durumlarda çocuk cerrahları bu testisleri torbaya indirmek için ameliyat yaparlar.
Kısaca özetlemek gerekir ise, meniyi üreten testisler aslında kaburgalar ile bel kemiği arasında oluşmakta daha sonra torbalara inmektedir. Bu konuda en ufak bir şüphe yoktur (Modern embriyolojiye göre). detaylı bilgi:http://en.wikipedia.org/wiki/Mesonephros
adresinden öğrenilebilir.kalbin düşünme olayına gelince, dikkat edersen üstte nessaj için bir cümle kurdum, kalbini bilemediğimiz için zahire göre hüküm veririz. oysa ben biliyorum ki arkadaşımız beyniyle düşünüyor ama kalbini kast etmemin amacı duygusal, manevi işlerde başrol oyuncusu kalp dir. Yani öyle benzetilir, buna da teşbih denir. kur'an da teşbih örnekleri vardır, çünkü hala bilmeyenler de vardır kur'an araçanın en gelişmiş halidir, kıt türkçe ile karşılaştırma arapçayı. 200 kelime ile yaşayan bir milletiz artık. yabancı islamic scholar ları dinlersen (türkçe karşılığını bilmiyorum belki alim denebilir), günümüz arapçanın kur'andaki gramer ve diğer dil unsurları baz alınarak oluşturulduğu söyleniyor.
Biraz daha zorlayabilirsin ben bu tartışmaları ilk kez yapmıyorum; Vay efendim kanı kalp pompalar, kan olmadan da sperm üretilmez demekki, sperm üretimi için gereken malzeme göğüs kafesinden çıkar, ayrıca kadınlarda bebekle gögüs kafesinin bir bağlantısı yoktur, rahmin arkasından omurlar geçer onun dışında gögüs kafesi falan alakası bile yok, zorlamayla bu kadar oluyor, embriyolojik olarak tek hücreden geliyoruz o zaman ben sikimle düşünüyorum çünkü sikimle beynim de aynı yerden gelmiş, ya kusura bakmayın da bu kadar zorlayınca gerçekten komik duruma düşüyorsunuz.
çünkü bebek, bel kemiği ve kaburgalar arasında
glaurung tarafından 30/Nis/14 01:35 tarihinde düzenlenmiştir
Bu cümlene özellikle bir vurgu yapmak istiyorum, yani şu dediğine gülerler, rahimde ne arasın kaburga kemiği ha sen üst alt diyecek olursan ben de derim ki, insanda bebek kafatası kemiğiyle kaval kemiği arasında gelişir, ya şunu normal biri söylese götümle gülerim, adam gelmiş bir de diyor ki bunu tanrı dedi, siz ne mezunusunuz arkadaş temel lise dersi bu ya. Göğüs kafesi, kalbi ve akciğerleri korur, başka bi fonksiyonu yok. Hele rahimle bebekle alakalı bir şey arasan da bulamazsın. -
Ateist (materyalist+naturalist) görüşe sahip arkadaşlar önce şunu bilmeleri lazım bigbangtan 0 noktasından planck uzayına (fizik yasalarının oluştuğu saniyenin trilyonlarla ölçülü oranda bir zaman aralığı) daha sonrasında evrenin genişleme süresinde şuanki evren modelinin ortaya çıkışı tesadüf veya rastlantısal süreç doğrultusunda ortaya çıkmıyor, artık fizik dünyasınn bunda hiç bi kuşkusu yok her yeni kanunu ortaya çıkartan fizikçiler son 20 senedir nobel ödüllerini topluyor zaten bu dalda.
Şimdi biyolojiye geçtiğimizde canılığın en küçük yapı taşı hücrenin içindeki en küçük molekül topluluğu olan proteinlerin rastlantısal olarak bi araya gelmesi evrenin sıfır noktasından insan bilincine uzanan sürecin rastlantısal olarak meydana gelme olasılığından çok daha az. Sonrasındada canlı çeşitlilğinin bu denli acayip bişekilde mutasyonla çeşitlenmesi gene imkansız halde olabilecekken.
Şimdi o yüzden dinlere bakış açısı ateizm yerine agnostik yada deist bi bakış olsa bu en samimi davranış olur ki benimde yaptığım bu. Dinlerde kendince yığınla çelişki görüp bilinçli bi iradenin varlığını tamamen reddetmek bana şuan için akıl karı gelmiyo anasını satayım ee öbür türlüde insan yazması bi kitap olabileceği şüphesini son yıllardır yaşadığım ama genede dünya üzerinde astronomiye dair en rasyonel bulduğum bi kitap.
O yüzden ateistler şöyle yeeaav böyle inanmüyürler kabul etmiyürler yerine kuranın rasyonel yönlerini anlatıp uyduruk hadislerden zihinleri temizleme çabasına girseniz sizin o "gururundan kabul etmiyor" dediğiniz elemanlar emin olun dine biraz daha fazla farklı bakmaya başlar.
Ha tabi buarada ne newton fiziği ne şuanki genel görecelilik kuramını artık kuantum mekaniğine bıraktığı bu fizik yaslaarı tartışmalarında alaşağı olabilecek yığınla konu var kimse ne din ne inkar pozisyonunda çok kesin konuşmasın.
Zodiac tarafından 30/Nis/14 01:37 tarihinde düzenlenmiştir -
glaurung bunu yazdıBiraz daha zorlayabilirsin ben bu tartışmaları ilk kez yapmıyorum; Vay efendim kanı kalp pompalar, kan olmadan da sperm üretilmez demekki, sperm üretimi için gereken malzeme göğüs kafesinden çıkar, ayrıca kadınlarda bebekle gögüs kafesinin bir bağlantısı yoktur, rahmin arkasından omurlar geçer onun dışında gögüs kafesi falan alakası bile yok, zorlamayla bu kadar oluyor, embriyolojik olarak tek hücreden geliyoruz o zaman ben sikimle düşünüyorum çünkü sikimle beynim de aynı yerden gelmiş, ya kusura bakmayın da bu kadar zorlayınca gerçekten komik duruma düşüyorsunuz.
sadece sana açıklamasını yaptım, şöyle gözlerini kapatıp düşün bel kemiği ve kaburga kemiği arasında, ve bir sonraki ayette onu döndeririz sözü.. ? benzer ayetlere bak döndürülenin kim olduğunu Allah söylüyor zaten.. inanıp inanmamak senin elinde..
dediklerinde haklı olabilirsin, bazı şeyler zorlama anlam veriliyor ama bu öyle değil.
bir de hiç dikkat ettin mi bilmiyorum, ayeti okuyan kişi bitince Sadakallahülazim der. bunun anlamı en doğrusunu yüce Allah bilir. çünkü insanın vereceği anlam %100 kesinlik arzetmiyor (günümüzde görüyoruz anadili arapça olanlar bile aynı anlamı veremiyor kelimelere). Ama buradan yanlış şeyler çıkmasın, ben böyle anladım da şöyle yapayım değil, niyet olarak gerçekten bu şekilde inanmış olman gerek.
son yaptığın edit için: bir alakası olması değil arasında olduğu söyleniyor. yoksa herkes bilmiyor mu zaten anne bebek karnında? tarif ederken bu şekilde tarif edilmesi neden senin için sıkıntı anlamadım.
unbalanced tarafından 30/Nis/14 01:39 tarihinde düzenlenmiştir -
Kurtcebe bunu yazdı
Ateist (materyalist+naturalist) görüşe sahip arkadaşlar önce şunu bilmeleri lazım bigbangtan 0 noktasından planck uzayına (fizik yasalarının oluştuğu saniyenin trilyonlarla ölçülü oranda bir zaman aralığı) daha sonrasında evrenin genişleme süresinde şuanki evren modelinin ortaya çıkışı tesadüf veya rastlantısal süreç doğrultusunda ortaya çıkmıyor, artık fizik dünyasınn bunda hiç bi kuşkusu yok her yeni kanunu ortaya çıkartan fizikçiler son 20 senedir nobel ödüllerini topluyor zaten bu dalda.
Şimdi biyoloji geçtiğimizde canılığın en küçük yapı taşı hücrenin içindeki en küçük molekül topluluğu olan proteinlerin rastlantısal olarak bi araya gelmesi evrenin sıfır noktasından insan bilincine uzanan sürecin rastlantısal olarak meydana gelme olasılığından çok daha az. Sonrasındada canlı çeşitlilğinin bu denli acayip bişekilde mutasyonla çeşitlenmesi gene imkansız halde olabilecekken.
Şimdi o yüzden dinlere bakış açısı ateizm yerine agnostik yada deist bi bakış olsa bu en samimi davranış olur ki benimde yaptığım bu. Dinlerde kendince yığınla çelişki görüp bilinçli bi iradenin varlığını tamamen reddetmek bana şuan için akıl karı gelmiyo anasını satayım ee öbür türlüde insan yazması bi kitap olabileceği şüphesini son yıllardır yaşadığım ama genede dünya üzerinde astronomiye dair en rasyonel bulduğum bi kitap.
O yüzden ateistler şöyle yeeaav böyle inanmüyürler kabul etmiyürler yerine kuranın rasyonel yönlerini anlatıp uyduruk hadislerden zihinleri temizleme çabasına girseniz sizin o "gururundan kabul etmiyor" dediğiniz elemanlar emin olun dine biraz daha fazla farklı bakmaya başlar.
Ya nasıl az nasıl? Bir kere eğer bilimsel olarak düşüneceksen süreçleri ayırmayı bileceksin, evrim teorisiyle, yaratılış teorisi ayrı şeylerdir, seninki birazcık jeolojiden alayım, birazcık aydın üniversitesi bilmem ne mutfağından alayım, hoop bu pasta buraya nasıl geldi tesadüf mü demek oluyor.
Eğer tartışacaksak; Bigbang çoklu evren teorisi vs ben bunlara varım, ama işin içine evrim girdiği zaman bu artık başka bir olaya giriyor.
Ki bu olaya girmeden önce de bir temel oluşturman gerekiyor, yani dünya üzerindeki birleşme olanağı bulunan karbon-oksijen-hidrojen-azot vs atomlarının miktarına ve bu atomların rastlantısal olarak kendi kendine bir organik madde oluşturma ihtimali ele alındığında her saniye milyonlarca organik materyalin oluştuğunu bugün bütün bilim dünyası kabul ediyor.
Siz nereden duyuyorsunuz nasıl bir kaynağınız var bilmiyorum ama, örnek vermek gerekirse, deli dana hastalığına basit bir protein neden olur, eğer bu hastalık 100 yıllık bir hastalıksa bu protein nereden geldi? Bunun gibi milyonlarca örnek var ya, nasıl insanlar bu kadar kör olabiliyor, arkadaş naylon bakterisi var naylondan başka bir şey yemeyen, naylon 1930da bulundu bu bakteri daha önce varsa ne yiyordu, yani adam gibi bi üniversitede bu düşünceleri tokatlarlar afedersin itin götüne sokarlar adamı dersin ortasında.