folder Tahribat.com Forumları
linefolder Gündem - Güncel Konular
linefolder Zeki İnsanlar Tanrıya İnanmıyor :|



Zeki İnsanlar Tanrıya İnanmıyor :|

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    puskullu
    puskullu's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Haziran/2008
    Dişi
    alibaba bunu yazdı:
    -----------------------------

    evanescence bunu yazdı:
    -----------------------------
    çok saçma bi saplantı ve konu.ilk başta senin ALLAHA tanrı diye hitap etmen çok yanlış.böyle bişey olması imkansız nerden aldın bu konuyu ki..?tanrı kelimsi hristiyanlıkdan gelme bir kelimedir ve tamamen allah kelimesini karşılamaz

    -----------------------------

     

    yok daha neler o zaman isa ismide hristiyanlıktan gelmedir cocuklarimiza koymamiz günah..  


    -----------------------------
    ne alaka hristiyanlıkdan gelmeki hz isa sadece yahudilere göndeerilen peygambermiki hrsitiyanlıkdan gelme olsun

    Suskunluğum asaletimdir her lafa verecek bir cevabım var.Ama bir lafa bakarım,lafmı diye.Birde söyleyene adammı diye....
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Chaoser
    Chaoser's avatar
    Kayıt Tarihi: 18/Temmuz/2005
    Erkek

    SiyanojeN bunu yazdı:
    -----------------------------

    konu nerden nereye hooooop

     

     

     

    saçmalamışsınız yine vesselam yaw kardeşim bilmeyen niye konuşlurki anşlamıyorum hey allahım harbi  TAHRİBAT a bi şeyhülislam lazım bunun bir yarışmasını yapalım seçilsin bune abigfelen geçen laf atıyo 


    -----------------------------

     

     

    konu nerden nereye hooooop

     

    saçmalamışsınız yine vesselam yaw kardeşim bilmeyen niye konuşlurki anşlamıyorum hey allahım harbi  TAHRİBAT a bi şeyhülislam lazım bunun bir yarışmasını yapalım seçilsin bune abigfelen geçen laf atıyo 


    -----------------------------
    mc molla vardı eskiden bu işlere bakan islamic force vardı

    dünyada en güzel 3 şey vardır; et yemek, ete binmek, etin içine et koymak.
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    alibaba
    alibaba's avatar
    Kayıt Tarihi: 17/Temmuz/2005
    Erkek
    hristiyanlıkta gecen Tanri ile müslümanlikta gecen Allah bir degilmiki iki tarafinda göndereni ayni..?

    Rakı, şarap içiyorsam sana ne, Yoksa sana bir zararı içerim. İkimiz de gelsek kıldan köprüye, Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    PriesTBT
    PriesTBT's avatar
    Kayıt Tarihi: 19/Mayıs/2008
    Erkek

    alibaba bunu yazdı:
    -----------------------------
    hristiyanlıkta gecen Tanri ile müslümanlikta gecen Allah bir degilmiki iki tarafinda göndereni ayni..?
    -----------------------------

    Yavrucum Hristyanlıkta Tanri geçmiyorki onu sadece sen öyle biliyorsun Tanrı öztürkçeden türeyen bi kavramdır özü tengri'dir.. 


    selam gençlik!
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    cold-m4
    cold-m4's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Temmuz/2007
    Erkek
    Mortunes bunu yazdı:
    -----------------------------

    alibaba bunu yazdı:
    -----------------------------
    hristiyanlıkta gecen Tanri ile müslümanlikta gecen Allah bir degilmiki iki tarafinda göndereni ayni..?
    -----------------------------

    Yavrucum Hristyanlıkta Tanri geçmiyorki onu sadece sen öyle biliyorsun Tanrı öztürkçeden türeyen bi kavramdır özü tengri'dir..


    -----------------------------

    abi bak hristiyanların inandığı varlığı biz Tanrı diye tanımlayabiliyoruz, ve de hristiyanlıkta Allah gibi bir sözcük yok, herkes kendi dilinde olan isimle hitap ediyor yaratıcısına, kimi god diyor kimi got diyor kimi goth diyor vs vs..

    ama biz Allah a Tanrı deyince suç oluyor.. bu yobaz anlayış bi bizde var.. 

  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    BosphorusPasha
    BosphorusPasha's avatar
    Kayıt Tarihi: 30/Eylül/2007
    Erkek

    Chaoser bunu yazdı:

    mc molla vardı eskiden bu işlere bakan islamic force vardı
    -----------------------------

     

    eskiden ??

     

    şimdi niye yok eskiden vardı evet şimdide olmalı (bence) 

  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    AntiOksidan
    AntiOksidan's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Ekim/2005
    Erkek
    Musket öyle bir laf etti diye kızıyorsunuz da başlığa başından beri bakın abi,ateistler şöyledir böyledir gerizekalıdır carttır curttur diyen bir sürü adam var ben ateist değilim ama öyle konuşuyorsunuz ki adamın zoruna gidip böyle birşey yazabiliyor,siz ne kadar saygı duyuyuorsunuz ki adama karşılık bekliyorsunuz?
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tabela Fatihi
    kaygusuz
    kaygusuz's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Nisan/2007
    Erkek

    2 BİN YILLIK TENGRİ - TANRI kelimesini ingilizceden gelmiştir, diyebilen birisi yok tanrı öyle değil böyledir yorumları vs vs forumda kirlilik yapan postları görünce acıyorum. üstelik bilgiyle gelin denmesi çok yazık cık cık cık.

    dini vs konularda cevap yazmayı kendime yasakladım. tarafsız olmayı becerin...

    ulan size ne oluyor amacınız ne sizin delirdinizmi kafayımı yediniz bi yerinizmi kaşınıyor.

    yok tanrı desem nolur Allah desem nolur. lan noluyor görende kıyamet koptu deprem oldu diyecek.

    bırakın bu işleri kardeşim hayatınıza bakın. bunlardan hayır gelmez. zaten kafam tepemde hırrr..yeter yahu...

     

     


    Türkiye’deki emekli yaşlı insanları sevmiyorum. Ailemde emekli olanlarda dahil. Geleceğimizin çalınmasına izin verdiler. Umarım ızdırap dolu bir çileli hayat çekip elveda deyip bu dünyadan gidersiniz. Siz gençleri zırnık düşünmediniz hayallerini mahvettiniz.14.500TL ile hiçbirşey almadan karnınızı doyurun gelecek nesili düşünmeden yaşadığınızı sanıp gidin bu dünyadan.
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    puskullu
    puskullu's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Haziran/2008
    Dişi
    alibaba bunu yazdı:
    -----------------------------
    hristiyanlıkta gecen Tanri ile müslümanlikta gecen Allah bir degilmiki iki tarafinda göndereni ayni..?
    -----------------------------
    birincisi  tanrı kelimesi hristiyanlıkdan gelme değil.ikinciside tanrı kelimesi allah kelimesini karşılamıyor

    Suskunluğum asaletimdir her lafa verecek bir cevabım var.Ama bir lafa bakarım,lafmı diye.Birde söyleyene adammı diye....
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    blue_dream
    blue_dream's avatar
    Kayıt Tarihi: 04/Mart/2007
    Erkek

    işte einstein ın bahsettigim yazısı. yeni bi topic acmıyım dedim..

    İlimle Dinin Kavsak Noktası (Albert Einstein)

    Bu dünyada bizim varlığımız bir tuhaf muamma. Dünyaya bu kısa ziyaretten maksat nedir? İyi bilmiyoruz. Ancak ilahi bir maksada benzediğini biraz seziyoruz. Her günkü hayata bakınca şunu anlıyoruz: insanlar bu dünyada kendisi için olmaktan ziyade başkaları içindir. Hareketlerimize bakıyorum: harici ve deruni tazyik ve zaruretler altında sudur ettiğini goruyorum. Bu sebeple kendimize felsefi manada hürriyet görmüyorum.

    Schopenhauer şöyle demişti:  “Bir insan, yapmak istediği şeyi yapar. Ama ne istediğini tespitte hür değildir.” Ben gençliğimde bu sözün tesiri altında kaldım: güç günlerimde hala bununla teselli bulurum.  Buna kainattır ki, insanları, birbirine karşı müsammahakar yapar.

    Kendi varlığımız veya alelumum hayatın manası üstünde uzun uzadıya  düşünmeyi lüzumsuz buluyorum .  Hayat şu oluyor: herkesin bazı ülküleri var . her insan ülkülerinin ardına düşmüş, koşuğ gidiyor.

    Benim ülkülerim şunlar: iyilik, güzlellik, doğruluk. Beni hiçbir zaman konfor ve refah ülküleri sarmadı. Konfor ve refaha ulaşmak isteyen bir ülkü ve sistem, bana daima, bir sığır çobanına yaraşan bir şey gibi görünmiştür.

    Sanat ve ilim aramalarında, en derin uzanılmayacak yerler ardından koşmak olmasa hayat bence bomboştur.  Çocukluğumda dahi, insan ihtirasının müptezelleri üstünde dolaşmayı  bir zül bulurdum. Mal ve mülk, lüks hayat, şöhret sahibi olma, bunları ben hiç özenmedim. Öteden beri mütevazi hayata gönül vermişimdir; bunun hem bedene, hem ruha faydalı olduğuna kaniim.

    En derin özlediğim şey; içtimai adalettir. Bununla beraber, bu yolda diğer insanlarla işbirliği yapmamak benim en büyük kusurumdur. Birlikte değil, tek çalışan bir beygir gibiyim. Ne devlet işlerinde,  ne dostlar mahfilinde, hatta ailem için bile bir işe yaramadım. Bunlarla derinden alakadar olmadım. Bu sebeple gittikçe daha ziyade içime kıvrıldım.

    Bu inziva bazan acı ise de ben insanlardan uzak kalmadan müteessif değildim. Şüphesiz ki bu sebeple bazı şeyler kaybettim. Fakat insanların dedikodularından, şunundan bunundan uzak kalmış olmak ile de kaybım kadar kazancım da var.  Hasılı bu halden memnunum.

    Siyasette demokratım. Herkes bir şahıs olmak haysiyeti ile hürmete layıktır. Fakat hiç kimseye bir ilah muamelesi yapılmamalıdır. Fakat ben ne yazık ki, bu bapta talihin istihzarına uğramış bir adamım. İlmin ilerlemesine sebep olan naçiz hizmetlerimizdir ki buna vesile oluyor sanırım.

    Muayyen bir gayeye ulaşmada temel şart, bir şahsın mesuliyet düşünce ve duygulu olmasıdır. Sürüklenmek istemeyenler, şeflerini seçmeyi bilmelidirler. İçtimai sınıfların varlığını doğru görmem; çünkü bu kuvvete dayanıyordu. Ben kaniim ki, şiddete dayanan bir otokrasi daima tereddi meydana getirir. Şiddet de bir takım ahlaksızlıklar tevlit eder. Zaman göstermiştir ki, en ünlü tiranlara bir takım sathi kafalar halef olmuşlardır. Bu sebepledir ki ben, zamanımızda mesela Rusya ve italyada ki gibi rejimlere şiddetle muazırım. Avrupa demokrasisinin itibarını düşüren, bazılarının dediği gibi, onun temel teorileri değil,  siyasi liderlikteki kararsızlık ve parti teşekküllerindeki hafifliklerdir.

    Bence en güzel şey: (giz doluluk) karşısında kalmadır. Hakiki ikim ve sanatın kaynağı budur. Bu heyecanı yaşamayan insan, ölü sayılır, gözleri kapanmıştır. Hayatın iç yüzündeki giz doluluktur ki, dinin kaynağıdır. Gerçek var olan, bizim için gayr-ı kabil-i nüfuz olandır.

    Gerçekten var olana bizim nüfuz edemeyecegimizi bilmek, bunun en yüksek bir hikmet ve en ulvi bir güzellik olup, bunu bizim melekelerimizin ancak en basit ve iptidai şekilde kavrayabileceğini sezmek: işte bu bilgi ve sezi hakiki dinin çekirdeğidir. Bu manada ve yalnız bu manada ben, en sadık ve zahit dindar adamlar arasındayım.

    Mahlukları mükafat ve mücazattan zevk alacak –insanların kendilerine benzeterek tasavvur ettikleri- bir Tanrı tahayyül edemiyorum. Dini egoizmin öne sürdüğü, ölümden sonra ferdi bakayı da düşünmem. Bana, kainatın bünyesindeki mucizeleri ve hayattaki giz doluluğu temaşa yeter. Tabiatta tecelli etmekte olan sonsuz zekanın milyonda birini mütevaziane anlamağa uğraşmak: işte benim işim.

    İnsanların düşünce ve hareketlerinin amacı, ya özlediklerini elde etmek, ya elem ve ızdırap verecek şeylerden kaçmadır. Ruhi ve zihni hareketleri ve bunların gelişmesinin ararken de bu esası göz önünde tutmak geretir. İlk insanı dini düşünceye ve gemiş manada imana sevk eden ne olmuştur?

    -Korku olmuştur: Açlık, vahşi hayvanlar, hastalık ve ölüm korkuları. O devrede henüz insanlar, hadiselerin sebeplerini izah edemediklerinden, ruhu beşer, az çok kendisine benziyen bir varlık tasavvur ederek hepsini O’na izafe etti. O’nun lutfuna nail olabilmek için, O’nun hoşuna gideceğini tasavvur ettiği hareketlerden bulundu. O’na kurbanlar kesti. Ben buna (korku dini) diyorum.

    Bu dinde, insanlar ile insanların korktuğu varlık arasında vasıtalık yapacak kahinler sınıfı türemiştir ki, iktidar ve idare bunların elinde kalmıştır. Ve ekseriya bunlardan bir lider veya despot imtiyazlı sınıf, ruhani iktidar ve idare ile beraber emniyet ve asayişi temin edecek cismani idareyi birleştirmiştir, yahut kahin sınıfı ile siyasi kuvvet arasında bir birlik yapılmıştır.

    Dinin ikinci devre gelişmesi, içtimai duygular devresidir. Analar,, babalar, milletlerin büyük liderleri, hepsi fanidirler. Büyük işlerde önder olma, sevilme arzusu, Tanrıyı içtimai veya ahlaki bakımdan anlamanın bir tenbih ve tahrikidir. Bu maşeri vicdan öyle bir tanrıdır ki, insanı cezalandırır, ırkın , nevi beşerin ve bizzat hayatın koruyucusudur. bu Tanrıyı içtimai veya ahlaki manada anlamadır.

    Tarih boyunca korku dininden ahlak dinine girme, Tevrat’tan İncil’e girme iledir. Bütün medeni milletlerin dini, ahlak dinidir. Bir milletin tekamülünde, korku dini devresinden geçip ahlaki din safhasına girme önemli bir devre başıdır. Fakat şunu sanmamalıdır ki, bugün medeniyette henüz ilerlememiş milletlerin hepsinin dini, korku dinidir. Medeni denilen milletlerin hepsinin dini, korku dinidir. İçtimai hayatın yüksek seviyesinde,ahlaki unsur kuvvetli olmamakla beraber her yerde ikisi de karışıktır. Bu tiplerin müşterek noktası, Tanrı’yı (antropomorfik) telakkidir. Fakat bazı müstesna insanlar da vardır ki, dini yukarı ki iki telakkiden daha üst anlamaktadırlar. Bu telakkiye ben (kozmik din) adını veriyorum. Bu telakkiyi, bu yolda dini tecrübesi olmayanlara izah ve ifade etmek güçtür. Çünkü burada Tanrı, antropomorfik manada değildir. (Ferdi duyguların ve beşeri maksat ve arzuların gurur ve boşluğu Tabiat ve fikir aleminin derinliklerinde gizli asil ve mucizeli nizam) işte, (kozmik din) budur. Bu telakki, dini duyguyu, ferdi mukadderatın üstüne aşarak canlı, cansız varlıkların hepsini –mana dolu- bir birlik bir kül tecrübelerinde sezer . Bu türlü din duygusunun ilk belirtilerine medeniyetin başlangıç safhalarında da mesela Tevrat’taki peygamberlerin sözlerinde rastlarız. (Budizm)’de ise bu üst telakki çok kuvvetlidir.

    Tarih boyunca her devirde dini dehalar, bu anlayış ile temayüz etmiş olup bunlar ne bir (nass) kabul ederler, ne de insan huylarıyla huylu bir Tanrı…

    Bu telakkinin hiçbir zaman mabedi kurulmuş değildir. Bu yüksek dini tecrübeye sahip insanlara her devirde heretique nazarıyla bakılmıştır. Ekseriya çağdaşları nazarında bunlar dinsiz, bazen de aziz ve veli sayılmışlardır. Bu zaviyeden bakılınca (Demokrik) ve (Spinoza) birbirlerine pek yakınlardır. (François d’Assise).

    Tanrı’yı belli bir mefhum ile anlatamayınca bu (kozmik) sezişin ne olduğunu bir insan diğer insana nasıl anlatabilir?...

    -Ben şuna kaniim ki, ilim ve sanatın en önemli vazifesi, bu duyguyu, bu sezişi yapmağa çalışmaktadır.

    İlimle din arasındaki münasebeti, biz, şimdiye kadarkinden bambaşka manada görmekteyiz.

    Tarih tetkiki bakımından bakanlara din ve ilim, birbiriyle barışamaz, zıt tezler gibi görünür.

    Bütün hadiselerin illiyet kanununa dayandığını kabul edince bir (ilk illet) gerektiği zaruridir.

    Ne (korku dini), ne (içtimai devre dini) bunu aramaz. İnsanları mükafatlandıran, cezalandıran bir mabutta tasavvur etmez. Çünkü insanların bir işi, deruni ve harici zaruretler altında yaptığını kabul ederek hareketinden dolayı kişiyi Tanrı nazarında mesul görmez. İnsan hareketini cansızların, mesela rüzgarların hareketi gibi görür.

    Böylece ilim, kişinin hareketlerinden mütevellit mesuliyeti kabul etmemiş görünmekle suçlu sayılıyor. Fakat bu haksızlıktır. Zira insanın ahlaki hareket ve davranışı, sempati, terbiye ve içtimai münasebetler üzerine daha sağlam dayanmıştır. Bir de ayrıca dini desteğe muhtaç sayılmamalıdır. Eğer insanın hareketlerinin saiki, öldükten sonra göreceği ceza ve mükafat ne hazin şeydir o… Bu sebeple kilisenin her zaman ilim ile kavga halinde olması ve alimlere işkence etmesi tabii görülmelidir. Ben şunu iddia edebilirim ki, dini, (kozmik) yönden sezişler, ilmi aramalar ve çalışmalarda çok daha kuvvetli hissedilmektedir. Şüphesiz ki bu duyguyu, ilmi zihniyeti ile ilk kuranlar en kuvvetli sezmişlerdir. Kainatın bünyesini , ilmi ve akli bir şekilde anlamak insana en derin bir iman duygusu verir. Yıllarca mesai sonrası kavradıkları kainat telakkisi, (Kepler) ve (Newton)’lara böyle ne derin duygu vermişitr.

    İlmi aramaların yalnız ameli tatbikat sahasında kalanlar, bu bapta her zaman, her yerde yanlış izah ve tefsire düşegelmişlerdir. Ancak hayatlarını tamamen ilmi aramalara vermiş olanlarındır ki bu seziş ve ilham kalplerine doğar ve ancak bu çapta adamladır ki binbir güçlüklere rağmen bu aramalarına devam ederler. Onlar, bu kuvvet ve kudereti kozmik din duygusundan alırlar. Bir muhasırımız pek doğru olarak şöyle demektedir:

    Bizim materyalist asrımızda en derin din duygusunu müsbet ilim yolunun ilk arayıcıları sezmişlerdir.

    cok eski bi kitaptan bu, kaynak sayfası yırtılmıs, yarın yayınevini arayıp kaynagını ogrenecem, bugun arayamadım.

     

     

Toplam Hit: 26236 Toplam Mesaj: 170